Ana içeriğe atla

Bağımsızlık hamlesi Iraklı Kürtleri böldü

Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani’nin bağımsızlık çağrısı, Irak’taki diğer Kürt siyasilerden tepki aldı. Tepkiler, Kürt devletinin Türkiye’nin vesayetine gireceği endişesine dayanıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
A woman hails a taxi while standing under Patriotic Union of Kurdistan (PUK) logos before Iraq's parliamentary elections in Sulaimaniya April 28, 2014. Picture taken April 28, 2014.        To match IRAQ-ELECTION/KURDS      REUTERS/Jacob Russell (IRAQ - Tags: ELECTIONS POLITICS) - RTR3N0GY

Irak’ta yaşanan kaos sayesinde Kürtler, yıllardır besledikleri bağımsızlık hayaline bir adım daha yaklaştı, ama yine birlik olmayı başaramadı. Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) Başkanı ve Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) lideri Mesud Barzani bağımsızlık kampanyası yürütürken, başka Kürt siyasi gruplar farklı tutumlar sergiliyor. Bunların arasında KDP’nin başlıca rakibi Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) öne çıkıyor.

Barzani, 3 Temmuz günü KBY meclisinin kapalı toplantısında bir konuşma yaptı. Toplantıya katılan bir kaynağa göre Barzani, bağımsızlık için uluslararası destek toplama yönündeki diplomatik çabalarından bahsetti. Adının yazılmamasını isteyen kaynak, medyada yer alan haberlerin aksine Barzani’nin Kürdistan’ın bağımsızlığını referanduma götürme konusunda net bir turum sergilemediğini aktardı.

Bağımsızlık meselesinin arka planında yer alan unsurlardan biri, Türkiye ile İran’ın Irak Kürdistanı’ndaki nüfuz mücadelesi. Kimi Iraklı siyasilerin duyduğu kaygıya göre, Ankara’nın Kürt bağımsızlığına verdiği üstü kapalı destek, KBY’nin Türkiye’ye bağımlı bir vasal devlete dönüşeceği beklentisinden kaynaklanıyor. Ankara ve KDP, başta ekonomi alanında güçlü ilişkiler geliştirdi. KYB ise İran ile ilişkilerini güçlendiriyor.

İran’ın Bağdat büyükelçisi Hasan Danayifer başkanlığındaki bir İran heyeti, 6 Temmuz günü Süleymaniye’ye gitti ve KYB yetkilileri ile geçen yıl KBY seçimlerinde ikinci gelen Goran Hareketi’nin temsilcileriyle son gelişmeleri değerlendirdi. Bazı yorumlara göre bu temaslar, İran’ın iki partiyi yakınlaştırma gayretlerinin işaretiydi. Basında çıkan haberlere göre Danayifer, Goran ile KYB’nin Nuri El Maliki’nin başbakanlıkta kalmasına destek vermesini istedi.

KYB kurucu üyesi ve Merkezi Komite Sekreteri Adil Murad, bağımsızlık konusunda Barzani’den farklı düşündüğünü belirterek, Türkiye ile İsrail’in Kürtlere bugün verdiği desteğin kalıcı olmayacağı konusunda uyardı. Murad, Irak’ın üç federal bölgeye ayrılmasını, Sünni Arapların da belli ölçüde özerkliğe sahip olmasını savundu.

KYB’nin önde gelen isimlerinden Kerkük Valisi Necmeddin Kerim de Barzani’nin bağımsızlık yaklaşımına karşı çıktı. Kerim, Kurdistan News’a 8 Temmuz’da verdiği mülakatta KYB’nin de Kürtlerin self determinasyon hakkı için çabaladığını, ama Kerkük’te referandum dâhil her şeyi hukuka uygun şekilde, Bağdat üzerinden yapmak istediğini ifade etti.

Yeni Irak parlamentosunun 1 Temmuz’daki ilk oturumunda bazı Kürt vekiller ile Maliki’nin Hukuk Devleti Partisi üyeleri arasında sözlü kavga çıktı ve bunun üzerine Kürt vekiller meclisi terk etti. Kerim ve Barzani’ye yönelik eleştirileri ile tanınan KYB üyesi Ala Talabani ise salonda kaldı.

Kürt partileri bir araya gelerek, Irak’taki diğer partilerle yeni hükümetin kuruluş müzakerelerini yürütmek üzere ortak bir komite kurmuştu. Ancak Kerim, Murad ve Latif Raşid gibi önde gelen KYB mensuplarından oluşan bir grup, Kürtlerin mutabık kaldığı çerçevenin dışına çıkarak Maliki ve Ulusal Reform Akımı lideri İbrahim Caferi ile görüşmeler yaptı.

Bağımsızlık tartışmaları sürerken KYB’nin hamleleri de KDP’yi kaygılandırıyor. Awene News’a konuşan KDP dış ilişkiler sorumlusu Hemin Hawrami, KYB’ye seslenerek parti mensuplarının Kürtler arasında ayrılık çıkarmasına izin vermemesi gerektiğini söyledi ve şunu ekledi: “KYB içinde bazı kişiler, Barzani eliyle ilan edilecek bir bağımsız Kürdistan devletine karşı çıkıyor.”

