Ana içeriğe atla

Anbar yönetimi Şii birlikleri istemiyor

Irak’ın Anbar vilayetindeki yetkililer halk seferberlik birliklerinin intikam eylemlerinden endişe duyuyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
An armed Shi'ite volunteer from the Mehdi Army, loyal to radical cleric Muqtada al-Sadr, clashes with Islamic State (IS) militants outside the city of Tikrit September 8, 2014. Picture taken September 8, 2014.REUTERS/Stringer (IRAQ - Tags: CIVIL UNREST POLITICS CONFLICT) - RTR45WNV

Irak’ın Anbar vilayetindeki yetkililer, yüzde 80’i İslam Devleti (İD) kontrolünde olan bölgede halk seferberlik birliklerinin yerel halka karşı intikam eylemlerinden endişe duyuyor. Halk seferberlik birlikleri, Musul’un 10 Haziran 2014’te düşmesinin ardından Şiilerin en yüksek dini otoritesi Ali El Sistani’nin verdiği “haklı cihat” fetvasıyla kurulmuştu. Birlikler, bir kısmı İran’dan doğrudan destek alan Şii milis gruplarından oluşmuştu.

Halk seferberlik güçlerinden bir grup 6 Şubat’ta Ramadi’nin doğusundaki El Seceriye’de Anbarlı iki aşiret mensubunu öldürdü. Bu olay, Anbar’daki yerel yönetimin ve güvenlik güçlerine destek veren aşiretlerin büyük öfkesini çekti.

Anbar'daki halk seferberlik birlikleri yaklaşık 3 bin kişiden oluşuyor ve daha çok Amiriyat Felluce kenti civarında ve Irak güvenlik güçlerinin konuşlandığı bazı askeri noktaların yakınında faaliyet gösteriyor.

Anbar Vilayet Meclisi Üyesi Ezel El Fahdavi konuya ilişkin Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Ramadi’de vilayet yetkilileri de birçok aşiret savaşçısı da halk seferberlik birliklerinin İD’le mücadelemizde bize katılmasını ve yardım etmesini arzu ediyor. Ancak halk seferberlik birlikleri intikam operasyonları veya provokasyonlar yapacaksa bu yeni ve gereksiz sorunlara yol açar.”

Fahdavi şöyle devam etti: “Halk seferberlik birlikleri ihtiyatlı davranıyor. Ancak İD’i ortadan kaldırma hırsları bu ihtiyatlarının önüne geçiyor. (…) Halk seferberlik birlikleri, Anbar Harekât Komutanlığı’nın komutasına alınmalı. Ancak o zaman onlara destek olur ve istedikleri her şeyi sağlarız.”

Fahdavi, yerel halkın halk seferberlik birliklerine yaklaşımını ise şöyle açıkladı: “Anbar halkının çoğu, halk seferberlik birliklerinin aşiret savaşçıları ile kaynaşmasına olumlu bakıyor. Aşiretler ile halk seferberlik birlikleri arasında eş güdüm var. Anbarlı şeyhlerden oluşan bir heyet halk seferberlik birliklerinin önderleriyle görüştü, nasıl iş birliği yapacaklarına dair bir çalışma yaptılar. Halk seferberlik birlikleri Anbar’da sınırlı bir alanda faaliyet gösteriyor. Konuşlandıkları bölgeler Ramadi’de El Seceriye, El Havz ve El Cezire; Felluce’de ise kuzeydeki Yabani (Japon) Köprüsü’nün Saklaviye tarafı ile sınırlı. Bunlar en sıcak ve tehlikeli noktalar.”

Irak güvenlik güçleriyle birlikte mücadele eden Bunemer aşiretinin reisi Naim El Kavud, Al-Monitor’un sorusuna karşılık “Anbar’da halk seferberlik birlikleriyle aramızda hiçbir sorun yok.” dedi.

İD’le mücadelede yaklaşık 500 aşiret mensubunu kaybeden Kavud “Bazı bölgelerde yaşanan çatışmalara halk seferberlik birlikleri değil, başka gruplar karışmış olabilir.” Kavud’a göre aşiretler ile halk seferberlik birlikleri arasında eş güdüm var ama “gerekli düzeyde değil”.

Kavud şöyle devam etti: “Anbar’ı terörden temizleyebilecek insanlar burada var. Halk seferberlik birliklerine karşı olduğumu söylemiyorum. Ama Anbar’da da birçok insan gönüllü oldu ve bunlar Anbar’ı İD’den kurtaracak güçte. Yalnız takviyeye ihtiyaçları var.”

İşin aslı şu ki Anbar’da halk seferberlik birliklerine sıcak bakanlar İD’e karşı başka seçeneği olmayan kesimlerdir. Örgüt, bölgede yayılmaya devam ederken Anbar’ın merkez şehri olan ve yerel yönetimin bulunduğu Ramadi’yi almak için de sürekli teşebbüste bulunuyor.

Kavud hükümetin tavrını sorguluyor: “Hükümet niçin aşiretlere takviye göndermiyor? Bir görüşe göre ilgili bazı taraflar, halk seferberlik birlikleri vilayetin temizlenmesine yardımcı olsun istiyor, bir başka görüşe göre ise bazı çevreler vilayetin İD kontrolünde kalmasını istiyor.”

Anbar’da İD’le mücadele eden aşiretlerin takviye edilmesine yönelik talepler giderek artıyor. Aşiretlerin çoğu silah ve mühimmat yokluğundan şikâyet ediyor. İD’in elinde ise Irak ordusunun terk ettiği üslerden ele geçirdiği ağır silahlar var.

Anbar Vilayet Meclisi Başkanı Sabah Karhut, Anbarlı iki aşiret mensubunun El Seceriye’de öldürülmesinin ardından şunu kaydetti: “Meclis halk seferberlik birliklerini Anbar’a çağırmış değil. Biz çatışmayı bitirmek ve İD’i bertaraf etmek için merkezi hükümetten ve liderlerden destek istemiştik.”

Al-Monitor’un bir kopyasına ulaştığı bildiride Karhut, Savunma Bakanlığı’ndan “Anbar’a gelecek tüm kuvvetlerin hükümetin ve Anbar güvenlik güçlerinin şemsiyesi altında olmasını” istedi ve şunu ekledi: “Anbar’da aşiretler İD’e karşı ayaklanmış durumda ama kimi temel unsurlara ihtiyaç duyuyorlar.”

Karhut ayrıca şu uyarıda bulundu: “Aşiretlere ve güvenlik güçlerine silah sağlanmaması nedeniyle Anbar’daki güvenlik durumunun daha da kötüleşmesi hâlinde bundan merkezi hükümet sorumlu olacaktır. Terör örgütünün tehdidiyle baş etmek için Anbar’ın silah ve mühimmat takviyesinden aldığı pay artırılmalıdır.”

More from Omar al-Jaffal