Ana içeriğe atla

Filistin Yönetimi yolsuzlukla mücadelede başarısız

Kamuoyu araştırmalarına göre Filistinliler, devlet başkanlığı ve parlamento seçimlerini dahi yapmayan Filistin Yönetimi idaresinde yolsuzluğun arttığını düşünüyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Palestinian protesters hold signs that read in Arabic "Corruption is the reason for high cost of living" and "High prices and low wages are the policies of the government" during a protest against the high cost of living in the West Bank city of Ramallah on September 11, 2012. Palestinain prime minister Salam Fayyad announced cuts to fuel prices and VAT after more than a week of protests across the West Bank over the spiralling cost of living. AFP PHOTO/ABBAS MOMANI        (Photo credit should read ABBAS MO

RAMALLAH, Batı Şeria — Oslo Anlaşması gereğince kurulan Filistin Yönetimi’nin o günden bu yana karşılaştığı en zorlu meselelerden biri yolsuzlukla mücadele. Batı Şeria ve Gazze Şeridi’ndeki vahim ekonomik koşullar, yasama erkinin yokluğuyla oluşan denetim boşluğu, devlet başkanlığı ve parlamento seçimlerinin yapılmaması, yolsuzluk sorununu daha da derinleştiriyor. Seçim yasasına göre seçimlerin 2010 yılında yapılması gerekiyordu.

Filistin Yönetimi yolsuzlukla mücadelede ciddi gayretler sarf ettiğini söylüyor. Buna kanıt olarak da Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu’nun kurulması, mayıs 2014’te Birleşmiş Milletler Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi’ne taraf olunması, 2015-2017 dönemi için ulusal terörle mücadele stratejisinin oluşturulması gibi girişimleri gösteriyor. Ne var ki raporlar ve kamuoyu araştırmaları yolsuzluğun Filistin Yönetimi’nin tüm seviyelerinde yaygın şekilde devam ettiğine işaret ediyor.

Hesap Verebilirlik ve Etik Koalisyonu’nun (AMAN) yıllık raporunu tanıtmak amacıyla 27 Nisan’da düzenlediği ve Al-Monitor muhabirinin de izlediği gecede Başbakan Rami Hamdullah bir konuşma yaptı.

Demokrasi, insan hakları ve iyi yönetişim alanlarında faaliyet gösteren Filistinli sivil toplum örgütlerinin girişimiyle 2000 yılında kurulan AMAN, yolsuzluklarla mücadele, Filistin toplumunda etik ve şeffaflık ilkelerini, hesap verebilirlik mekanizmalarını güçlendirme amaçlarını güdüyor.

Hamdullah, AMAN gecesinde şöyle konuştu: “Filistin Yönetimi yolsuzlukla mücadeleyi sürdürüyor, yolsuzlukları ortadan kaldırmaya çalışıyor, dürüstlüğü, şeffaflığı ve hükümetin muhtelif düzenleyici kurumlara açık olmasını savunuyor. İster bakanlık düzeyinde ister diğer düzeylerde olsun kamu kurumları denetime ve hesap verme zorunluluğuna tabii olmaya devam edecek. (…) Yaygın yolsuzluk ve devam eden işgal halkın kaynaklarının talan edilmesine yol açıyor ve kendi ayakları üzerinde durabilecek bir devletin kurulmasını engelliyor.”

Mutlak Güç, Sınırsız Yolsuzluk” başlığını taşıyan AMAN raporuna göre “Bölünmüşlükler, işgal politikası, Yasama Meclisi’nin yokluğu, denetim zafiyeti ve Devlet Başkanı’nın üç erki de tekeline alması yolsuzluk olaylarına yol açıyor.”

Al-Monitor’a konuşan AMAN Genel Koordinatörü Azmi Şuayibi de “Seçimlerin iptali ve Yasama Meclisi’nin yokluğu, devlet başkanının yasama, yargı ve yürütme erklerini tekeline almasına yol açtı. Bu da yolsuzluklara elverişli ortam sağladı.” dedi.

Al-Monitor’un incelediği AMAN raporunda Yasama Meclisi’nin yokluğunda yasal değişikliklerin veya yeni yasaların yapılamadığı, bu nedenle mevcut mevzuatın Filistin’in 2 Mayıs 2014’te taraf olduğu BM Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi ile uyumlu olmadığı vurgulanıyor.

AMAN Başkan Vekili Essam El Hac Yasin de Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Devlet Başkanı’nın üç erki de elinde toplamasına karşı ilgili taraflara tavsiyemiz şu: Bu tekele son verecek Yasama Meclisi’nin açılması için çalışsınlar.”

Yolsuzluk konularında çalışan araştırmacı yazar Cihat Harp ise şu değerlendirmede bulundu: “Yolsuzlukla mücadele sözleşmesinin imzalanması Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu ile hükümetin sözleşme hükümlerini hayata geçirecek adımlar atmasına bağlı. Böylece sözleşme hükümlerinin ne kadar uygulandığından Filistin devleti sorumlu olacak. Yasama Meclisi’nin çalışmaması nedeniyle Filistin mevzuatının BM sözleşmesine uyum sağlayacak şekilde değiştirilmesi gecikecek. Unutmamak gerekir ki BM’nin taleplerinden biri Yasama Meclisi’nin çalıştırılmasıdır. Yasama Meclisi’nin yokluğu Temel Yasa’nın 43’üncü Maddesi uyarınca yasama faaliyetlerinin yapılmasını engelliyor.”

