Ana içeriğe atla

Katar’ı tecrit etme hamlesinde Mısır’ın rolü

Üç Körfez ülkesinin Katar’ın bölgesel politikalarına isyan etmesi, son dört yıldır Katar’la kavga hâlinde olan Mısır için de ilişkileri kesmek için mükemmel bir fırsat oldu. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Saudi Arabia's King Salman bin Abdulaziz Al Saud (L) shakes hands with Egypt's President Abdel Fattah al-Sisi in Riyadh in Riyadh, Saudi Arabia April 23, 2017. Bandar Algaloud/Courtesy of Saudi Royal Court/Handout via REUTERS ATTENTION EDITORS - THIS PICTURE WAS PROVIDED BY A THIRD PARTY. FOR EDITORIAL USE ONLY. - RTS13JDG

KAHİRE — Müslüman Kardeşler mensubu Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin devrilmesinden bu yana dört yıldır Katar’la kavga hâlinde olan Mısır, Katar’ın tacizlerine yanıt olarak Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn’in izinden giderek bu ülkeyle diplomatik ilişkilerini kesti. Müslüman Kardeşler’i destekleyen Katar, medya kuruluşlarını Mısır rejimi aleyhine seferber etmiş ve Mısır’dan kaçan Müslüman Kardeşler liderlerine kucak açmıştı.

Mısır Dışişleri Bakanlığı ilişkileri kesme kararına ilişkin 5 Haziran’da yayımladığı açıklamada Katar rejiminin Mısır’a karşı ısrarla hasmane tavır sergilediğini, Müslüman Kardeşler yöneticilerine kucak açarak bu örgüt başta olmak üzere terörist örgütlere destek verdiğini, Sina Yarımadası’nda İslam Devleti (İD) ideolojisini teşvik ettiğini ve Mısır’ın iç işlerine karıştığını belirtti.

Katar’ı dışlama kararı Suudi Dışişleri Bakanı Adil El Cubeyr’in 4 Haziran’daki Kahire ziyaretinin ardından açıklandı. Ancak Mısır’ın tavrı Cumhurbaşkanı Abdül Fettah El Sisi’nin 21 Mayıs’ta Riyad’da düzenlenen ABD-Arap-İslam zirvesinde yaptığı konuşmadan belli olmuştu. Sisi, teröre verilen destek konusunda özellikle bazı Arap ülkelerini suçlamıştı. Mısır’ın uydu kanalları 4 Haziran’da Sisi’nin bu konuşmasını defalarca yayımladı, bölgedeki istikrarsızlıktan Katar politikalarını sorumlu tutan saldırgan ve eleştirel haberler verdi.

Körfez’deki gelişmelere vakıf Mısırlı bir diplomat, kimliğinin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Körfez’in Katar’a yönelik sert tavrını Mısır diplomasisi kendi lehine görüyor. Mısır Körfez’in Katar politikalarına karşı güçlü bir tavır alması için son dört yılda bir dizi siyasi ve diplomatik girişimde bulunmuştu. Ancak Katar’ın yatıştırma ve kontrol çabaları, Katar politikalarından kaynaklı ulusal güvenlik risklerini azaltmak için somut garantiler isteyen Mısır’ı engellemiş oldu. Katar, KİK’in (Körfez İşbirliği Konseyi) kararlarına uyma sözü vererek Körfez’deki tepkiyi yatıştırmayı başardı. Nitekim mart 2014’te büyükelçilerini geri çekme kararı alan üç Körfez ülkesi sadece dokuz ay sonra büyükelçilerini geri gönderdi.”

Yetkili gelinen noktayı şöyle değerlendirdi: “İlişkileri kesme kararı diplomatik anlamda Katar politikalarına karşı tepkinin en üst seviyeye çıkmasıdır. İlişkileri kesmek, iki ülke arasında hava ve deniz trafiğini durdurmak, her şeyden önce Katar’daki siyasi sistemi hedef alan siyasi bir hamledir ve Mısır’daki Katar vatandaşlarına ya da akıbeti hâlâ tartışma konusu olan Mısır’daki özel Katar yatırımlarına zarar verme amacı taşımamaktadır.”

