Ana içeriğe atla

Türkiye Gazze’de Abbas’ı baypas etmeye mi çalışıyor?

Hamas, İsrail’le masaya oturması yönünde Türkiye’den gelen baskılara boyun eğmediğini söylese de yapılan açıklamalar Türkiye’nin barış sürecinde nasıl bir rol oynayabileceği sorusunu gündeme getiriyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Palestinians hold a poster of Turkish President Tayyip Erdogan during a Hamas rally in support of Erdogan's government against a coup attempt, in Khan Younis in the southern Gaza Strip July 16, 2016. REUTERS/Ibraheem Abu Mustafa     TPX IMAGES OF THE DAY      - RTSI917

Mısır, Ürdün ve Suriye gibi Arap ülkeleriyle arası soğuk olan Hamas Türkiye ve Katar’la ilişkilerini iyi tutmaya çalışıyor. Ancak görünen o ki Hamas’la Türkiye’nin arasında da her şey pürüzsüz gitmiyor.

Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 21 Mart’ta Washington’daki Ulusal Basın Kulübü’nde beklenmedik bir açıklama yaptı ve Türkiye’nin Hamas’a silahları bırakması ve İsrail’le müzakereye oturması için baskı yaptığını, Hamas’ın İsrail’i tanıma konusunda istekli olduğunu söyledi. Çavuşoğlu bu baskının ne zaman uygulandığına dair ayrıntı vermedi.

İran’a yakınlığıyla bilinen El Mayadin sitesi ise 22 Mart’ta Çavuşoğlu’nun açıklamalarını değerlendiren isimsiz bir Hamas kaynağının sözlerine yer verdi. Kaynak, Türkiye’nin Hamas’a İsrail’i tanıması için baskı uyguladığını ama Hamas’ın bunu kabul etmediğini söylüyordu.

Hamas aynı gün yaptığı resmi açıklamada İsrail’i tanıma baskılarına boyun eğdiği haberlerini kınadı, bunların yalan ve asılsız iddialar olduğunu söyledi.

Al-Monitor’a konuşan Hamas Sözcüsü Fevzi Berhum şöyle dedi: “Medyadaki iddialar asılsız. Hamas’ın Siyonist yapıyı tanımama yönündeki tutumunda ne kadar katı olduğunu herkes bilir. Medyaya çağrım gerçekleri saptıran, Hamas’a zarar veren ve tutumlarını çarpıtan haberleri, uydurma iddiaları yaymadan önce dikkatli olsunlar, profesyonel davransınlar.”

Türk Dışişleri Bakanlığı konuya açıklık getiren herhangi bir açıklama yapmayarak yorumlara açık kapı bıraktı. Bu sessizlik Çavuşoğlu’nun sözlerini, Türkiye’nin Hamas’a baskı uyguladığını mı teyit ediyordu?

Öte yandan Hamas’ın açıklamasında Çavuşoğlu’nun sözleri değil, haberi veren medya kuruluşları kınanıyordu. Bu da muhtemelen Hamas’ın Türkiye’yle diplomatik bir çatışmaya girmek istemediğini gösteriyordu.

El Fetih Devrim Konseyi üyesi ve Filistin Yasama Meclisi Siyasi Komisyon Başkanı Abdullah Abdullah Al-Monitor’a şu değerlendirmede bulundu: “Hamas’la yakın ilişkileri olan Türkiye, Filistin kartını elinde tutabilmek için Hamas’ı barış sürecine, İsrail’le müzakerelere ikna etmeye çalışıyor. Hamas da Türkiye’yle olan iyi ilişkilerini korumak istiyor. Hamas’ın askeri yöneticileri İran’dan para ve silah almaya muhtaç çünkü Türkiye bunları vermiyor. Fakat genel anlamda Hamas Türkiye’ye daha yakın, dolayısıyla onu kızdırmamak için dikkatli olacaktır. Türkiye, Hamas’ın da bağlı olduğu Müslüman Kardeşler’i destekliyor, ayrıca kendisini bölgedeki Şii İran ekseniyle rekabet eden başlıca Sünni ülkeler arasında görüyor.”

Hamas’ın İsrail’i tanıması için Türkiye’nin çaba sarf ettiğinden Çavuşoğlu ilk kez söz etmiyor. Ocak 2015’te de Hamas’ın eski siyasi çizgisinden mevcut çizgisine gelmesinde en büyük katkılardan birini Türkiye’nin yaptığını söylemiş ve “Hamas’ı siyasi bir çözüm olması hâlinde İsrail’i tanıma konusunda ikna etmiştik.” ifadesini kullanmıştı. Hamas’ın o günlerde sessiz kalması oldukça şaşırtıcı bir tutumdu.

