Ana içeriğe atla

Obama’dan Esad’ı devirme planlarına hayır

Obama şimdilik Suriye’de rejim değişikliğine hayır, diyor. Dark, bölünmüş Halep’te savaşın “dondurulmasını” desteklerken muhalifler güneyde gücünü koruyor. Din savaşı ihtimali İsrail ve Filistinlileri kaygılandırıyor. Mısır İD bağlantılı örgütle mücadelede başarılı mı? İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
U.S. President Barack Obama speaks at a news conference at the end of the G20 Leaders Summit in Brisbane November 16, 2014. Obama said on Sunday that Russia would remain isolated by the international community if President Vladimir Putin continued to violate international law and treaties aimed at ending the conflict in Ukraine. REUTERS/Jason Reed (AUSTRALIA - Tags: POLITICS BUSINESS) - RTR4EB4N

Obama Esad politikasına açıklık getirdi

ABD Başkanı Barack Obama, 16 Kasım’da Avustralya’nın Brisbane kentinde düzenlenen G-20 zirvesinde basına yaptığı açıklamada Suriye politikasını değiştireceği haberlerini “Suriye’ye ilişkin kapsamlı bir gözden geçirme yapmış değiliz.” diyerek reddetti ve İslam Devleti’ne karşı yürütülen askeri harekâtı “her hafta kapsamlı şekilde değerlendirdiklerini” sözlerine ekledi.

Esad’ın İD’le mücadelede ve Suriye’de siyasi geçişteki rolüne de değinen Obama şöyle konuştu: “Esad’la bir şekilde ittifak kurma gibi bir beklentimiz yok. Esad’a bu ülkede güven yok. Şu an baktığımız şey Suriye’deki tüm kesimleri – Alevileri, Sünnileri, Hristiyanları -- kapsayacak olası bir siyasi çözüm. Suriye halkı ve ilgili tüm oyuncular, ayrıca Türkiye, İran gibi bölgesel aktörler ve Rusya gibi Esad’ın hamisi olanlar bir noktada siyasi diyaloğa girmek durumunda olacak. Hoşlanmadığınız kişilerle, hoşlanmadığınız rejimlerle diplomatik görüşmeler yapmak diplomasinin doğasında her zaman olmuştur ve bu kuşkusuz ki mevcut durumda da böyledir. Ancak henüz o aşamanın yakınına bile gelmiş değiliz.”

Suriye’de siyasi geçiş bağlamında Esad’ın görevden uzaklaştırılmasına ilişkin fiilen görüşmeler yapıp yapmadığı sorusuna Obama’nın yanıtı kısa oldu: “Hayır.”

Obama’nın Suriye konusundaki netliğine karşın ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, ertesi gün alışılmadık bir sunum yaparak İslam Devleti ile Suriye yönetiminin aslında “birbirlerine bağımlı” olduklarını, başka bir deyişle düşman olarak birbirlerine ihtiyaç duydukları için “simbiotik” bir ilişki içinde olduklarını, ABD’nin Suriye’de “ılımlı bir merkezi” oluşturup desteklemesi gerektiğini anlattı.

Kerry bunları söylerken Khaled Atallah’ın da aktardığı gibi Suriye ordusu, İD terör örgütüyle şiddetli çarpışmaların ardından El Şair gaz sahasını geri aldı.

Esad’la İD arasında uzaktan da olsa bağ kuran savlara temkin ve dikkatle yaklaşmak gerekir. Aksi hâlde, birileri bize George W. Bush’un Saddam Hüseyin’le El Kaide arasında bağ kuran argümanlarını hatırlatabilir. O argümanlar da muğlak kanıtlara, zorlama bir mantığa ve imalara dayandırılmıştı. Neticede ABD Senatosu Daimi İstihbarat Komitesi, Saddam rejimiyle El Kaide arasında resmi bir bağın bulunduğu iddialarının doğru olmadığını ortaya koymuştu.

Obama’nın isabetli yaklaşımı, ABD’nin Suriye politikasına ilişkin tartışmalara artık bir nokta koymuş olmalı. Obama’nın Suriye’deki siyasi geçişte İran’ın rolüne değinmiş olması da dikkatten kaçmamalı, bilhassa da İran’la P5+1 arasındaki nükleer görüşmelerin son tarihi olan 24 Kasım yaklaşırken.

Nitekim bu sütunda da geçtiğimiz hafta şöyle denmişti: “Esad konusu İran’ın asla esneklik göstermeyeceği bir konu değil. Nitekim İran’ın dört maddelik Suriye planı, devlet başkanlığı yetkilerinin azaltılmasını içeriyor. İranlı yetkililer özel sohbetlerde doğru koşulların oluşması hâlinde Esad’ın dokunulmaz olmayacağı yönünde sinyaller veriyor. Ancak İran’la bu tür görüşmelerden sonuç alınabilmesi için çatışma değil, iş birliği ruhu gerekir. Aksi hâlde İran direnç gösterir ve savaş devam eder.”