Mısır’ın Suudi Arabistan ve BAE lehine tarafgir davrandığı eleştirileri sorulduğunda yetkili şu yanıtı verdi: “Körfez ülkelerinin müşterek bir tutum benimsemesi için Mısır çok çaba harcadı. Körfez ülkelerine, Katar’ın terörist eylemlerde parmağı olduğunu kanıtlayan, Katar politikalarının bilhassa Yemen, Suriye ve İran krizleri bağlamında Körfez’in menfaatlerine, Arap bölgesinin güvenliğine zarar verdiğini gösteren bilgiler aktarmıştık.”

Burada önemli bir noktayı hatırlamakta yarar var. Tahran’daki Suudi Büyükelçiliği’nin haziran 2016’da saldırıya uğraması üzerine Suudi Arabistan’la dayanışma gösteren birçok Arap ve Afrika ülkesi İran’la diplomatik ilişkilerini kesmiş veya temsil seviyesini düşürmüştü. Ancak Mısır İran’la ilişkilerini koparmamıştı. Bu durum Mısır’ın Katar-İran yakınlığını fazla önemsemediğini gösteriyor. Oysa Katar’ın İran’a yakınlığı, Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn’i Katar’la ilişkileri kesmeye sevk eden önemli bir etmendi. Nitekim Körfez’in İran’a karşı husumetini eleştiren ve Katar emirine atfedilen açıklamalar krizi tetikleyen unsur oldu. Katar’a göre devlet televizyonunda alt yazı olarak geçen bu sözler gerçek dışıydı ve bir siber saldırının sonucuydu.

Mısır’ın Körfez bölgesinden sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Ahmed El Kesni Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Katar’la ilişkileri kesme kararından Mısır’ın ne tür siyasi kazanımlar elde edeceği şu an tespit edilemez. Ancak üç önemli Körfez ülkesinin Mısır’la aynı çizgide olması Mısır lehine ideal bir durumdur. (…) Katar’dan gelen çoğu işaret durumu sakinleştirme çabaları olduğunu gösterse de Mısır, Katar yönetiminin hasmane faaliyetlerini durdurma konusunda geçici taahhütlerle yetinemez. Terörü destekleyen politikalarda Katar’ın dahlini kanıtlayan her konuda Mısır uluslararası platformlarda her türlü girişimi yapma hakkına sahiptir.”

Katar’la ilişkileri kesme kararına geniş destek veren Mısır medyası, Katar’ı ve Katar emirini hedef alan kapsamlı kampanyalar başlattı, Mısır’a yönelik terör tehditlerinin arkasında Katar rejiminin olduğunu savundu.

Karar Mısır parlamentosundan da destek gördü. Milli Savunma ve Güvenlik Komisyonu Başkanı Kemal Amir, 5 Haziran’daki basın açıklamasında Katar’ın hasmane tavırlarına uzun zamandır sabır gösteren Mısır’ın kararlı bir adım attığını belirtti. Meclis Dış İlişkiler Komisyonu üyesi Büyükelçi Muhammed El Arabi de aynı gün yaptığı açıklamada Katar’ın geri adım atmaması hâlinde yaptırımların sertleşmesini savundu; kara, hava ve deniz ambargosuyla yetinmeyen tedbirler istedi.

İslam İşbirliği Teşkilatı’nda Genel Sekreter danışmanı olan Büyükelçi Seyyid Kasım ise Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Körfez devletlerinin Katar’la ilişkilerini aniden kesmesi aşırı bir karardı. Diplomatik normlara göre yaptırımlar kademeli olarak uygulanır. Bu kararın amacı ise Katar yönetimini şoke etmekti.”

Siyasi çekişmelerin halkların menfaatini olumsuz etkilediğini belirten Kasım şöyle devam etti: “Araplar arası anlaşmazlıkların Arap halklarına zarar vermemesi gerektiğine dair diplomatik bir teamül vardır. Suudi Arabistan’ın ülkesindeki Katarlıları kovma kararı bu teamülle doğrudan çatışma hâlindedir.”

Sonuç olarak Mısır Körfez’in Katar karşıtı hamlesine katılarak kazanç-kayıp denkleminde büyük bir siyasi ve diplomatik kazanım elde etti, öteden beri milli güvenliğine doğrudan tehdit olarak gördüğü Katar politikalarına kararlı bir yanıt vermiş oldu.

More from Ayah Aman

Recommended Articles