Ana içeriğe atla

Suriye’de yeni bir aktör: Çeçenistan

Çeçenistan Cumhuriyeti’nin Suriye’deki etkisi Rusya için faydalı sonuçlar doğuruyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Russian President Vladimir Putin (L) meets with Chechnya's leader Ramzan Kadyrov at the Kremlin in Moscow, Russia, March 25, 2016. REUTERS/Mikhail Klimentyev/Sputnik/Kremlin ATTENTION EDITORS - THIS IMAGE HAS BEEN SUPPLIED BY A THIRD PARTY. IT IS DISTRIBUTED, EXACTLY AS RECEIVED BY REUTERS, AS A SERVICE TO CLIENTS. - RTSC7SC

Rusya Orta Doğu’daki etkinliğini artırırken Çeçenistan pek çok açıdan Moskova için önemli bir rol oynamaya başladı. Çeçen lider Ramazan Kadirov’un şahsi yetki ve bağlantılarını kullanarak kimi bölgesel hükümetlere Kremlin’in mesajlarını iletmesinin ötesinde Çeçenistan çeşitli durumlarda Rus nüfuzunun zemin kazanmasına yardımcı oluyor.

Suriye’deki Rus askerlerinin arasında Çeçen savaşçıların olduğu aralık ayında pek çok habere konu oldu. Kadirov ilk başta bu durumu yalanladı. Ama bu arada Kremlin’den emir gelirse Çeçenistan’daki birliklerin seve seve “Suriye’deki pislikler” ile savaşmaya gideceğini söyledi. Ocak ayına gelindiğinde Kadirov, Çeçen kökenlilerden oluşan bir askeri inzibat taburunun Suriye’de Rus Savunma Bakanlığı’na bağlı birlikler bünyesinde görev yaptığını kabul etti. Bu açıklamadan önce yaklaşık 500 kişiden oluştuğu söylenen bu birliğin Suriye’ye yola çıkmak için beklerken çekilen görüntüleri medyaya sızmıştı. Daha da önemlisi Kadirov’un iki adamı Suriye’ye gitmiş ve askerlerle bir araya gelmişti.

Kadirov’un en yakın danışmanı Adem Delimhanov ve Çeçenistan Müftüsü Salih Hacı Meciev, bu yılın başlarında gittikleri Suriye’de bazı din önderleri ve Rus komutanların yanı sıra Devlet Başkanı Beşar Esad’ın kardeşi Mahir Esad ve Halep Valisi Hüseyin Diab’la görüşmüştü.

Bu görüşmeler ve akabinde Kadirov’a sunulan Suriye raporu ilginç bazı sonuçlar doğurdu.

Kadirov’un babası Ahmet Hacı Kadirov’un adını taşıyan Bölgesel Kamu Fonu, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan ve İslam Devleti (İD) tarafından tahrip edilen Halep’teki Emevi Cami’ni restore etme kararı aldı. 2004’te Çeçenlere yönelik bir yardım kurumu olarak kurulan fon zamanla çalışma alanını genişletti ve hem Rusya’nın çeşitli bölgelerinde hem de Somali ve Suriye başta olmak üzere yurt dışında yardım faaliyetlerine başladı.

Şubatta Suriye’ye 10 tondan fazla gıda yardımı gönderen kurum, geçtiğimiz eylül ayında da Kurban Bayramı için Şam, Lazkiye ve Tartus’a 2 bin 500 koyun, 100 boğa, 10 deve, ayrıca çocuklar için 7 bin kırtasiye paketi göndermişti. Kuruluşun şimdiki projesi Halep’teki savaşta öksüz kalan çocuklar için yetimhaneler kurmak.

Bu girişimler, Kadirov’u Orta Doğu’daki acılara çare bulmaya çalışan, İslam’a sahip çıkan önemli bir lider olarak yansıtacak ve imajını güçlendirecektir.

İD’in “Batılı istihbarat güçleri tarafından üretildiğini” ve “İslam’la alakası olmadığını” öne süren Çeçen lider Instagram sayfasında şöyle diyor: “Tam tersine (örgüt) Müslüman ülkeleri çökertmeye, İslam dinini dünyaya başlıca şer olarak göstermeye çalışıyor.”

Çeçenistan’ın Suriye açılımında din bağı özellikle dikkat çekiyor. Çeçenistan müftüsünün Suriye ziyaretinin ardından Suriye’de diyanet işlerinden sorumlu olan Evkaf Bakanı Muhammed Abdül Settar ve Esad’a sadık kalan Sünni bir lider mart başında Çeçenistan’ın başkenti Grozni’ye iki günlük bir ziyaret gerçekleştirdiler. Heyette ayrıca Suriye’deki bir gençlik hareketinin yöneticisi ve bazı vakıf temsilcileri yer aldı. Settar, Çeçen din adamlarının yanı sıra bizzat Kadirov’la da görüştü.

Görüşmelerde dini alanda yeni iş birliği imkânları, Çeçen öğrencilerle Şam Üniversitesi öğrencileri arasında akademik ilişkiler kurulması ele alındı. Bir başka gündem maddesi, terörü besleyen ideolojiyle mücadele ve Çeçenistan’ın savaş travması yaşayan gençlere yönelik yapabileceği çalışmalardı.