Halep savaşı “dondurma” konusunda bölündü

Suriye hükümetiyle muhalif güçler arasındaki çatışmalar dinmeden devam ederken Halep halkı, silahlı çatışmayla bir çözüme varılacağı yönünde fazla bir beklenti taşımıyor.

Halep’ten bildiren Edward Dark, BM Suriye Özel Temsilcisi Stefan de Mistura’nın önerisi doğrultusunda çatışmanın “dondurulmasının” giderek elzem bir adım olarak görüldüğünü aktarıyor: “Şehirde bu muğlak ‘dondurma’ önerisi konusunda fikir birliği olmasa da savaşın somut sıkıntıları ve tehlikeleri karşısında geçici veya kalıcı olarak soluklanma fikri yaygın destek görüyor. Tüm bunları bir bağlama oturtacak olursak Halep her iki tarafın da sürekli bombardımanı altında. Şehir, temel ihtiyaç kalemlerinin kronik kıtlığından, altyapının çökmesinden, genel kanun ve nizamın bozulmasından mustarip. Bu sorunlar, isyancıların tuttuğu doğu yakasında bilhassa göze çarpıyor.”

Suriye muhalefetinin güneydeki kazanımları

Suriyeli muhalif güçler, son günlerde ülkenin güneyinde elde ettikleri kazanımların etkili, ılımlı isyancıların konumlarını koruyabildiği ve destek gelirse fazlasını yapabileceği konusunda Batı’ya bir mesaj olduğunu ileri sürüyor.

Şam’dan bildiren Mustafa al-Haj, şunları aktarıyor: “Güney cephesi, Şam için en büyük tehlikeyi arz ediyor. Rejim, başkentin güneyinde ve doğuda Guta istikametinde yürüttüğü tüm muharebelerde Şam’ı gücünün merkezi olarak korumayı ve merkezi Suriye devleti üzerindeki kontrolünü pekiştirmeyi amaçlıyor. Şam olmadan rejim, güç ve etki bakımından sahadaki herhangi bir silahlı gruptan farklı olmaz. Dolayısıyla isyancıların doğudaki kontrolü, kuzeyde ve Guta’nın doğusunda ardı ardına zaferler kazanan Suriye rejimine baskı uygulamanın bir yolu olabilir.”

İsrail ve Filistinlilerin din savaşı korkusu

Akiva Eldar, 18 Kasım’da Bnei Torah Kehillat Yaakov Sinagogu’nda dört kişinin öldürülmesini, İsrail-Filistin ihtilafının daha da radikalleşeceğine dair uğursuz bir işaret olarak değerlendiriyor: “Kudüs’te son günlerde yaşanan olaylar şunu gösteriyor ki diplomasinin boşluğunu dolduran ve iki toplumun da her köşesine yayılan kabile husumetiyle siyasi çıkarların karışımı, dini milliyetçilikle harmanlanan dinsel tutkularla daha da vahim bir hâle geliyor.”

Hamas ve İslami Cihat’ın övgüyle karşıladığı sinagog katliamından bir gün önce Filistinli bir otobüs şoförü, Kudüs’teki aracında asılı bulundu. Haaretz gazetesine göre İsrailli ve Filistinli adli tıp uzmanları, olayın net bir intihar vakası olduğuna dair görüş birliğine vardı. Ancak buna rağmen olayın arkasında Yahudi saldırganların bulunduğu söylentisi Filistin medyasında yer aldı.

Kudüs etrafında tırmanan gelirim, bir din savaşının ya da üçüncü bir intifadanın patlak vereceği, Kudüs’ün bölüneceği yönünde korkular doğuruyor. Bu kaygılar, bu hafta Eldar, Ahmed Melhem, Daoud Kuttab ve Mazal Mualem tarafından Al-Monitor’da aktarıldı.

Öte yandan İsrail, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’la ilişkilerini gözden geçiriyor. Ben Caspit, Başbakan Benjamin Netanyahu dâhil İsrail’deki sağ kanadın tırmanan şiddetten Abbas’ı sorumlu tuttuğunu yazıyor. Merkez sol ise Abbas’ı savunuyor ve Filistin güvenlik birimleriyle Şin Bet arasındaki iş birliğine dikkat çekiyor. Caspit şu sonuca varıyor: “Derinlemesine bir değerlendirmeyle tuhaf bir gerçeğe ulaşılıyor: Teknik olarak her iki taraf da haklı. Terör saldırılarının önlenmesiyle alakalı tüm konularda Abbas’ın ne denli harika olduğunu anlatan İsrail güvenlik birimleri yöneticileri doğruyu söylüyor. Ancak Filistin Yönetimi’nin İsrail ve Yahudilere karşı hoyrat ve yanıltıcı kışkırtmalarda bulunduğunu öne süren İsrailli politikacılar da pek yanılıyor sayılmaz.”

