Ana içeriğe atla

El Halil’deki Hamas kolunun karanlık tarihi

Üç İsrailli öğrencinin kaçırılıp öldürülmesi olayıyla suçlanan El Halil merkezli Hamas grubu, uzun bir terör geçmişine sahip. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Undated file picture of three Hamas militants Ahmad Bader (L) Basel
Qawasmeh (C) and I'zzedin Misk (R). Basel Qawasmeh was killed September
22, 2003, during an Israeli military operation in the West Bank city
Hebron while Ahmed Bader and I'zzedin Misk were killed on September 9,
2003. REUTERS/Nayef Hashlamoun REUTERS

EG/NH - RTR3CT5

1 Temmuz’da toprağa verilen üç İsrailli gencin kaçırılarak öldürülmesi olayının iki zanlısından biri Mervan Kavasime. Gençlerden biri, öldürülmeden önce polise telefon açıp kaçırıldığını bildirmeyi başardı. Bu aramanın polisteki kaydında gençleri kaçıran adamların sesi ve otomatik bir silahtan çıkan yaylım ateşi net bir şekilde duyuluyor. Olay, şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortada: Üç genç, aracı süren kişi olduğu anlaşılan Mervan Kavasime ile ikinci zanlı Amir Ebu Iyşe tarafından alıkonduktan birkaç dakika sonra yakın mesafeden ateş edilerek, soğukkanlılıkla öldürülmüş.

Bir önceki makalemde El Halil’de yaşayan Kavasime ailesini konu almış ve geçmişte terör olaylarına karışan bazı aile mensuplarının tarihçesini anlatmıştım. Bu ailenin İsrail’de intihar saldırıları ve başka terör eylemleri düzenleyen mensuplarının listesi epey uzun. Söz konusu olayların çoğu, İkinci İntifada döneminde yaşandı. Filistinli gazeteci Daoud Kuttab, makaleme cevaben kaleme aldığı yazıda, “Al-Monitor yazarı Shlomi Eldar’ın (Filistinlilere) toplu sorumluluk yükleme anlayışıyla dolu makalesinde basmakalıp argümanların ortaya konduğunu” öne sürüyor. Kuttab, Kavasime ailesinden çıkan sanatçı, yazar, serbest meslek sahiplerini sayıyor, ailenin saygın olduğunu iddia ediyor.

Meslektaşımla tartışmaya girmek yerine ben de Kavasime ailesinden bazı bireylerin listesini sunacağım. Her ismin yanında o bireyin katıldığı ya da planladığı eylemler de yer alıyor.

  • Hamza El Kavasime: Ocak 2003’te bir başka teröristle birlikte Netanel Ozeri ismindeki İsrailliyi El Halil bölgesinde Givat Harsina’daki evinde öldürdü. Ozeri’nin beş yaşındaki kızı saldırıda yaralandı.

  • Mahmud Amadan Salim Kavasime: Mart 2003’te Hayfa’da 37 numaralı otobüste meydana gelen intihar saldırısını düzenleyen kişiydi. Bu eylemde 17 İsrailli öldü. Amadan Kavasime’nin İsrail kimlik belgesi, el yazısıyla yazdığı bir mektupla birlikte otobüste bulundu. Kavasime mektubunda İsrail’i hedef alan intihar eylemcilerine ve eylül 20o1’de ABD’de İkiz Kuleler’i patlatanlara methiyeler dizmişti.

  • Hazım El Kavasime: Mart 2003’te Kiryat Arba’da düzenlediği silahlı saldırıda iki İsrailliyi öldürdü.

  • Fuad El Kavasime: Mayıs 2003’te El Halil’deki Büyük Meydan’da intihar saldırısı düzenledi. Bu saldırıda Dina ve Gadi Levy hayatını kaybetti.

  • Muhsin El Kavasime: Eylül 2003’te Yahudi Yılbaşı akşamında Güney El Halil Tepeleri’ndeki Negohot yerleşiminde bir eve girerek sofrada olan Eyal Yeberbaum’u ve bebeklik çağındaki kızı Şaked’i öldürdü.

  • Raad Misk Kavasime: Ağustos 2003’te Kudüs’te 2 numaralı otobüste intihar saldırısı düzenledi. Saldırıda, yedisi çocuk 23 kişi hayatını kaybetti. Bu saldırıyla birlikte, o dönem Filistin başbakanı olan Mahmud Abbas’ın girişimiyle 52 gün önce ilan edilen ve Hamas lideri Şeyh Ahmed Yasin’in onayıyla Hamas dâhil tüm Filistinli örgütleri kapsayan ateşkes son buldu. İsrail, misilleme olarak Hamas’ın siyasi liderlerini yok etmeye başladı. El Halilli ailenin eylemlerinin bedelini hayatıyla ödeyen ilk kişi, Gazze’deki üst düzey Hamas yetkilisi İsmail Ebu Şanab oldu.