Kerkük ve Kerkük’ün petrolü, KDP ile KYB arasında bir diğer anlaşmazlık konusunu teşkil ediyor. Kerkük şu an KYB’nin kalesi durumunda. Irak parlamentosunda bölgeye ait 12 sandalyeden 6’sı KYB’nin elindeyken, KDP’nin 2 sandalyesi var. Kerkük’te kontrolü ele geçiren Peşmerge kuvvetleri de KYB’ye bağlı. Bu kuvvetler, İslam Devleti’ne (eski adıyla Irak-Şam İslam Devleti IŞİD) karşı KDP’nin değil, kendilerinin mücadele ettiğini söylüyor.

Barzani’nin 26 Haziran’da Kerkük’te düzenlediği basın toplantısına ilişkin Facebook sayfasında yayımlanan metinde şu ifade yer alıyor:  “Anayasa’nın 140. Maddesi’nin tartışılmasını ve bu konunun sorgulanmasını gereksiz buluyoruz.” 140. Madde, Kerkük’ün doğrudan Bağdat’ın kontrolünde mi kalacağını, yoksa KBY’ye mi dâhil olacağını belirlemek üzere referandum yapılmasını öngörüyor. Barzani’nin açıklamasına tepki gösteren Murad ve Kerim, 140. Madde’nin anayasal bir hüküm olduğunu ve dolayısıyla konunun Bağdat’ta karara bağlanması gerektiğini tekrar etti.

Bağımsızlık çağrıları, KYB içindeki görüş ayrılıklarını da su yüzüne çıkardı. Kimi KYB liderleri, bağımsızlık girişimini Türkiye’nin çıkarlarına hizmet eden bir araç olarak görürken, bir diğer grup Irak’ın tam anlamıyla demokratik bir devlet olamaması hâlinde bağımsızlığa destek veriyor.

Barzani’nin bağımsızlık konusundaki tutumuna karşı çıkan KYB liderlerine dolaylı yanıt veren KYB Siyasi Büro Üyesi Kadir Hamacan Aziz, partinin yayın organı Kurdistan News’ta yayımladığı yazıda Barzani’nin bağımsızlık girişimine destek ifade etti. KYB’nin önde gelen isimlerinden Berham Salih, Azad Cundiyani, Ömer Fetih ve Adnan Müftü de Irak’taki yönetim sisteminin Kürtlerin taleplerini karşılamaması hâlinde bağımsızlığın Kürtlerin hakkı olduğunu iddia ediyor.

Nevşirvan Mustafa önderliğindeki Goran Hareketi ise Kürtlerin bağımsızlık hakkını savunmakla birlikte bağımsız devletin ilanından önce bu devletin kurumlarının inşa edilmesi gerektiğini söylüyor. Goran Hareketi’ne yakınlığı ile bilinen KNN kanalının 6 Temmuz’daki haberine göre Mustafa, Kürtlerin bağımsızlık iddiasının söylemin ötesinde demokratik, hesap veren ve şeffaf bir yönetime de dayanması gerektiğine inanıyor. 17 Nisan’da Barzani’nin partisi ile ortaklaşarak yeni KBY hükümetini kurmak için anlaşan Goran Hareketi’nin KDP ile zıtlaşması olası değil. Ayrıca, Goran ile KYB arasında Süleymaniye valiliği için yaşanan rekabet, Goran’ı KDP’ye iyice yaklaştırmış durumda.

KBY parlamentosunda toplam 16 sandalyeye sahip Kürdistan İslami Birliği ve Kürdistan İslami Grubu da Irak Kürdistanı’nın bağımsızlığına destek veriyor. Ama bunun demokrasi ve reformlar pahasına olmaması gerektiğini söylüyor. İslami Grup lideri Mervan Galali, 3 Temmuz’daki toplantıda Barzani’ye Kürtler arası birliğin yerel siyasete de yansıması gerektiğini, oysa KDP’nin Dohuk ve Erbil’deki yerel yönetimleri tek başına oluşturduğunu söyledi.

Kürt siyasi partileri geniş tabanlı hükümet konusunda anlaşmıştı. Şu an hepsi, mevcut KBY’nin parçası. Ancak KDP’nin Erbil ve Dohuk’ta KYB dâhil bazı partileri dışlaması, KYB’nin de çoğunlukta olduğu Kerkük’te aynı şekilde hareket edeceğine dair kaygılar doğuruyor. Böyle bir gelişme, Kürtler arası birliği olumsuz etkiler.

Sonuç olarak, bağımsızlık konusundaki iyimser beklentilere karşın, Iraklı Kürtler arasındaki ayrılıklar ve dış güçlerin artan müdahalesi, egemen bir Kürt devleti kurmaya dönük gayretleri baltalayabilir.