Ana içeriğe atla

ABD’nin yeni başkanı İran anlaşmasını rafa kaldıracak mı?

ABD’li başkan adaylarının hepsi İran’a karşı şahince bir tutum içinde ama önde gelen Demokrat adaylar Ortak Kapsamlı Eylem Planı’nı destekliyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
U.S. Republican presidential candidate Donald Trump addresses the crowd during a campaign rally in Grand Rapids, Michigan, December 21, 2015. REUTERS/Rebecca Cook - RTX1ZT14

2017’de Başkan Barack Obama’nın koltuğunu kim devralırsa alsın İranlılar Obama dönemini muhtemelen hep özlemle anacak.

Demokrat adayların hepsi Obama yönetiminin İran’la yaptığı nükleer anlaşmayı desteklese de önde giden aday Dışişleri eski bakanı Hillary Clinton’a göre “İran’ın devam eden saldırganlığı” Orta Doğu’da görülen en kaygı verici ikinci eğilim. Cumhuriyetçilerin bakışı ise daha da olumsuz. Örneğin yaklaşan Iowa ön seçimlerinin gözde adayı Texas Senatörü Ted Cruz, başkan seçilirse İran’la imzalanan Ortak Kapsamlı Eylem Planı’nı (OKEP) göreve başladığı ilk gün iptal edeceğini söylüyor.

Önde gelen yedi başkan adayının konuya ilişkin pozisyonları şöyle:

Donald Trump

Ulusal kamuoyu yoklamalarında Cumhuriyetçilerin önde giden adayı olan Trump, 2015’in son Cumhuriyetçi açık oturumunda anlaşmaya ilişkin şöyle dedi: “Bu korkunç, mide bulandırıcı ve tamamıyla kifayetsiz anlaşmayı kesinlikle yapmazdım. İran bu anlaşmayla 150 milyar dolar alıyor. Bunlar terörist bir ülke.” New Yorklu gayrimenkul devi, 16 Eylül’deki açık oturumda da anlaşma için “Bugüne kadar gördüğüm en kötü sözleşmelerden biri.” dedi.

Öte yandan Trump, Cruz’un aksine anlaşmayı iptal etmekten söz etmiyor. 16 Ağustos’ta NBC’de “Meet the Press” programına katılan Trump konuya ilişkin şöyle konuştu: “Tamam, ‘Anlaşmayı yırtacağız.’ diyen pek çok insan duydum. Bir ‘anlaşmayı yırtmak’ çok zor bir şey. (...) Ama ben bu anlaşmayı öyle sıkı denetleyeceğim ki başka şansları kalmayacak.”

Ted Cruz

Texas’ın kıdemsiz Cumhuriyetçi Senatörü Cruz, 16 Eylül’deki açık oturumda İran anlaşmasını şöyle tanımladı: “Bu, dört Amerikalı rehineyi İran’ın eline terk eden ve sadece İran’ın nükleer silah yapmasını hızlandırmaya yarayacak bir anlaşma. Buna inansanız iyi olur. Eğer başkan seçilirsem göreve başladığım ilk gün bu feci İran nükleer anlaşmasını lime lime yırtacağım.”

Cruz, 9 Eylül’de anlaşmanın protesto edildiği bir mitingde de İran’ın nükleer silah yapmasını “Amerika’yı bekleyen en önemli ulusal güvenlik tehdidi” olarak tanımladı. Ayrıca anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle “Obama yönetiminin basbayağı radikal İslamcı terörün dünyadaki bir numaralı finansörü hâline geleceğini” söyledi.

15 Aralık’taki oturumda İran konusu geri planda kaldı ve gündeme kendine İslam Devleti diyen örgütün yönelttiği terör tehdidi damga vurdu. Cruz ABD askerlerini laik diktatörleri devirmek için göndermeyeceğini söylerken, arada şu ifadeyi kullandı: “Değiştirmemiz gereken rejim İran’dır (...) Çünkü İran bize savaş açmış durumda.”

Ben Carson

Emekli pediatrik beyin cerrahı olan Carson, 11 Eylül’de muhafazakâr radyo programcısı Hugh Hewitt’e verdiği röportajda şöyle konuştu: “Bütün bu İran meselesiyle ilgili en büyük itirazım şu: Bana göre Kongre antlaşma dışında hiçbir şeyi kabul etmemeliydi.”

Carson seçilirse ne yapacağını şöyle anlattı: “İranlılara kasabada yeni bir şerif olduğunu, anlaşmanın bizi bağlamadığını göstereceğiz ve tüm gücümüzle bu süreci yavaşlatmaya çalışacağız. Ancak bu uzun vadeli bir sorun. Zira müttefiklerimiz bize şu an pek fazla itibar etmiyor. (...) İnsanların söylediklerimize gerçekten inandığı, dostlarımızın dost, düşmanlarımızın düşman olduklarını bildiği eski günlere bir an önce geri dönmemiz lazım. Birleşik Devletler’e düşman olmanın da bir bedeli olmalı.”

