Ana içeriğe atla

Genelkurmay gerçekten rahatsız mı?

Hürriyet gazetesinin orduya atfen attığı “Karargah Rahatsız” manşeti hem Türkiye siyasetini hem siyaset-basın ilişkilerini gerdi. Bu krizden bir süre önce TSK’da kadın subaylara başörtüsü yasağının kaldırıldığı dikkate alınırsa, son gelişmeler siyasi iktidarın attığı bu adımın yansımaları olarak değerlendirilebilir.

Turkey's President Tayyip Erdogan attends a Republic Day ceremony at Anitkabir, the mausoleum of modern Turkey's founder Ataturk, to mark the republic's anniversary in Ankara, Turkey, October 29, 2016. REUTERS/Umit Bektas     TPX IMAGES OF THE DAY      - RTX2QYCB

Türk siyasi hayatında sivil-asker ilişkilerinin kritik bir öneme sahip olduğu tartışılmaz. Askeri bir imparatorluğun mirasını askeri bir cumhuriyetin devraldığı ülke 93 yıl içinde dört askeri darbe, üç başarısız darbe girişimine sahne oldu. Bu sürenin üçte biri sıkıyönetimler altında geçti ve askeri vesayet rejimi koşulları 2000’li yıllara kadar devam etti.

15 Temmuz 2016 gecesi yaşanan, bir grup Gülenci askerin kalkıştığı, diğer bir grup askerin ise pasif şekilde izlediği darbe girişimi bu açıdan kendi başına pek çok anlam taşır. 15 Temmuz askeri kalkışması, Gülencilerden kaynaklanan özel durumuna rağmen müdahaleci askeri bir geleneğin geri dönüş arayışını da ifade etti.

Darbe girişimi sonrası asker-sivil ilişkileri meselesi iyiden iyiye hassas; tartışmaya, tespite, analize kapalı bir konu olmaya başladı. “Ordu içinde bölünme var mı?” ya da “Sivil-asker ilişkilerinde sular duruldu mu?” tarzı sorular bile bugün, bunları açıktan soranlara ciddi sorunlar yaratabilecek boyutta.

Ne var ki, bu sorular masada durmaya devam ediyor, en azından her zamanki önemini taşımayı sürdürüyor.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish