Ana içeriğe atla

İslam Devleti’nin Afrika’daki yayılışı

Nijerya’daki Boko Haram hareketinin İslam Devleti’ne biat etmesiyle terör örgütü Afrika’nın iç kesimlerinde varlığını güçlendirdi. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
A police officer stands guard in front of the Bardo Museum in Tunis March 24, 2015. The national museum reopened on Tuesday, almost a week after a militant attack which killed 20 foreign visitors.   REUTERS/Zoubeir Souissi - RTR4UMIW

KAHİRE – Tunus’un Bardo Müzesi’nde 20 turistin ölümüyle sonuçlanan 18 Mart tarihli terör saldırısı ve Nijeryalı Boko Haram hareketinin İslam Devleti’ne biat ettiğini gösteren 7 Mart tarihli video İslam Devleti’nin (İD) Afrika’da yayıldığını gösteriyor.

Bugüne kadar İD’in Afrika’daki varlığı, Kuzey Afrika’da Libya’nın kıyı şehirleri, Mısır’ın Sina Yarımadası ve Cezayir’in bazı bölgeleriyle sınırlı görünüyordu. İD’in yayılışına dair son göstergeler Afrika kıtasının tamamına yeni bir tehdit oluşturuyor.

Afrika’daki yoksulluk, siyasi çatışmalar, mezhepsel gerilimler ve yasa dışı silah trafiği örgütün bu kıtada yayılmasına elverişli bir ortam sağlıyor. İD’in kendi sosyal medya sitelerinde yayımladığı “halifelik haritasına” bakılırsa bu ortam, örgütün sözüm ona hilafet devletini Doğu Akdeniz’den Mısır’a, Habeşistan’a (Etiyopya) ve Mağrip topraklarına kadar genişletme hedefini pekiştiriyor.

Boko Haram, 2002’de kurulmuş cihatçı bir örgüt. İslam öğretisini takip ettiğini iddia ediyor ve kuzey Nijerya’da bir dizi bölgeyi kontrol ediyor. Resmi adı “Vaaz ve Cihat için Sünni Halklar” olan örgüt, ocak 2002’de “Batılı eğitimi önleyen’’ veya “Batılı eğitim haram’’ anlamına gelen Boko Haram ismini kullanmaya başladı. Nijerya, Çad, Kamerun ve Nijer’in kıyıdaş olduğu Çad Gölü bölgesinde “İslami emirlik” kurmayı hedefleyen örgüt, Nijerya sınırlarını aşarak Kamerun ve Nijer’de de saldırılar düzenliyor. Ocak 2015’te Addis Abeba’da düzenlenen Afrika Zirvesi’nde örgütle mücadele için Nijerya, Kamerun, Benin ve Çad’ın katılımıyla bölgesel bir güç kurulması kararlaştırıldı.

Boko Haram’ın İD’e biat açıklamasının zamanlaması analistler ve siyasetçiler için sürpriz olmadı. Zira Boko Haram, son dönemlerdeki köy baskınlarında İD’in yöntemlerini uygulamaya başlamış, gerçekleştirdiği katliamlarla, recm ve kundaklama gibi saldırılarla bu beklentiyi oluşturmuştu. Boko Haram lideri Ebu Bekir Çiko da şubat 2015’te internette yayımlanan bir videosunda adam kaçırma ve rehin alma eylemlerinin İD lideri Ebu Bekir El Bağdadi’nin defalarca tekrar ettiği gibi Kuran’ın sözüne uygun olduğunu belirtmişti. Dahası Boko Haram son eylemlerinde, özellikle şubatta 100 kişinin katledildiği Nijer’in Bosso bölgesinde İD bayrakları açmıştı.

El Ahram Siyasal ve Stratejik Çalışmalar Merkezi’nin dış ilişkiler uzmanı Yusri El Azbavi Al-Monitor’a yaptığı değerlendirmede Boko Haram’ın hâlihazırda faal olduğu Nijerya, Kamerun ve Mali’den sonra İD’in yayılışında kolay av olabilecek Afrika’nın zayıf devletlerine dikkat çekti.