  • Abdullah El Kavasime: Hamas’ın silahlı kanadının El Halil sorumlusu idi. İsrail özel kuvvetlerinin terörle mücadele birimi tarafından haziran 2003’te ortadan kaldırıldı. Onun yerine geçen kuzeni Basal Kavasime de İsrail ordusu tarafından öldürüldü. Bunun üzerine İmad Kavasime silahlı kanat sorumlusu oldu.

İmad, ağustos 2004’te Berşeba’da 16 İsraillinin öldüğü çifte intihar saldırısının planlayıcısıydı. Bu saldırı, İsrail ile Hamas’ın bundan altı ay önce vardığı mutabakatı çökertti. Mutabakata göre Hamas İsraillilere yönelik saldırılarını durduracak, İsrail de Hamas liderlerini ortadan kaldırmaya son verecekti.

İmad Kavasime, intihar bombacılarını belirlerken pek seçici değildi. Berşeba’daki intihar eylemine Nesim Suphi Cebari isimli teröristle birlikte kuzeni Ahmed Kavasime’yi göndermişti. İntihar eylemcisi devşirmek için kuzeni Abdullah ile birlikte, El Halil Üniversitesi yakınlarında futbol oynayan ve kendilerine “El Cihad Camii takımı” diyen bir grup erkek çocuğu ile çalışıyordu. Takımın tüm oyuncuları terör eylemlerinde yer aldı. Bunların bazıları -- Fuad, Hamza, Muhsin --  Kavasime ailesindendi. Bazıları da Kudüs’ün Fransız Tepesi Mahallesi’ndeki saldırıyı düzenleyen Besim El Takruri gibi ailenin komşuları veya tanıdıklarıydı.

Ancak intihar eylemcilerini devşirip yöneten İmad, söz konusu kendisi olunca aynı yoldan gitmedi. İsrail ordusu ekim 2003’te İmad’ın El Halil’de saklandığı evi sarıp dozerlerle duvarları yıkmaya başlayınca İmad yaşamayı seçti ve Egoz Keşif Birimi’nin askerlerine teslim oldu.

Kuttab belki de haklıdır. Büyük Kavasime ailesi, avukatlar, yazarlar ve Cemal Kavasime gibi oyun yazarlarıyla da övünebilir. Ancak görüldüğü gibi ailenin evlatları, yazdıkları tiyatro oyunlarından çok terör eylemleriyle tanınıyor.

Filistin toplumunu gazeteci olarak uzun yıllardan beri takip ederim. Eli kanlı bu kadar çok evlat yetiştiren başka bir aileye rastlamadım. Kavasime ailesinin eşi benzeri yok. Olaylar ve isimler zaten her şeyi anlatıyor.

Kuttab, makalesinde İsrail medyasının tutumunu da eleştiriyor. Ona göre İsrail medyası kavga için kaşınıyor. Ayrıca Başbakan Benjamin Netanyahu’nun sözlerini de tenkit ediyor. Netanyahu’nun intikam çağrısı yaptığını düşünen Kuttab, Netanyahu’nun üç gencin cansız bedeninin bulunmasından sonra söylediği şu sözlerini aktarıyor: “Küçük bir çocuğun kanının intikamı, Şeytan tarafından bile henüz bulunamamıştır. Anne babalarıyla buluşmak için eve giden üç temiz gencin kanının intikamı da öyle.”

Netanyahu'nun bu sözleri, okula giden her İsrailli çocuğunun aşina olduğu kültürel bir bağlama dayanıyor. İsrail başbakanı, ulusal şair Haim Nahman Bialik’in İbranice yazdığı “Katliam Üzerine” isimli ünlü şiirinden dizeler okumuştu. Bialik’in çok sayıda Yahudi’nin öldürüldüğü Kişinev pogromundan sonra 1903’te yazdığı şiir şöyle:

“Ve ‘İntikam’ diyenlere lanet olsun.

Böyle bir intikam – küçük bir çocuğun kanının intikamı --

Şeytan tarafından bile henüz icat edilmedi.

Bırakın kan dipsiz kuyuya akıp gitsin!

Bırakın kan karanlığın dibine sızsın ve orada karanlıkta işlesin,

dünyanın tüm çürüyen temellerini kemirsin.”

Bu şiir, İbrani edebiyatın başyapıtlarından biridir. İsrail-Filistin ihtilafını uzun yıllardır izleyen Kuttab, belli ki bu şiiri duymamış. Dolayısıyla Netanyahu’nun sözlerini intikam çağrısı olarak yorumluyor. Ancak belirtildiği gibi bu, metnin yanlış anlaşılmasından kaynaklanıyor.

Son bir şey daha: Kuttab'ın makalesinde üç gencin hunharca öldürülmesine dair ne bir kınama sözcüğü ne de sarsıldığına dair bir ifade var. Bana öyle geliyor ki asıl yazarın kendisi basmakalıp, siyah-beyaz söylemin tutsağı olmuş. O kadar ki gerçeği, insanlığı, olguları göremiyor. Oysa yukarıda da belirtildiği gibi gerçekler gün gibi ortada.

More from Shlomi Eldar

Recommended Articles