Hamas Siyasi Bürosu’nun iki numaralı ismi İsmail Haniye’nin eski siyasi danışmanı ve Türk yetkililerle yakın ilişkilere sahip bir isim olan Ahmed Yusuf konuya ilişkin Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Türkler (Filistin meselesine) çözüm arıyor. Hem Hamas hem İsrail’le ilişkileri olan Türkiye, Filistin devletinin 1967 sınırlarına göre kurulmasını sağlayacak bir çözüm için çabalıyor ve Hamas üzerindeki baskıyı azaltarak, Hamas’ın siyasi çözüm aradığı mesajını vererek Hamas’ın tutumlarını yumuşatmaya çalışıyor. Haziran 2016’daki Türkiye-İsrail uzlaşısı Türkiye’nin Hamas’la İsrail arasındaki aracılık konumunu İsrail’i siyasi çözümlere ikna ederek Filistin haklarına yönelik ilgisini ve ablukayı hafifletme çabalarını pekiştiriyor olabilir.”

Hamas’la Türkiye arasında geçtiğimiz aylarda bir tartışma yaşanmıştı. Başbakan Binali Yıldırım ve yardımcısı Mehmet Şimşek’in 9 Ocak’ta Kudüs’te dört İsrailli askerin ölümüyle sonuçlanan saldırıyı kınaması üzerine Hamas bu tavrı onaylamadığını, direnişin uluslararası hukukta meşru bir hak olduğunu ve asıl İsrail’in Filistin halkına yaptıklarının terör olduğunu söyledi.

Türkiye’nin İsrail Büyükelçisi Kemal Ökem ise 20 Mart’ta Tel Aviv Üniversitesi’nde yaptığı konuşmada Türkiye’nin Hamas’ı değil Gazze halkını desteklediğini, halkın mağduriyetlerini hafifletmek istediğini söyledi.

Siyasi çevrelere yakın olan Türkiyeli araştırmacı Ali Bakır Al-Monitor’a şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye adil bir barış sürecinden, 1967 sınırları temelinde bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasından yana ve tüm tarafları bu istikamette adım atmaya teşvik ediyor. İsrail vereceği taahhütlere uyacak ve Hamas da buna rıza gösterecek. Ancak Türkiye Hamas’a sadece tavsiyede bulunabilir. Hamas’ın Türkiye’nin baskısına boyun eğeceğini hatta Türkiye’nin baskı uyguladığını sanmıyorum. Çünkü İsrail herhangi bir taahhütte bulunmuş değil. Yine de Hamas siyasi bir belge hazırlıyor ve bu da Hamas’ın iç muhasebesinden ve Türkiye gibi bölgesel ülkelerle temaslarından kaynaklanan önemli bir adım.”

Ramallah’taki Filistin Dışişleri Bakanlığı’ndan bir yetkili ise kimliğinin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Hamas’la arası iyi olan Türkiye, Hamas’ı uysallaştırma ve uluslararası imajını parlatma gayretlerini gizlemiyor. Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas’ı baypas ederek ya da Hamas’ı onunla yan yana tutarak Hamas’ın Filistin liderliğine muktedir olduğunu göstermek istiyor. Türkiye, Gazze’de İsrail-Hamas barışını yıllarca geciktirerek Gazze’de kendisi için potansiyel bir rolün zeminini hazırlıyor. Hamas’ın siyasi belgesi yakında açıklanacak ve bu, Filistin devletinin 1967 sınırları temelinde kurulmasını onaylayan yeni bir söylem olacak.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’si, Siyasi Büro eski şefi Halid Meşal başta olmak üzere Hamas’la oldukça yakın, kişisel ilişkilere sahip. Sık sık Türkiye’ye giden Meşal son olarak aralık ayında Ankara’daydı. Hamas’la İsrail’in 2011’deki takas anlaşmasıyla serbest bırakılan bazı Hamaslı tutukluları Türkiye kabul etmişti. Hamas, Türkiye’nin yeni bir takas anlaşmasında rol oynamasına da sıcak bakıyor. Hamas ayrıca 15 Temmuz başarısız darbe girişiminin ardından Erdoğan’ı kutlamışı.

Türkiye, Hamas’la yakaladığı bu ahenk sayesinde Hamas’ı barış sürecine ikna etmeyi umuyor. Ancak Hamas’ın şubat sonunda Yahya Senvar gibi daha radikal, İran yanlısı bir lider seçmesi Türkiye’nin hesaplarını bozabilir.

Start your PRO membership today.

Join the Middle East's top business and policy professionals to access exclusive PRO insights today.

Join Al-Monitor PRO Start with 1-week free trial