Ana içeriğe atla

Katar krizinin sıradaki kurbanı Hamas mı olacak?

Suudi Arabistan ve diğer bazı Arap ülkeleri Katar’la diplomatik ilişkilerini keserken Katar’da yaşayan bazı Hamas yöneticileri ülkeden nazikçe gönderildi. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Hamas leader Khaled Meshaal gestures as he announces a new policy document in Doha, Qatar, May 1, 2017. REUTERS/Naseem Zeitoon - RTS14OSP

3 Haziran’da medyaya yansıyan haberlerde Katar’ın Hamaslı bazı isimlerin ülkeyi terk etmesini istediği bildiriliyordu. Haberlere göre bu isimler, İsrail’in istihbarat çalışmalarında tutuklu bazı Filistinlilerle birlikte İsrail’e yönelik silahlı saldırılara karışmış kişiler olarak listelenmişti. Katarlı yetkililerden haberi teyit eden herhangi bir açıklama gelmezken Katar’ın dış baskılar sonucunda böyle bir karar almak zorunda kaldığı için üzüntülerini bildirdiği iddia edildi.

Hamas bir gün boyunca sessiz kaldı. Daha sonra Hamas Sözcüsü Hüsam Bedran, bu tür haberlerin Hamas’ın imajını lekeleme ve dış ilişkilerini etkileme amacı taşıdığını söyledi. Ancak görünen o ki sözcü kimseyi rencide etmek istemiyordu ve haberleri ne teyit etti ne de yalanladı.

Al-Monitor, konuyu açıklığa kavuşturmak için hem Filistin’de hem Filistin dışında yaşayan Hamas yetkililerine ulaştı fakat hiçbiri haberleri yalanlamak veya teyit etmek istemedi.

Katar’da yaşayan ve daha önce Hamas’ın silahlı kanadında yer almış olan Bedran Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Mayıs başında seçilen yeni Hamas yönetimi, Filistin’de ve Filistin dışında farklı bölgelerde bulunan yöneticilerin örgütsel görev ve faaliyetlerini harekete en iyi hizmet edecek şekilde düzenlemeye başladı. (…) Katar’ın Filistin halkına, bilhassa da Gazze’nin yeniden inşasına ve Gazze halkının azmine verdiği desteği Hamas çok değerli buluyor.”

Bir diğer Hamas sözcüsü Sami Ebu Zühri de 4 Haziran’da Twitter’dan paylaştığı mesajda Hamas'ın Katar ve diğer dost ülkelerle ilişkilerinin sağlam olduğunu, başka ülkelerle de iyi ilişkiler geliştireceklerini belirtti. Ayrıca Hamas’ı sıkıştırma ve zayıflatma çabalarının başarısızlığa mahkûm olduğunu söyledi.

Times of Israel haber sitesi ise ertesi gün Katar’ı terk etmesi istenen isimlerin Salih El Aruri ve Musa Dudin olduğunu bildirdi. Hamas Siyasi Büro üyesi ve silahlı kanat yöneticisi olan Aruri, İsrail’in baskısı sonucu ağustos 2015’te de Türkiye’den ayrılmak zorunda kalmıştı. Silahlı kanatta üst düzey yönetici olan ve tutuklular konusuna bakan Dudin ise 2011’de İsrail’le yapılan tutuklu takası anlaşmasıyla serbest kalmış ve ağustos 2015’te Al-Monitor’a mülakat vermişti.

Batı Şeria merkezli El Hadis gazetesi ise 5 Haziran’da adı belirtilmeyen altı Hamas yöneticisinin Katar’ın talebi üzerine birkaç gün önce Katar’dan ayrıldığını ve Lübnan, Malezya ve Türkiye’ye geçtiğini öne sürdü. Türkiye son krizde Katar’a güçlü destek beyan etmişti.

Hamas bağlantılı Filistin Gazetesi’nin eski genel yayın yönetmeni Mustafa Savaf gelişmeleri Al-Monitor’a şöyle değerlendirdi: “Doğru olduğunu varsayarsak Katar’ın bu kararı Hamas’ın sonu gibi algılanmamalı. Hamas böyle bir uygulamayla ilk kez karşılaşmıyor. 1999’da Ürdün’den, daha sonra Suriye’den ayrılmak zorunda kalmıştı. Şimdi de Katar Körfez ülkeleriyle ABD’nin baskısı altında. Katar hâlâ Hamas’ı terörist örgüt olarak sınıflandırmayı reddediyor. Hamas’a Katar’da kalma seçeneği tanınsa bile Katar bundan dolayı sıkıntı çekecekse Hamas ülkeye saygısından dolayı gönüllü olarak ayrılmayı seçer. Hamas kendisine bir alternatif bulabilir. Çünkü ona sıcak bakan çok ülke var. Şu an bir kriz yaşıyor olsa da Hamas yalnız değildir.”

Katar’ın talebi zamanlama bakımından sürpriz olmadı. 20-21 Mayıs’ta bölgeyi ziyaret eden ve Suudi Arabistan’da Arap liderlerle görüşen ABD Başkanı Donald Trump Hamas’ı terör örgütü olarak nitelemişti. Bu arada Suudi Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn 5 Haziran’da beklenmedik bir kararla terörist grupları desteklediği gerekçesiyle Katar’la diplomatik ilişkilerini kestiler. Hamas bu kararda ismen zikredilmedi.

Filistin Yönetimi konuya ilişkin resmi bir açıklama yapmazken Hamas’ın rakibi konumundaki El Fetih’te Merkez Komite üyesi olan bir yetkili, kimliğinin gizli kalması kaydıyla Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Katar, Filistin ulusal projesi pahasına Hamas’a her zaman destek verdi. Hamas’la ne zaman uzlaşma noktasına yaklaşsak araya Katar giriyor, Hamas’ı aksi yönde ikna edip Gazze’de kontrolü bırakmamaya teşvik ediyor, Gazze’de Hamas yönetimine mali destek sağlayarak bölünmüşlüğü sürdürüyor. Katar’ın bu son kararı Hamas’a zarar verebilir ama neticede Hamas son müttefiki tarafından da terk edilince El Fetih’le uzlaşmaya yanaşabilir.”

Bu arada Katar’da Hamas’a övgüler devam etti. Saray’a yakın tanınmış bir Katarlı gazeteci olan Cabbar El Harami 5 Haziran’da El Cezire’de yaptığı yorumda “Hamas’ı desteklemek Katar için bir onurdu çünkü Hamas, İsrail işgaline direnen bir Filistin ulusal kurtuluş hareketidir.” dedi.

İsrail’de ise Katar’ın kararı doğal olarak olumlu karşılandı. Eski Dışişleri Bakanı Tzipi Livni, Hamas’a meşruiyet kazandırmamak gerektiğini ve bu nedenle bunun olumlu bir adım olduğunu söyledi. Muhalefet lideri Isaac Herzog ise kararı bölge için olağanüstü bir fırsat olarak değerlendirdi.

Ümmet Üniversitesi’nde siyaset bilimci olan Hüsam El Decani ise Al-Monitor’a şu değerlendirmeyi yaptı: “Katar Hamas’tan asla vazgeçmez. O, dış politikada vizyon sahibi bir ülkedir, Hamas’ı asla terk etmez. Hamas’ın herhangi bir Arap ülkesindeki varlığı o ülkenin konum ve etkinliğini artırır. Ancak Katar dış baskıya maruz kalıyorsa Hamas’a kucak açacak ilk ülke İran olur, onun peşinden de Malezya gelir.”

Katar’ın kararı hangi Hamas mensuplarını etkiliyor olursa olsun Katar’a karşı bölgesel taarruz bu defa oldukça sert görünüyor. Katar boyun eğmek zorunda kalabilir ve elini rahatlatmak için Hamas’tan Katar’daki varlığını tümden sonlandırmasını değil ama azaltmasını isteyebilir. Yine de böyle bir durum Hamas yetkililerinin uluslararası seyahat imkânını kısıtlar. Öte yandan Hamas’ın içerideki ve yurt dışındaki yönetimini temsilen yeni seçilmiş liderler olan Yahya Senvar ve İsmail Haniye’nin Gazze’de ikamet etmesi Katar’dan gelebilecek talebin yansımalarını azaltabilir.