Özetle Çeçenistan Suriye’de Rusya için önemli olabilecek bir dizi etki kanalına sahip.

Suriye’ye gönderilen Çeçen taburuna gelince Orta Doğu uzmanı emekli Rus diplomat Alexander Sotniçenko’ya göre bu adımın en az üç sebebi var.

Al-Monitor’a konuşan Sotniçenko’nun yorumu şöyle: “İlk olarak Sünni nüfusun güvenliğini sağlamak gerekiyordu. Zira Sünniler zaman zaman Halep’in alınmasında kritik rol oynayan Şii milislerin saldırılarına maruz kalıyordu. Dolayısıyla Çeçen birliklerin gelişi Rusya’nın Sünnileri kaderine terk etmediğini gösteriyordu. İkincisi Rusya Halep taarruzuna İran yanlısı güçler kadar yoğun katılmamıştı ve dolayısıyla kente özel kuvvetlerden oluşan bir grubu konuşlandırarak kendi bölgesini emniyete almak ve sahada etkinliğini korumak istedi.”

Kadirov’un güvenlik konularındaki danışmanı Daniel Martinov, geçen hafta yaptığı açıklamada Çeçen birliklerin Suriye’ye gönderilmeden önce Rus askeri istihbaratına bağlı terörle mücadele timlerinden en üst düzeyde eğitim aldığını kaydetti. Ayrıca askerlerin tümünün Arapça bildiğini, hatta bazılarının Suriye şivesini konuştuğunu söyledi. Martinov’a göre birlikler “birkaç kez” saldırıya uğradı ancak “hiçbir zayiat” vermedi.

Sotniçenko’ya göre Çeçen birlik gönderilmesinin üçüncü nedeni Kadirov’un Suriye’deki olumsuz Çeçen imajını düzeltmek istemesi. İD de dâhil radikal grupların saflarında çok sayıda Çeçenin savaştığını hatırlatan Sotniçenko Çeçenlerin Suriye’de “yaygın şekilde ‘terörist’ olarak görüldüğünü” söyledi. Gerçekten de Çeçenler son derece sert, yetenekli ve dolayısıyla kıymetli savaşçılar olarak nam saldılar ve örgütlerin tepe kademelerine yükseldiler.

Kafkasya ve İslam konularında Rusya’nın önde gelen uzmanı olan Ahmet Yarlıkapov, İD ve diğer radikal gruplara 3 bin civarında Çeçen kökenlinin katıldığını ancak bunların çoğunun Avrupa’dan gittiğini, Çeçenistanlı olanların 500-600 civarında olduğunu söylüyor. Yarlıkapov’a göre bu 500-600 kişiden 200’ü Suriye ve Irak’ta öldürüldü, 50 kadarı da Rusya’ya sağ dönmeyi başardı.

Moskova’nın Suriye’ye Çeçen birlikler gönderdiği haberi Batı’da hayli olumsuz karşılandı. Haberi aktaran gazeteciler, birliklerin yargısız infazlar, başka hukuksuz eylemler yapmasından kaygı duyan uluslararası örgütlere yer verdiler. Rusya şimdi bu algıyı değiştirmeye çalışıyor ve Halep başta olmak üzere savaşın harap ettiği kentlerden yansıyan görüntülerde Çeçen askerler sıklıkla insani yardım dağıtırken görünüyor.

Rusya’da ise haber olumlu karşılandı. Duma’da Bağımsız Devletler Topluluğu ile İlişkiler Komisyonu’nun başkanlığını yürüten Leonid Kalaşnikov, karardan övgüyle söz ederken haklı gerekçeler arasında “Çeçenlerin iyi savaşçı olması ve Suriyelilerle benzer düşünce yapısına sahip olmasını” saydı.

Çeçenistan’a gelince tepkiler oldukça karışıktı. Asker aileleri, oğullarının Suriye’deki kalış süresinin uzadığını, Hmeymim’deki Rus askeri üssünü korumaya gittikleri hâlde görev yerlerinin Halep’e kaydırıldığını şaşkınlıkla öğrendiler.

Halep’te görevli Çeçen bir askerin babası, Rus medyasına yaptığı açıklamada oğlunun aslında şubat sonunda dönmesini beklediğini, “ilk başta verilen sözlerin bu yönde olduğunu” söylüyordu. Baba şöyle diyordu: “Yine de oğlum şu ana kadar her şeyden memnun. Başlıca görevlerinin sokaklarda devriye gezmek, çeşitli şeyleri korumak ve kargo göndermek olduğunu söylüyor. Ayrıca Halep’in Grozni’nin 2000 yılı başındaki hâline çok benzediğini söylüyor. Her şey yıkılmış, halk insani yardımlarla hayatta kalıyormuş.”

Çeçen taburunun şimdilik ağustosa kadar Suriye’de kalması planlanıyor. Bu süre ve taburun icra ettiği görevler sahadaki duruma ve Rus dış politikasının bölgede izleyeceği seyre göre değişebilir. Ancak şimdiden de görüldüğü gibi Kadirov’un Suriye’de Moskova’ya sağladığı “Çeçen etkisi” sadece askeri güçten ibaret değil.

More from Maxim A. Suchkov

Recommended Articles