Ana içeriğe atla

Türkiye ihracatına IŞİD barikatı

IŞİD’in Musul’u işgali Türk ekonomisini sarsıyor. İhracatçılar Irak’ın güneyine ulaşamıyor. Irak’taki Türk firmaları geri dönüyor.
Turkish trucks and tankers, shuttling between Turkey and Iraq, queue on a road leading to the Habur border gate in southeastern Turkey, before crossing into Iraq with their goods, February 23, 2008. Turkey's exports to Iraq jumped nine percent last year to $2.8 billion and its influence can be felt across northern Iraq in the form of supermarkets, consumer goods, construction firms and traders from all over Turkey. To match feature TURKEY-IRAQ/CONFLICT REUTERS/Fatih Saribas  (TURKEY)  REUTERS/Fatih Saribas

Türkiye için dünyadaki en avantajlı pazar Irak. İhracatçılar Meclisi verilerine göre, Türkiye’nin ihracatında ilk iki sırayı Almanya ve Irak alıyor. Geçen yıl Almanya’ya 13.3 milyar dolar, Irak’a ise 11.9 milyar dolarlık ihracat yapılmış.

Ama sadece ihracat rakamlarına bakmak yanıltıcı.  İthalatı da göz önünde bulundurmak gerekiyor. 2013’te Almanya’dan 24.1 milyar dolarlık ithalat gerçekleşmiş. Yani satılan malın yaklaşık iki misli alım yapılmış. Bu ticaret hacmi Türkiye’nin aleyhine bir tablo ortaya koyuyor.  Oysa Irak’a satılan 11.9 milyar dolarlık mala karşılık, ithalat sadece 200 milyon dolar düzeyinde. Yani Irak’la ticaret tamamen Türkiye’nin lehine. “Dış ticaret” bütün olarak ele alındığında, ortaya çıkan rakamlar Türkiye’nin dünyadaki en avantajlı ve en hızlı gelişen pazarının Irak olduğunu gösteriyor.

Türkiye İstatistik Enstitüsü’nün verilerine göre Irak’a ihracat 2004 yılında 1.8 milyar dolar düzeyindeydi. Son 10 yılda ihracat yaklaşık 6,5 misli artış sağlandı.

Bu yılın ilk 4 ayındaki ihracatın 4 milyar doları bulması da Irak pazarının cazibesini açıkça ortaya koyuyor.   

İşte o büyük pazarda önce Kuzey Irak’tan Ceyhan’a petrol sevkiyatı yüzünden ilişkiler gerildi. Henüz bu sorun aşılmadan IŞİD’in Musul’u işgal etmesi, iki ülke arasındaki ticarete ciddi bir darbe vurdu.

Gerçi Türkiye’den Irak’a yapılan ihracatın yüzde 65’i Kuzey Irak’a gidiyor. Kuzey Irak-Türkiye hattında bir sorun bulunmadığı için ihracatın bıçak gibi kesilmesi söz konusu değil.  Ama Kuzey Irak dışındaki bölgelerde de Türk firmaları çeşitli alanlarda faaliyet gösteriyor. Irak genelinde 1500’ü aşkın Türk şirketinin bulunduğu belirtiliyor. IŞİD işgalinden sonra şirketler bürolarını kapatırken, Irak’a giden 2 bin TIR’ın da geri döndüğü bildiriliyor.  Uluslar arası Nakliyeciler Derneği Başkanı Çetin Nuhoğlu, şimdiye kadar Habur sınır kapısından çıkan TIR’ların 50 kilometre ileride kurulan Aktarma Merkezlerine mal götürdüğünü, buradan yüklenen malların Musul ve Samara üzerinden Bağdat’a ulaştırıldığını hatırlatarak “şimdi bu yol üzerindeki ticaret durdu. Tek yol Süleymaniye kaldı” dedi. Türkiye-Irak Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Nevaf Kılıç da yol kapalı olduğu için geçişlerin durduğunu malları tekrar depolara boşalttıklarını söyledi.

IŞİD’in Musul’u işgal edip diğer kentlere yönelmesi üzerine Dışişleri Bakanlığı, yüzlerce Türk firması ve binlerce Türk çalışanı Bağdat, Basra, Musul, Kerkük, Selahaddin, Diyala ve Anbar’dan ayrılmaya davet etti. İki büyük Türk bankası Bağdat’taki bürolarını kapattı. Türkler Irak’ı boşaltırken, ticaret alarm vermeye başladı.

