Ana içeriğe atla

ABD Suriye konusunda İran’ı test etmeli

El Kaide ile teröre karşı mücadele, Suriye’nin kimyasal silahlardan arındırılması ve insani yardım koridorların açılması gibi ortak menfaatler, ABD ile İran arasında iş birliği zemini oluşturabilir. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Destroyed buildings are pictured, after the cessation of fighting between rebels and forces loyal to Syria's President Bashar al-Assad, in Homs city, May 10, 2014. Picture taken May 10, 2014. REUTERS/Ghassan Najjar (SYRIA - Tags: CIVIL UNREST CONFLICT) - RTR3ON0N

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, 15 Mayıs’ta Suriye’de insani krizin “günbegün daha vahim hâle geldiğini” belirterek, kuşatma altındaki insanlara yardım ulaştırmak için Şam’ı baypas eden seçenekler dâhil yeni girişimlerin sözünü verdi.

Kerry’nin bu açıklamasından iki gün önce Birleşmiş Milletler-Arap Birliği Ortak Suriye Temsilcisi Lakhdar Brahimi, “Suriye’yi bu kadar kötü bir durumda bırakmaktan dolayı çok çok üzgün olduğunu” söyleyerek görevinden istifa etti.

Suriye krizinin aciliyeti, Kerry’yi İran’ın gönderdiği sinyalleri ve yerel ateşkes örneklerini dikkate almaya sevk edebilir. Geçen hafta bu sütunda anlatıldığı gibi bu ateşkeslerin bir örneği, Suriyeli hükümet yetkilileri ve muhalefet liderleri ile Rusya, İran ve BM diplomatlarının yürüttüğü müzakereler sonucunda bu ay Humus’ta sağlanmıştı.

İran, Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ın bir numaralı destekçisi olmakla birlikte, El Kaide ve ona bağlı gruplara karşı uluslararası iş birliğini, Suriye’nin kimyasal silahlardan arındırılmasını ve insani yardım koridorlarının açılmasını savunagelmiştir. Tüm bunlar, ABD’nin de paylaştığı menfaatlerdir.

 

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, eylül 2013’te Al-Monitor’a verdiği özel mülakatta, kimyasal silahlara ilişkin ABD-Rusya çerçeve anlaşmasına destek vermiş, Suriye’nin radikalizmin bölgesel üssüne dönüşmesini engellemek istediklerini belirtmişti. Zarif ayrıca İran’ın yer almadığı Cenevre görüşmelerinin sonuçsuz kalabileceği uyarısı yaparak şöyle demişti: “Sonuçları göze alıp bunu Cenevre’de test edebilirler.”

İran’ın Birleşmiş Milletler temsilciliğindeki diplomatlarından Alireza Miryousefi de şubatta Al-Monitor için yazdığı makalede, Suriye’de radikal grupların yükselişine karşı acil önlem alınması gerektiğini belirtmişti. Ülkesinin yapıcı katkılarda bulunduğunu söyleyen Miryousefi, “basında da geniş yer bulan kimyasal silahsızlanma konusu” ile İran’ın “insani yardımın ulaştırılması ve sivillerin çatışma bölgelerinden çıkarılması için açılan yardım koridorlarının oluşturulmasında” oynadığı arabuluculuk rolüne dikkat çekmişti.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Hossein Amir-Abdollahian ise martta dile getirdiği dört maddelik Suriye planında teröre karşı uluslararası iş birliğini,  insani yardımı, Birleşmiş Milletler’in rolünü ve Suriye’de “siyasi kulvarın güçlendirilmesi” için geniş katılımlı müzakereleri öne çıkarmıştı.

Humus’ta varılan mutabakatın birkaç gün öncesinde Tahran’da Uluslararası Kızılhaç Komitesi Başkanı Peter Maurer ile görüşen Zarif, İran’ın Kızılhaç ile iş birliğini artırmaya kararlı olduğunu belirtti.

İran’ın BM nezdindeki diplomatlarından Hossein Gharibi ise bu hafta Alireza Ahmadi ile birlikte kaleme aldığı makalede şöyle yazıyor: “Alenen merkezi El Kaide komutasında olan radikal tekfiri gruplarla mücadele etmek, ilgili tüm tarafların birinci önceliği olmalıdır. Bu, ahlaki bir ivedilik taşıdığı gibi, tüm tarafları ortak bir amaç etrafında toplayabilir. Bu sayede uluslararası toplumu birleştiren bir platform oluşabilir ve savaşı diplomatik çözümle sona erdirmek için verimli bir zemin sağlanabilir.”

Ocak ayında bu sütunda, terörle mücadele ile insani yardım, Suriye konulu Cenevre-2 görüşmelerindeki yeni nabzın dayanakları olarak belirtilmişti. Bu iki konu şimdi yeni bir diplomatik girişimin de zemini olabilir.

Suriye’de terörle mücadele, silahsızlanma ve yardım koridorları konusunda İran’ı test etmek, hiç değilse, dile getirilen kimi maliyetli ve sonucu belirsiz alternatifleri masaya koymadan önce olumlu bir adım olabilir. Söz konusu alternatiflerin arasında insani yardım konusunda birtakım çetrefilli ve dolambaçlı yollar yer alıyor. Oysa insani yardımın sağlıklı bir şekilde ulaştırılması,  eninde sonunda Humus’ta olduğu gibi yerel ateşkeslerin sağlanmasını gerektiriyor. Bu da Şam, Tahran ve Moskova ile iş birliği anlamına geliyor. Suriye’deki ılımlı muhalif güçlere hassas uçaksavar silahların tedarik edilmesi, dile getirilen bir diğer seçenek. Ne var ki Nusra Cephesi ve Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) gibi terörist gruplar, birçok bölgede üstünlüğü elinde tutuyor. Ayrıca, Suriye’nin silahsızlanma konusunda yükümlülüklerini yerine getirmemesi hâlinde, kendi silahlarımızı hazır etmekten bahsediliyor. Ancak ABD’nin Suriye’ye olası askeri müdahalesi, halk desteğinden yoksun.

Halep’ten yazan Edward Dark ise bu haftaki makalesinde, Washington ve Londra’daki siyasi tartışmaların ötesinde sahadaki gerçeklere değiniyor ve Humus’taki gelişmelerin, her ne kadar eksik ve dar kapsamlı görünseler de savaşı bitirmek için can atan Suriyeliler açısından bir “dönüm noktası” olabileceğini belirtiyor.

Dark, şöyle yazıyor: “Bu savaşta her iki tarafın yaptığı menfur eylemler, ancak masum sivillere yönelik toplu cezalandırma ve terör olarak tanımlanabilir. Şiddetin alenen ve fütursuzca sürüyor olması, uluslararası toplumun Suriye halkını nasıl yüzüstü bıraktığını çarpıcı biçimde ortaya koyuyor. Bu suçların tarafsız biçimde soruşturulmasını, sorumluların adalet önünde hesap vermesini sağlayacak net bir çerçeve olmadığı sürece, masum insanlar canlarıyla bedel ödemeye devam edecektir.

“Suriyeliler, bu iç savaşın aslında ne anlama geldiğine dair artık kendilerini kandırmıyor. Bu savaş, ne terörle mücadele için veriliyor ne de zalim bir iktidarı devirmek için. Bu, insanların zoraki piyonlar olduğu riyakâr bir güç mücadelesidir. İnsanlar, birinci elden şunu gördü ki her iki taraf da- her ne kadar göz boyama yöntemleri bir nebze farklılık gösterse de- Suriye halkını karşıdakinin terörü ve zulmünden kurtardığını iddia ediyor, ama her ikisi de onları canlı kalkan olarak kullanıyor, bombalıyor, açlığa mahkûm ediyor ve istismar ediyor. Bugün taraf seçen Suriyeliler, ancak ehvenişeri seçmiş oluyor.

“İsyancıların Humus’un eski kent bölgesinden anlaşma yoluyla çekilmesi ve ardından bölge sakinlerinin kısmen geri dönmesi, birçok açıdan bir dönüm noktasıdır. Bu gelişme, en amansız düşmanlar arasında bile sonuç verici müzakerelerin mümkün olduğunu kanıtlarken, Suriye’de izlenmesi gereken yolun belki de debdebeli Cenevre görüşmeleri değil, Suriyelilerin kendi aralarında varacakları yerel mutabakatlar olduğunu gösteriyor.”

Join hundreds of Middle East professionals with Al-Monitor PRO.

Business and policy professionals use PRO to monitor the regional economy and improve their reports, memos and presentations. Try it for free and cancel anytime.

Free

The Middle East's Best Newsletters

Join over 50,000 readers who access our journalists dedicated newsletters, covering the top political, security, business and tech issues across the region each week.
Delivered straight to your inbox.

Free

What's included:
Our Expertise

Free newsletters available:

  • The Takeaway & Week in Review
  • Middle East Minute (AM)
  • Daily Briefing (PM)
  • Business & Tech Briefing
  • Security Briefing
  • Gulf Briefing
  • Israel Briefing
  • Palestine Briefing
  • Turkey Briefing
  • Iraq Briefing
Expert

Premium Membership

Join the Middle East's most notable experts for premium memos, trend reports, live video Q&A, and intimate in-person events, each detailing exclusive insights on business and geopolitical trends shaping the region.

$25.00 / month
billed annually

Become Member Start with 1-week free trial

We also offer team plans. Please send an email to pro.support@al-monitor.com and we'll onboard your team.

What's included:
Our Expertise AI-driven

Memos - premium analytical writing: actionable insights on markets and geopolitics.

Live Video Q&A - Hear from our top journalists and regional experts.

Special Events - Intimate in-person events with business & political VIPs.

Trend Reports - Deep dive analysis on market updates.

All premium Industry Newsletters - Monitor the Middle East's most important industries. Prioritize your target industries for weekly review:

  • Capital Markets & Private Equity
  • Venture Capital & Startups
  • Green Energy
  • Supply Chain
  • Sustainable Development
  • Leading Edge Technology
  • Oil & Gas
  • Real Estate & Construction
  • Banking

Already a Member? Sign in

Start your PRO membership today.

Join the Middle East's top business and policy professionals to access exclusive PRO insights today.

Join Al-Monitor PRO Start with 1-week free trial