Ana içeriğe atla

Batmayan bankaya el koydular!

Siyasi açıklamalarla riske sokulan Bank Asya batmayınca, sonunda Hükümete bağlı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu şimdiye kadar benzeri görülmedik bir gerekçeyle “yönetime” el koydu.
Supporters of the Gulen movement read the Koran as they gather in front of the Bank Asya headquarters in Istanbul February 4, 2015. Turkey has taken control of Bank Asya, the Islamic lender caught up in a feud between President Tayyip Erdogan and his ally-turned-foe, U.S.-based Muslim cleric Fethullah Gulen. The action by Turkey's banking regulatory authorities follows a run on deposits at Bank Asya last year when the lender became embroiled in the power struggle between Erdogan and Gulen, whose followers h

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Eylül 2014’te TÜSİAD toplantısında şu ifadeyi kullanmıştı: “Bir bankanın batırılması için çalışılmıyor. O banka batmış zaten. Taşıma suyla ayakta tutulmaya çalışılıyor.”

Ertesi gün bu açıklama tüm gazetelerde yer aldı ve “Bank Asya’nın battığı” şeklinde algı oluşturuldu. Bir finans kuruluşu için böyle bir ifadenin kullanılması, müşterileri etkileyebilecek, mevduat çekilişine neden olabilecek tehlikeli bir açıklamaydı.

Ama bu haberler Bank Asya’nın müşterilerini korkutmaya, panik yaratmaya yetmedi. Herkes biliyordu ki, Bank Asya, Gülen Cemaatine yakınlığı nedeniyle Hükümetin hedefinde.

Bank Asya’nın batması, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) devredilmesi gibi durumların oluşması için sermayesinin zayıflaması gerekiyordu. Oysa bankanın sermaye yapısı oldukça güçlüydü. Hatta bazı iştiraklerini satarak sermayesini daha da güçlendirmişti.

Buna rağmen, 3 Şubat gecesi televizyonlarda beklenmedik bir altyazı geçmeye başladı: TMSF, Bank Asya’ya el koydu…

Devletin Anadolu Ajansı tarafından saat 22.09’da geçilen haberde özetle şu bilgi yer alıyordu: “Bank Asya’nın Bankacılık Kanunu kapsamında ‘kurumun etkin denetimini engellemeyecek şeffaf ve açık bir ortaklık yapısı ve organizasyon şemasına sahip olması’ şartını ihlal ettiğini belirleyen Bankacılık

Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK), bankanın yüzde 63’lük imtiyazlı payının TMSF tarafından kullanılmasına karar verdi.”

Haberin detayında, Bank Asya’nın 185 imtiyazlı ortaktan 132’sine ait bilgi ve belgeleri verilen süre içerisinde göndermeyerek, bu ortaklara ilişkin belirsizlik yarattığının BDDK tarafından tespit edildiği vurgulandı. TMSF ise “sadece yönetime el konuldu. Bank Asya rutin bankacılık faaliyetlerine devam edecek” diye açıklama yaptı.

Ancak, banka rutin faaliyetlerine devam etse bile bu haber paniğe yol açabilirdi. Ekonomiden Sorumlu eski Devlet Bakanı ve Demokratik Sol Parti Genel Başkanı Masum Türker, Al-Monitor’a yaptığı değerlendirmede şimdiye kadar benzeri görülmemiş “yönetime el koyma” uygulamasının müşteriler arasında panik ve mevduat çekilişine yol açabileceğini, operasyonla böyle bir şeyin amaçlanmış olabileceğini söyledi.

Bank Asya yönetimi Hükümetin kontrolüne geçtikten sonra müşteriler şubelere akın etti. Ama beklendiği gibi paralarını çekmediler. Ellerindeki küçük miktarlarla yeni hesaplar açmaya başladılar!

5 Şubat akşamı Samanyolu Televizyonuna çıkan bir mevduat sahibi “Para çekmek için değil, yatırma için geldik. Bileziklerimizi, yüzüklerimizi satarak bankamızı ayakta tutacağız” derken, diğer bir müşteri elindeki şu pankartı kameranın önüne getiriyordu: “Devlet eliyle batırılmaya çalışılan bir bankayı millet eliyle kurtarmaya geldik.”

Bir bankaya el konulması için “sermaye yeterlilik rasyosu” diye bilinen “sermayenin yükümlülüklere oranının” yüzde 12’nin altına düşmesi gerekiyordu. Oysa Bank Asya yüzde 18’i aşan “sermaye yeterlilik rasyosu” ile Türkiye’nin en güçlü bankaları içerisinde bulunuyordu. Buna rağmen, sadece bankanın bazı ortakları ile ilgili bilgi ve belge gönderilmediği gerekçesiyle bankanın yönetimine el konularak, bir ilk gerçekleştirilmiş oldu. Bu uygulama Zaman Gazetesi Ekonomi Editörü Turhan Bozkurt tarafından “Devlet eliyle banka batırma teşebbüsü” olarak değerlendirildi.