Bunların içinde etnik ve dini ayrışmaları, hükümetinin oldukça zayıf otoritesiyle Somali ilk sırada yer alıyor. Bir diğeri ise Cezayir. Azbavi’ye göre “Cezayir’deki sert güvenlik önlemlerine rağmen bazı faaliyetler radikal İslami hareketlerin ortaya çıktığını gösteriyor.” Azbavi, Somali’nin yanı sıra baskı, sefalet ve geri kalmışlığın hüküm sürdüğü komşuları Cibuti ve Sudan’ın da bu ülkeler arasında olduğunu vurguladı.

Dolayısıyla Orta ve Kuzey Afrika, güvenlik birimlerince takip edilmeyen, kolayca ülkeden ülkeye geçebilen cihatçı hareketlerin katılımıyla İD yapılanması için yeni bir merkez olabilir. Zira bölge devletleri arasında bu gruplara karşı herhangi bir eş güdüm yok.

Azvabi şöyle devam etti: “İD tehdidiyle mücadelede Afrika’daki dayanışmanın geleceği bazı faktörlere bağlı. Birincisi Mısır’ın Müslüman Kardeşler’e karşı başarılı olması, İD’le Libya’da baş edebilmesi ve son olarak Afrika’da teröre karşı bir ittifak oluşturabilmesi. İkinci faktör ise uluslararası koalisyonun İD’e karşı Irak ve Suriye’de sürdürdüğü operasyonları Mali, kuzey Nijerya ve Kamerun gibi Afrika ülkelerine genişletmesi ve bu ülkelere terörle mücadelede destek olması. Zira bu örgütler uluslararası güvenliğe tehdit oluşturuyor.”

Azvabi, bu ülkelerin İD’le mücadelede aciz kalması hâlinde bir felaket senaryosunun gerçekleşebileceğine dikkat çekti. Buna göre örgüt, Afrika’nın içlerine doğru yayılabilir ve buradaki elverişli koşullardan faydalanıp bir cihat cumhuriyeti, bir İD cumhuriyeti veya bir İslami hilafet devleti kurabilir.

Uluslararası Terörle Mücadele Merkezi’nin kurucusu güvenlik uzamanı Tümgeneral Rida Yakup Al-Monitor’a yaptığı değerlendirmede İD’in hâlihazırda kuzey Afrika’da Libya, Cezayir ve Mısır’ın yanı sıra Orta ve Batı Afrika’da da Boko Haram’ın faal olduğu ülkelerde var olduğunu vurguladı.

Yakup’a göre Afrika Birliği hızla harekete geçmeli ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdül Fettah El Sisi’nin terörle baş etmek için şubat 2015’te önerdiği Afrika İttifakı’nı hayata geçirmeli. Sisi, Boko Haram’ın İD’le birleşebileceği ve İD’in bu sayede Mısır’ı da içine alan haritası doğrultusunda sözde hilafet devletini Etiyopya’yı ve Nil’in kaynak bölgesini kapsayacak şekilde büyütebileceği uyarısında bulunmuştu.

Yakup’a göre İD, planlarını gerçekleştirmek için Mısır’ı kontrol etmeyi hedefleyen Ensar Beyt El Makdis örgütü gibi belli aracıları kullanmak istiyor. İD, Afrika’nın içlerini ve Nil’in kaynak bölgesini ele geçirmek için de Boko Haram’ı kullanacak ki örgütün planları Avrupa’ya kadar uzanıyor ve orada sözde bir Endülüs emirliğinin kurulmasını öngörüyor.

Batı Afrika Tevhit ve Cihat Hareketi, Somali’deki El Şebab, Mısır’daki Ensar Beyt El Makdis ve birçok ülkeye yayılarak tek İslami referans olduğunu iddia eden El Kaide gibi Afrika’da faal olan terörist hareketlerin İD liderine biat etmesi İD’in Afrika’da güçlü nüfuz alanları oluşturabildiği, önemli ve geniş bölgeleri ele geçirebildiği karanlık bir senaryoyu gündeme getiriyor.

Afrika’nın doğal kaynakları dikkate alındığında böyle bir senaryonun gerçekleşmesi, 22 ülkenin katılımıyla İD’i Irak ve Suriye’de saf dışı etmeye çalışan ABD önderliğindeki uluslararası koalisyon karşısında örgütü güçlendirecek. Bu sebeple İD’in etkisi Afrika kıtasının içlerine yayılmadan önce uluslararası toplumun acilen harekete geçmesi gerekir.

More from Walaa Hussein

Recommended Articles