Al-Monitor’a konuşan Yasama Meclisi Başkan Yardımcısı Hasan Kreyşe de benzer görüşler dile getirdi: “Yasama Meclisi yıllardır çalışmadığı için bazıları onun yerini almaya yöneldi. Örneğin hükümet yasalar çıkaran bir komite oluşturdu. Devlet Başkanı’nın danışmanları da Devlet Başkanı’na belli kesimlere fayda sağlayan başkanlık kararnameleri çıkarttırarak yasama faaliyeti yürütür oldu. (…) Hükümetin hiçbir bütçesi Yasama Meclisi’nin onayından geçmedi. O yüzden insanlar bugün genel bütçenin yüzde 35’inin güvenlik birimlerine tahsis edilmesinden şikâyet ediyor.”

AMAN raporu, Devlet Başkanı’nın üç erki de elinde topladığını gösteren belli başlı kararlara dikkat çekiyor: “Devlet Başkanı Yasama Meclisi adına ulusal uzlaşı hükümetine güvenoyu verdi. Ayrıca 2014 bütçesini onayladı, meclis üyesi Muhammed Dahlan’ın dokunulmazlığını kaldırdı, İbrahim Kreyşe’yi (Yasama Meclisi Genel Sekreteri) Genel Personel Konseyi’ne sevk etti, Yasama Meclisi’ne ait yetkiyi kullanarak Devlet Denetleme ve İdari Kontrol Kurulu Başkanı’nı erken emekliliğe sevk etti. Devlet Başkanı ayrıca Yargı Kurulu’nun tavsiyesini beklemeden Üst Adli Kurul’a başkan atadı.”

2013’te 11 kanun hükmünde kararname çıkaran Devlet Başkanı’nın 2014’te 19 kanun hükmünde kararname çıkardığını belirten rapor, Devlet Başkanı’nın yargıçlık ve savcılık makamlarını fiilen kontrol ettiğini vurguladı.

Dürüstlük ölçütlerine göre Filistin’deki mevzuat hâlen yetersiz. Filistin bu alanda geçtiğimiz sene 16 puan geriledi. Rapora göre 2013’te 554 olan dürüstlük puanı 2014’te 538’e düştü. Bu da Filistin’deki kamu sisteminin yolsuzlukla mücadele etmediği, bu konuda hareketsiz durduğu anlamına geliyor.

Filistin Yönetimi’nin bu alandaki çabalarına gelince kimliğinin gizli kalmasını isteyen bir hukukçu Al-Monitor’a şöyle dedi: “Adli makamlar yolsuzluk olaylarını takip etmekte ihmalkâr davranıyor. Devlet Başkanı’nın yasa dışı kazançlarla ilgili yasada yaptığı değişiklikler suçluların kovuşturulması bakımından yasayı sulandırdı.”

Kaynağa göre yolsuzluk olaylarının Yolsuzluk Suçları Mahkemesi’nde sonuca bağlanmasında da ciddi sorunlar yaşanıyor. Zira ilgili komite bu olayların takibinde yavaş davranıyor ve bu da gerekli yasaların çıkarılmasını geciktiriyor. Dahası bazı evraklar mahkeme binasında kayboluyor.

Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün 2014 araştırmasına göre yolsuzluk en çok kayırmacılık ve iltimas olarak ortaya çıkıyor. Araştırmaya göre Batı Şeria’daki Filistinlilerin yüzde 6’sı bir kamu hizmetinden yararlanmak için rüşvet verdiğini söylerken bu oran Gazze Şeridi’nde yüzde 19. Daha da çarpıcı olan, Filistinlilerin yüzde 70’i yolsuzluğun 2014’te artış gösterdiğine inanıyor.

Raporda yer alan Küresel Yolsuzluk Barometresi anketine göre Filistinlilerin yüzde 35’i yolsuzluğu ekonomi ve kamu idaresinden sonra çözülmesi gereken en ciddi üçüncü mesele olarak görüyor. Ankete katılanların yüzde 61’i de hükümetin yolsuzlukla mücadelesinin “faydasız” veya “faydasız gibi” olduğuna inanıyor.

Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu’na ulaşan şikâyetler 30 Kasım 2014 itibarıyla 450’yi buldu. Bunların 125’i ilgisiz olduğu gerekçesiyle elendi. Şikâyetlerin yüzde 20’si kayırmacılık ve iltimasla ilgiliyken yüzde 17’si görevin kötüye kullanılması, yüzde 13’ü zimmet, yüzde 12’si de kamu kaynaklarının kötüye kullanılmasıyla alakalıydı.

Bilgi edinme kanunu, kamu ihale kanunu ve tekelleşmeyi önleme kanunu gibi şeffaflığı sağlayacak yasaların çıkarılamaması bir yana yasama organının ve düzenleyici kurumların olmaması, devlet başkanlığı ve meclis seçimlerinin aksaması, yolsuzlukla mücadelede ulusal programın hayata geçememesi yolsuzlukla mücadelede engel teşkil etmeye devam edecek.

Start your PRO membership today.

Join the Middle East's top business and policy professionals to access exclusive PRO insights today.

Join Al-Monitor PRO Start with 1-week free trial