Bank Asya yönetimine el konulması Türkiye’de yatırım yapan yabancıları da tedirgin etti. Tedirginlik anında borsaya yansıdı. Özellikle yabancı ortaklı banka hisseleri 3-4 Şubat tarihlerinde ağır kayıp yaşadı.

Peki, 3 Şubat gecesinden önce Bank Asya’nın batacağı biliniyor muydu?

Borsadan yapılan iz sürümü, 3 Şubat günü öğleden sonra haberin duyulduğunu gösteriyor. Çünkü Borsa İstanbul 100 endeksi 3 Şubat sabahı güne 335 puan artışla 90 bin 048 puandan başlamıştı. Ancak ikinci seansta, yani öğleden sonra gelen ani ve sert satışlar sonucu günü 2 bin 204 puanlık düşüşle 87 bin 509 puandan kapadı. En büyük gerileme yüzde 4.24 ile bankacılık endeksinde yaşandı. Banka hisselerine yatırım yapanlar, bu karara sert tepki göstermiş oldu.

Bank Asya olayından sonra borsada satış 4 Şubat günü de devam etti ve BİST 100 endeksi yüzde 1.83 oranında, tam 1598 puan gerileyerek 87 bin 509 puandan 85 bin 910’a düştü. Yine banka hisselerinde yüzde 4’ü aşan kayıplar oldu. Oysa 10 gün önce endeksin 100 bini görüp göremeyeceği konuşuluyordu.

Yabancıların bir Türk bankası yönetimine bu kadar kolay el konulmasından kaygıya kapıldıkları anlaşılıyor. Çünkü 1996 yılında dönemin Başbakanı, Başbakan Yardımcısı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı bir törenle ilk şubesi açılan Bank Asya’nın bugün güçlü sermaye yapısına kavuşmuş olmasına rağmen yönetimine el konulması yabancıların anlayabileceği bir şey değil…

CHP Milletvekili Umut Oran, olayın perde arkasını ortaya çıkarmak için 5 Şubat’ta Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın yanıtlaması için yazılı soru önergesi verdi. Oran’ın Al-Monitor’a e-mail yoluyla ulaştırdığı önergede yer alan 3 soru şöyle:

Bank Asya’nın yönetimine el konulması talimatını Recep Tayyip Erdoğan mı vermiştir?

BDDK Başkan Yardımcısının pazartesi günü (2 Şubat) Erdoğan’ı ziyaret etmesinin gerekçesi nedir? Ziyarette Bank Asya operasyonu mu konuşuldu?
1996’dan bu yana faaliyette olan Bank Asya’nın imtiyazlı ortaklarına ilişkin bilgi ve belgeleri ibraz etmediği yeni mi anlaşılmıştır?

Join hundreds of Middle East professionals with Al-Monitor PRO.

Business and policy professionals use PRO to monitor the regional economy and improve their reports, memos and presentations. Try it for free and cancel anytime.

Free

The Middle East's Best Newsletters

Join over 50,000 readers who access our journalists dedicated newsletters, covering the top political, security, business and tech issues across the region each week.
Delivered straight to your inbox.

Free

What's included:
Our Expertise

Free newsletters available:

  • The Takeaway & Week in Review
  • Middle East Minute (AM)
  • Daily Briefing (PM)
  • Business & Tech Briefing
  • Security Briefing
  • Gulf Briefing
  • Israel Briefing
  • Palestine Briefing
  • Turkey Briefing
  • Iraq Briefing
Expert

Premium Membership

Join the Middle East's most notable experts for premium memos, trend reports, live video Q&A, and intimate in-person events, each detailing exclusive insights on business and geopolitical trends shaping the region.

$25.00 / month
billed annually

Become Member Start with 1-week free trial

We also offer team plans. Please send an email to pro.support@al-monitor.com and we'll onboard your team.

What's included:
Our Expertise AI-driven

Memos - premium analytical writing: actionable insights on markets and geopolitics.

Live Video Q&A - Hear from our top journalists and regional experts.

Special Events - Intimate in-person events with business & political VIPs.

Trend Reports - Deep dive analysis on market updates.

All premium Industry Newsletters - Monitor the Middle East's most important industries. Prioritize your target industries for weekly review:

  • Capital Markets & Private Equity
  • Venture Capital & Startups
  • Green Energy
  • Supply Chain
  • Sustainable Development
  • Leading Edge Technology
  • Oil & Gas
  • Real Estate & Construction
  • Banking

Start your PRO membership today.

Join the Middle East's top business and policy professionals to access exclusive PRO insights today.

Join Al-Monitor PRO Start with 1-week free trial