Abbas bu arada Gazze’deki sıkıntılara ilişkin Hamas’la yaptığı anlaşmada yaşanan krizle de uğraşmak zorunda. Adnan Abu Amer’in bildirdiği gibi Hamas milletvekilleri bu hafta güvensizlik oyu tehdidinde bulundu ancak sonradan bunu erteledi.

Caspit de Knesset Dış İlişkiler ve Savunma Komitesi’nde yer alan bir üyenin şu sözlerini aktarıyor: “Mahmud Abbas’ı bu şekilde tekmelemeye devam edersek çok yakında kendimizi onu özlerken buluruz.”

Mısır İD bağlantılı örgütle mücadelede başarılı mı?

Mısır’da Ensar Beyt El Makdis ismiyle bilinen ve artık kendine Sina Vilayeti diyen cihatçı örgütün İD’e biat ettiği haberi farklı şekillerde yorumlandı. Bir görüşe göre bu gelişme, örgütün zayıflığına işaret ediyor, diğer bir görüşe göre ise Mısır güvenlik teşkilatının itibarına meydan okuyor.

Mısır’da şiddet kullanmadan bir din devletinin kurulması için çalışan Cema El İslamiye örgütünün bir kurucusu Rami Galal’s şöyle konuşuyor: “Ensar Beyt El Makdis’in İD’e biat etmesi, örgütün Karam al-Kavadis saldırısının ardından Sina’da her bakımdan tam kuşatma altına alındığı düşünülürse Ensar Beyt El Makdis’in İD’e yaptığı bir imdat çağrısıdır.”

Ancak Sina’dan bildiren Al-Monitor muhabiri, Sina Vilayeti’nin açıklamasını Sina’daki krizin tırmandığının işareti olarak görüyor, bu gelişmeyle Cumhurbaşkanı Abdül Fettah El Sisi’nin ülkedeki güvenlik durumunun iyileştiği iddiasına gölge düşeceğini yazıyor.

Sultan Sooud al Qassemi, Sina’daki tehlikeli güvenlik durumunu da göz önüne alarak Mısır ile Katar’ın ilişkilerini artık düzeltmesi gerektiğini yazıyor: “Amr Musa’nın imada bulunduğu böylesi bir siyasi uzlaşma, Mısır’ın terörle mücadeleden tutun da yoksulluğun azaltılmasına kadar karşılaştığı sıkıntıların aşılması bakımından gerekli olabilir.”

Join hundreds of Middle East professionals with Al-Monitor PRO.

Business and policy professionals use PRO to monitor the regional economy and improve their reports, memos and presentations. Try it for free and cancel anytime.

Free

The Middle East's Best Newsletters

Join over 50,000 readers who access our journalists dedicated newsletters, covering the top political, security, business and tech issues across the region each week.
Delivered straight to your inbox.

Free

What's included:
Our Expertise

Free newsletters available:

  • The Takeaway & Week in Review
  • Middle East Minute (AM)
  • Daily Briefing (PM)
  • Business & Tech Briefing
  • Security Briefing
  • Gulf Briefing
  • Israel Briefing
  • Palestine Briefing
  • Turkey Briefing
  • Iraq Briefing
Expert

Premium Membership

Join the Middle East's most notable experts for premium memos, trend reports, live video Q&A, and intimate in-person events, each detailing exclusive insights on business and geopolitical trends shaping the region.

$25.00 / month
billed annually

Become Member Start with 1-week free trial

We also offer team plans. Please send an email to pro.support@al-monitor.com and we'll onboard your team.

What's included:
Our Expertise AI-driven

Memos - premium analytical writing: actionable insights on markets and geopolitics.

Live Video Q&A - Hear from our top journalists and regional experts.

Special Events - Intimate in-person events with business & political VIPs.

Trend Reports - Deep dive analysis on market updates.

All premium Industry Newsletters - Monitor the Middle East's most important industries. Prioritize your target industries for weekly review:

  • Capital Markets & Private Equity
  • Venture Capital & Startups
  • Green Energy
  • Supply Chain
  • Sustainable Development
  • Leading Edge Technology
  • Oil & Gas
  • Real Estate & Construction
  • Banking

Already a Member? Sign in

Start your PRO membership today.

Join the Middle East's top business and policy professionals to access exclusive PRO insights today.

Join Al-Monitor PRO Start with 1-week free trial