Ana içeriğe atla

IŞİD Ak Parti’ye nasıl bakıyor?

Seküler yorumcuların gözünde ne denli “İslamcı” olursa olsun, AK Parti, Irak Şam İslam Devleti’nin gözünde bir düşman, hatta bir “şeytan.” İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Turkish soldiers stand at attention during a ceremony for their comrade Mehmet Yalcin Nane who was killed by Islamic State militants on Thursday, at a military base in Gaziantep, Turkey, July 24, 2015. Turkish warplanes pounded Islamic State targets in Syria and police detained hundreds of suspected militants across Turkey on Friday, a sign that Ankara may have shed its hesitancy in taking a front-line role against jihadist fighters. Turkey has long been a reluctant partner in the U.S.-led coalition against
İslam Devleti militanlarının Gaziantep’teki bir askeri birliğe düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden Astsubay Mehmet Yalçın Nane için düzenlenen cenaze töreninden bir kare 24 Temmuz 2015 — REUTERS/Murad Sezer

Türkiye’nin İslam Devleti adıyla da bilinen Irak Şam İslam Devleti’ne (IŞİD) tam olarak nasıl baktığı bir süredir hem Türkler hem de Türkiye gözlemcileri için tartışmalı bir mesele. Ak Parti hükümeti İD’e hiçbir zaman destek vermediğini ve başından beri İD’i bir terör örgütü olarak lanetlediğini savunuyor. Buna karşın bazıları, hükümeti en azından kısa zaman öncesine kadar iD’e karşı çok müsamahakar davranmakla ve örgütü Kürtlerin Suriye’deki kazanımlarına karşı bir denge unsuru olarak görmekle eleştiriyor. Halkların Demokratik Partisi (HDP) de dahil muhalefetin daha ateşli kanadı ise daha da ileri giderek hükümeti İD’i yaratmak, silahlandırmak ve kendi çıkarları için kullanmakla suçluyor.

Ancak pek konuşulmayan bir şey var: İD’in Türkiye’yi ve Ak Parti’yi nasıl gördüğü. Oysa İD bu konuda çok net ve tutumunu adeta bağıra bağıra ifade ediyor. Örgüt, Türkçe internet siteleri, internet dergileri ve Twitter hesaplarında Türk liderleri sürekli “mürtet” (dinden çıkmış) diye tel’in ediyor ve “Tağut Erdoğan”ın İD’e karşı saldırıları yüzünden yakında Türk halkının cezalandırılacağını söylüyor.

Söz konusu internet sitelerinden biri “Darül Hilafe” yani “Hilafet Yurdu” isimli site. İnternet adresi www.DarulHilafe.com olan site bir dizi başka cihatçı siteyle birlikte Temmuz ayında Türk yetkililer tarafından erişime kapatıldı. Ardından süratle www.DarulHilafe.net adresiyle yeniden faaliyete geçen yeni site bu makale kaleme alındığı sırada halen faal durumdaydı. (Bu noktada, önemli mevkilerdeki insanları şahsen rahatsız eden siteleri kapatmakta oldukça hızlı davranan Türk sisteminin diğer sitelere gelince neden bu denli yavaş davrandığını da sormak gerekiyor elbette.)

DarulHilafe.net isimli sitede 8 Ağustos’ta yayımlanan bir makalede Başbakan Ahmet Davutoğlu’ndan “Tağutcuk” diye bahsediliyor (Kuran’da Şeytan için kullanılan “tağut” kavramı, İslamcı jargonda genellikle nefret edilen siyasi figürler için kullanılır). Alaycı makale Davutoğlu’nu Suriye sınırındaki bir askeri birliği ziyaret ederek İD’i tehdit etmeye çalıştığı için tel’in ediyor. Ayrıca Charlie Hebdo’ya düzenlenen saldırının ardından diğer dünya liderleriyle, ya da diğer “tağut”larla Paris’te yapılan yürüyüşe katıldığı için Başbakan’la dalga geçiliyor ve Charlie Hebdo katliamından da doğal olarak takdirle söz ediliyor.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish