Ana içeriğe atla

Filistin, Katar’ın Gazze’de ofis açma haberiyle çalkalanıyor

Katar’ın Gazze’de büyükelçilik açacağına dair açıklama Filistin’de büyük yankı uyandırırken, kısa süre içinde geri çekildi. Böylesi girişim, Hamas ile El Fetih arasındaki siyasi bölünmeyi daha da çetrefilli hale getirebilir. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
GettyImages-1.jpg

Katar’a bağlı Gazze’yi Yeniden İmar Komitesi’nin Katar’ın Gazze’de bir büyükelçilik açacağına dair açıklamasının ömrü kısa oldu. Komite’nin 9 Ocak’ta Facebook’ta yaptığı açıklamaya göre elçilik Gazze limanının güneyinde yaklaşık bir kilometrelik bir araziye inşa edilecek ve kançılaryada büyükelçinin rezidansı da yer alacaktı. Ancak açıklama yayımlandıktan sadece birkaç sonra kaldırıldı ve yerine Katar’ın aynı arazide komite için yeni bir bina inşa etmeyi planladığına ilişkin yeni bir bildiri kondu. Değişikliğin sebebine ilişkin bir açıklama yapılmazken ilk bilgi hesaptan tamamen kaldırıldı.

Ancak 9 Ocak’ta yapılan açıklamanın haberi Filistinliler arasındaki o kadar hızlı yayıldı ki aynı zamanda Yeniden İmar Komitesi’nin de Başkanı olan Katar’ın Filistin Büyükelçisi Muhammed El İmadi sözlerine açıklık getirmek durumunda kaldı. İmadi 10 Ocak’ta şöyle dedi: “Gazze’de Katar Büyükelçiliği inşa edileceğine ilişkin haberler gerçeği yansıtmamaktadır. İnşa edilecek yeni bina, Komite’nin Katar’ın Gazze’deki projelerini denetlemek amacıyla kurulacak bir merkez hizmeti verecektir. Gerek Gazze Şeridi gerekse Batı Şeria’da süren tüm Katar projeleri ulusal uzlaşı hükümetinin eş güdümüyle yürütülmektedir.”

Katar Gazze’ye en çok yatırım yapan ülkeler arasında geliyor. Gazze’yi Yeniden İmar Komitesi Filistin ekonomisinin canlandırılmasında ve Gazze’deki imar faaliyetlerinde öncü bir rol üstleniyor. El Fetih-Hamas uzlaşısında da önemli bir rol oynayan Katar 11 Ocak’ta Hamas ile İsrail arasında olası bir rehine takası anlaşması için arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu açıkladı.

Son olarak Gazze’de ocak ayının ilk haftası başlayan elektrik krizinin çözümü için devreye giren Katar bölgenin tek elektrik santrali için gereken yakıtın alınabilmesi için Gazze’ye 12 milyon dolar bağış yapıldığını açıkladı.

Katar’la yakın bağları olan ve Gazze’de yaşayan Filistinli bir hükümet yetkilisi isminin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a şu bilgileri verdi: “Hamas Katar’ın Gazze’de büyükelçilik açmasını istiyor çünkü Katar Gazze Şeridi’ndeki hareketi tanıyor. Ancak Katar Filistin Yönetimi’yle Hamas arasındaki dengeyi korumak istediği için henüz bu konuda bir karar vermiş değil. İmadi ve çalışanları şu an Gazze’de bulunan Movenpick Hotel’de kalıyor. Katar proje yöneticilerini otelden sabit bir merkeze taşımak istiyor olabilir. Dolayısıyla bu, diplomatik bir büyükelçilikten ziyade proje ofisi gibi bir merkez olacaktır.”

Hamas’ın 2007’de Gazze’nin kontrolünü ele geçirmesinin ardından Arap ülkeleri de dâhil 10 ülke büyükelçiliklerini Ramallah’a taşımıştı. Sadece Rusya, Fransa ve Almanya kendi ülkelerinin menfaatlerini korumak ve Gazzelilerin vize işlemleri için Gazze’deki temsilcilik bürolarını açık tuttular. Diğer Avrupa ülkeleri ise bu işleri Gazze’deki AB ofisine bıraktılar.

El Fetih Devrim Konseyi üyesi Emin Makbul Al-Monitor’a şu bilgileri verdi: “Filistin nezdinde açılacak tüm temsilcilik ve büyükelçilikler, Filistin yönetimi ve ulusal uzlaşı hükümetinin eş güdümüyle yakında başkent olacak Kudüs’te açılmalı. Aksi, diplomatik ilkelerin ihlali olur.”

Batı Şeria’daki Ramallah şu an Filistin Yönetimi’nin fiili başkenti konumunda. Tüm Arap ülkelerinin ve diğer yabancı ülkelerin büyükelçilikleri ve konsoloslukları Ramallah’ta bulunuyor.

Katar’ın Gazze’de bir büyükelçilik açacağına ilişkin açıklama sosyal medyada da yankı uyandırdı. Kimileri, bunu Gazze’deki devletin bağımsızlığının tanınmasına yönelik bir ilk adım olarak görürken kimileri girişimin ihtiyaçtan kaynaklandığını savundu.