Marco Rubio

Senatörlükte birinci dönemini sürdüren Cumhuriyetçi aday Rubio, 16 Eylül’deki açık oturumda başkan olunca OKEP konusunda ne yapacağını tam olarak söylemedi ama İran’ın anlaşmaya uyacağına dair şüpheleri olduğunu ifade etti.

Rubio şöyle konuştu: “Hamaney’in dediklerine kulak veren herkes anlaşmaya uymayacaklarını anlar. Hamaney bu anlaşma müzakere edildiği sırada kitlelere ‘Amerika’ya ölüm’ sloganları attırdı. (...) Bizim dik duracak, bu ülkeyi koruyacak bir başkumandana ihtiyacımız var. Hillary Clinton’la karşılaşacağımız açık oturumu sabırsızlıkla bekliyorum ve şunu açık açık ortaya koyacağım: Hillary’ye oy verirseniz Ayetullah Hamaney’in nükleer silah sahibi olmasına oy vereceksiniz, beni başkan seçerseniz ‘Amerika’ya ölüm’ diye bağıran teokratik bir Ayetullah’ın hiçbir koşul altında nükleer silah sahibi olmasına izin verilmeyecek.”

Jeb Bush

Trump ve Rubio gibi eski Florida valisi Jeb Bush da nükleer anlaşmayı hemen iptal edeceğini söylemedi ama destek de vermedi.

Bush 16 Eylül’deki açık oturumda şöyle konuştu: “Bir anlaşmayı yırtıp atmak strateji değildir. İran’la nasıl mücadele edeceğiz? Strateji budur. Yapmamız gereken ilk şey İsrail’e yönelik mevcut yönetimin bozmuş olduğu destek taahhüdümüzü yeniden tesis etmek ve İsrail’in gelişmiş silahlar temin etmesini sağlayarak İran’a İsrail’in arkasında olduğumuz mesajını vermektir. Yapabilirsek bu, akla gelebilecek diğer tüm yöntemlerden daha sağlam bir caydırıcılık etkisi yaratır.”

Hillary Clinton

Dışişleri Bakanı’yken İran’la gizli görüşmeleri başlatan Clinton, anlaşmaya destek verdiğini söylerken İran’ın diğer politikalarına sert bir şekilde karşı çıkıyor. Clinton, Brookings Enstitüsü’nde 4 Aralık’ta katıldığı bir forumda Orta Doğu’daki üç endişe verici eğilimi şöyle sıraladı: Birincisi “yükselen aşırıcılık dalgası”, ikincisi “İran’ın devam eden saldırganlığı”, üçüncüsü de kendi deyimiyle “İsrail’i dünya sahnesinde itibarsızlaştırmaya yönelik çabaların artması”.

Orta Doğu’da yaşanan “hemen her çatışmada” İran’ın “parmak izlerinin” görüldüğünü söyleyen Clinton, başkan olduğunda İran’a karşı bölge ölçeğinde yürütülecek “geniş kapsamlı çabaların” parçası olarak OKEP’in sıkı bir şekilde uygulanmasını sağlayacağını vurguladı. İran’ın BM Güvenlik Konseyi’nin ilgili kararını ihlal ederek balistik füze atışı yaptığını ve bununla ABD’nin kararlılığını test ettiğini söyleyen Clinton “Bu provokasyonlara gerekirse askeri tedbirler de alarak karşılık vermeliyiz.” dedi. Clinton İran’ın Suriye politikasına da Türkiye sınırında bir uçuşa yasak bölge oluşturularak karşı konulacağını söylüyor.

Bernie Sanders

Vermont Senatörü Sanders nükleer anlaşmanın mükemmel olmadığı konusunda Clinton’la hemfikir olsa da anlaşmayı uygulayacağını söylüyor.

Sanders 9 Eylül’de yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Anlaşma, istediğim her şeyi karşılıyor mu? Hayır. Ancak bana göre bu anlaşma, o güne kadar girdiğimiz yoldan – yani İran’ın nükleer silah kapasitesini geliştirmesi ve ABD ile İsrail’in askeri müdahale ihtimalinin her geçen gün armasından -- çok daha iyi bir yol.”

Kendisini sosyalist olarak tanımlayan Demokrat aday Sanders, şu sözleriyle de Clinton’ın pozisyonuna benzer bir duruş ortaya koydu: “Unutmayalım ki İran anlaşmaya uymazsa yaptırımlar yeniden hayata geçirilebilir. İran’ın tekrar nükleer silaha yönelmesine karşı tüm seçenekler hâlen masadadır. Ancak bence bizim üzerimize düşen müzakereyle sağlanan bu anlaşmaya başarılı olması için bir şans tanımaktır. İşte bu nedenlerden dolayı ben anlaşmayı destekleyeceğim.”

More from Barbara Slavin

Recommended Articles