Piyasalar vurgun yedi  

Irak şehirlerinin teröre teslim olması, Türkiye’de piyasaları da vurdu. Borsa- İstanbul 10 Haziran’da 81 bin 600 puanı görmüştü. IŞİD’in Musul’u düşürmesinden sonraki 4 işlem gününde 77 bin 646 puana geriledi. Yani 4 günde 4 bin puanlık gerileme oldu. Döviz, faiz ve petrol yükseldi. Türkiye’nin enerji faturası kabardı.  

Ama Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, Musul’un Türkiye’yi olumsuz etkilemeyeceğini düşünüyor. Zeybekçi Milliyet’e yaptığı açıklamada  Süleymaniye ve Erbil gibi yerlerde sıkıntı olmadığını, Musul’un da Türkiye ihracatına fazla negatif etkide bulunmayacağını söyledi.  

Zeybekçi’nin şaşırtıcı açıklamasında Irak’ın parçalanmasını destekler nitelikte cümleler var:

“60 yıl önce suni şekilde cetvelle çizilen sınırlar tekrar çizilecek. Bölgede taşlar yerine oturacaktır. O kadar benzemez iç içe ki. Araplar, Sunniler, Şiiler, Türkmenler, Kürtler. Bir sürü radikal gruplar da çıktı ortaya. Hepsi de söz sahibi olmak istiyor. Bölge o kadar hasta ki, artık tüm mikroplar saldırıyor bölgeye.”

Ekonomi Bakanı rahat konuşuyor ama ihracatçılar tedirgin. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türk-Irak İş Konseyi Başkanı Şerif Ercüment Aksoy, IŞİD’in püskürtülmemesi durumunda Bağdat ve ülkenin güneyine inmenin zorlaşacağını, Dubai üzerinden Güney’e sevkiyat yapılmasının da maliyeti artıracağını söyledi.

Türkiye Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Şahin Batallı da Gaziantep’ten Irak’a mal sevkiyatının durduğunu açıkladı. Gaziantep’ten Irak’a yıllık ihracatın 1,5 milyar dolar civarında olduğu bildiriliyor.

Türkiye-Irak Sanayici ve İşadamları Derneği (TISİAD) Başkanı Nevaf Kılıç ise IŞİD saldırıları ile son yıllarda hızla gelişen Türkiye-Irak arasındaki ticari ilişkilere darbe vurulmak istendiğini söyledi.  

Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu tablo ekonomi açısından taşınabilir nitelikte değil.  İhracat, büyüme, cari açık hedeflerinin tutturulabilmesi, dövizde istikrarın sağlanması, faizlerin düşürülmesi için Irak’taki soruna bir an önce çözüm bulunması gerekiyor.

Çözüm için Türkiye ile Bağdat yönetimleri arasındaki gerilimin azalması ve  “dayanışma” isteğinin öne çıkmasına ihtiyaç var.  Çünkü IŞİD terörü iki ülkenin çıkarlarını tehdit ediyor.

Her ne kadar Ekonomi Bakanı Irak’taki olayları “taşlar yerine oturacak” diye yorumlasa da bu Türk Hükümetindeki genel yaklaşımı göstermiyor. Nitekim Ak parti’nin “beyin takımından” Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin’in yaptığı şu açıklama çok önemli:

“Irak’ın toprak bütünlüğünü savunuyoruz. Muhatabımız Bağdat Hükümetidir. Bunun dışında başkalarını orada meşru bir yönetim olarak tanımamız mümkün değildir.“

Bu açıklama, Türkiye ve Bağdat’ın “IŞİD’le mücadele” ortak paydası üzerinden önümüzdeki süreçte birbirine yaklaşabileceği yolunda bir işaret olarak algılanabilir.

Sadece Şahin değil, İki ülke ilişkilerinde kritik bir noktada bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız da yaptığı açıklamada “Irak’ın bütünlüğüne” dikkat çekti:

“Kuzey Irak’tan petrol sevkiyatı devam ediyor. Bu petrol Irak’ın petrolüdür. Irak’ın siyasi bütünlüğüne Türkiye her zaman olduğu gibi nezaket göstermektedir. Irak’ın bütünlüğü ve orada oluşacak bütün gelirin yine Irak halkının belirlediği tarzda paylaşılmasına Türkiye önem vermektedir. ”

Özetle; Türk ihracatçıları için Irak’ın Kuzeyi serbest ama Bağdat ve ilerisini oluşturan Güney yolu kapanmış durumda. Güney’e ihracatın yeniden başlayabilmesi için IŞİD barikatının aşılması gerekiyor.

Bu arada Irak’taki terör devam ederse, Türkiye’ye dönük bir göç dalgasının oluşabileceğine dikkat çekiliyor.  Suriye’den sonra Irak’tan gelebilecek bir dalganın Türk ekonomisine maliyeti ise henüz hesaplanmış değil…

More from Mehmet Cetingulec

Recommended Articles