Nablus’ta bulunan El Neceh Üniversitesi’nde siyaset bilimi profesörü olan Abdül Settar Kasım Al-Monitor’a şu değerlendirmeyi yaptı: “Katar’ın Gazze’de büyükelçilik açması için önce İsrail’in onayı gerekiyor. Zira İsrail 2005’te çekilmiş olmasına karşın Gazze Şeridi’ni siyasi ve güvenlik konuları açısından hâlen kendi kontrolünde görüyor. Ayrıca ben İsrail’in itiraz edeceğini sanmıyorum. Katar Hamas’ın dizginlenmesinde ve direniş faaliyetlerinin asgari düzeye düşürülmesinde öncü bir rol üstlenebilir. Gazze için harcadığı büyük meblağlar düşünüldüğünde Katar’ın Hamas üzerinde büyük bir etkinliği var. (...) Bence Filistin Yönetimi de Katar’ın Gazze’de büyükelçilik açmasına karşı çıkmaz. Zira Katar’ın yardımlarından FY de yararlanıyor ve Katar’ı öfkelendirmek onların da işine gelmez. Ancak Katar’ın böyle bir adım atması Türkiye gibi başka ülkeleri de cesaretlendirebilir. Bu da neticede Hamas’ın Gazze’deki iktidarının diplomatik tanınırlık kazanması anlamına gelir.”

Katar’ın Ramallah’ta büyükelçiliği ve büyükelçilik rezidansı bulunmuyor ve İmadi yalnızca Filistinli bakanlıklıklarla ilgili işlemler ve görüşmeler için Ramallah’a gidiyor.

Hamas’ın Siyasi Büro Şefi Musa Ebu Marzuk, Katar’ın Gazze’de büyükelçilik açma ihtimaline ilişkin tartışmalar başlamadan önce, 30 Aralık’ta yaptığı bir açıklamada El Fetih ile Hamas arasındaki anlaşmazlığı gerekçe göstererek Gazze ve Batı Şeria’yı içine alacak bir konfederasyon fikrini gündeme getirmişti. Marzuk Filistinlilerin bu açıklamaya tepkisi üzerine, 2 Ocak’ta konfederasyon fikrinin Hamas içinde resmi olarak tartışılan bir mesele olmadığını söylemişti.

Hamas’ın Siyasi Büro Şefi Yardımcısı İsmail Haniye’nin eski siyasi danışmanı Ahmet Yusuf ise Al-Monitor’a şu değerlendirmeyi yaptı: “Katar’ın Gazze’deki işlerini yürütecek bir merkez kurması son derece doğaldır, adı ister büyükelçilik olsun ister bir proje ofisi olsun. Katar Filistin’e ilişkin pek çok konuda faal rol oynuyor ve Mısır’ın Filistin arenasından çekildiği bir ortamda Gazze’nin İsrail’le ilişkilerinin düzenlenmesine yardımcı oluyor. Katar, bunun Gazze’deki bağımsız devletin tanınması anlamına gelmediğini ve sadece bölgedeki işlerin ve projelerin yürütülmesi amacıyla yapıldığını söyleyerek FY’nin büyükelçiliğe ilişkin kaygılarını yatıştıracaktır. Ramallah’tan Katar’ın hamlesine ilişkin olumsuz bir tepki gelmemesi bunu yansıtıyor.”

Katar Gazze içinde bir büyükelçilik açarsa diplomatik kuralları ihlal etmiş olacak. Kamu Hizmetleri Bakanı Müfit El Hasani 10 Ocak’ta kendisiyle Gazze’de bir elçilik açılması konusunda kimsenin irtibata geçmediğini ve böyle bir hamlenin Filsitinliler arasındaki bölünmeyi derinleştirerek Gazze’de bağımsız devlet fikrini güçlendireceğini söyledi.

Filistin Yönetimi Dışişleri Bakanlığı’ndan emekli diplomat Ala Ebu Emir Al-Monitor’a şu değerlendirmeyi yaptı: “Katar’ın Gazze’de bir konsolosluk açması anlaşılabilir. Ancak büyük bir büyükelçilik inşa etmesi soru işaretlerine yol açar. Zira büyükelçi, ülkesinin devlet başkanının yabancı ülke devlet başkanı nezdindeki temsilcisidir. Mahmud Abbas’ın yönetimi Filistin’in geçici başkenti Ramallah’tadır. Dolayısıyla bu Katar’ın farklı Filistinli gruplara verdiği destek konusunda soru işaretlerine yol açar.”

İsrail ise konuya ilişkin sessizliğini henüz koruyor. Ancak İsrailli eski istihbaratçı Yoni Ben-Menachem’in 10 Ocak’ta Kudüs Siyasi İlişkiler Enstitüsü tarafından yayımlanan makalesine göre, Katar’ın Gazze’de elçilik açması müstakbel Filistin devletinin Gazze’de kurulacağını nihayet kabul etmesi anlamına geliyor.

Al-Monitor’un ulaştığı El Fetih Merkez Komite üyeleri ve FY’ye bağlı bakanlar ise konuya ilişkin yorum yapmaktan kaçındı.

Ancak Filistin Yönetimi’nden bir bakan isminin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Ramallah ile Doha arasındaki iletişim kanalları açık ancak Filistin hükümeti Gazze’de inşa edileceği iddia edilen Katar Büyükelçiliği’nden haberdar değil. Ne olursa olsun, Katarlı kardeşlerimizin Gazze ile Batı Şeria arasındaki Filistin bölünmesini derinleştirecek bir şey yapmayacaklarına inanıyoruz.”

Resmi ismi ne olursa olsun, Katar’ın Gazze’de açacağı merkez Doha-Hamas ilişkilerini güçlendirecektir ve hareket zengin ve etkin bir bölge ülkesinin desteğini arkasında daha çok hissedecektir. Öte yandan, girişime dair muhtelif tepkilere rağmen Filistin Yönetimi’nin halen sessizliğini koruması en büyük destekçilerinden biri olan Doha’yı kızdırmaktan kaçındığını gösteriyor.

More from Adnan Abu Amer

Recommended Articles