Ana içeriğe atla

Türkiye’de nükleer için geri sayım

Akkuyu ve Sinop nükleer santralları tam kapasite ile çalışmaya başladığında Türkiye’nin yıllık enerji ithalat faturası 7,2 milyar dolar azalacak.
TURKEY-GREENPEACE:ISTANBUL,10APR00-Greenpeace activists fly a hot air balloon sporting a slogan in Turkish reads as "Stop Akkuyu" in front of sixth century Byzantinian church of St. Sophia as they demonstrate in the old city in Istanbul April 10 against the Turkish government decision to build a first ever nuclear plant in Akkuyu. Turkish police detained nine activists during the protest.

FS - RTR3057

Türkiye enerjide dışa bağımlılığı yüksek bir ülke. Geçen yıl yapılan 251 milyar 650 milyon dolarlık ithalat içerisinde enerji ürünlerine ödenen para 55 milyar 915 milyon dolar düzeyinde.

2013 yılı cari işlemler açığının 65 milyar 4 milyon dolar olduğu dikkate alınırsa, yaklaşık 56 milyar dolar düzeyindeki enerji ithalatının ekonomi üzerinde yarattığı yük daha çarpıcı bir şekilde görülüyor. 

Türkiye bu yükten kurtulmak için uzun vadeli eylem planı hazırladı. Ekonomi Bakanlığı’nın son projeksiyonunda enerji üretimini artırmak için 2023 yılına kadar yapılacak işler şöyle sıralandı:

  • Kömür ve hidro enerji gibi yurt içi enerji kaynaklarının tamamını kullanılabilir duruma getirmek.
  • Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını maksimum düzeye çıkarmak.
  • Hızlı ve sürdürülebilir enerji verimliliği artışı sağlamak.
  • Türkiye’yi TANAP gibi verimli projeler için geçiş ülkesi ve enerji terminali haline getirmek.
  • Ve nükleer enerji kaynaklarını faaliyete geçirmek.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. Kuruluş yıldönümü olan 2023’ün hedefleri içerisinde iki büyük nükleer santral var: Akkuyu ve Sinop.

Mersin Akkuyu’daki santrali Rusya, Sinop’taki santrali Japonya kuracak. İki reaktör üretime geçtiğinde Türkiye 50 yıllık nükleer enerji hayalini gerçekleştirmiş olacak.

Al-Monitor’un Akkuyu Nükleer Güç Santralı Elektrik Üretim A.Ş. yetkililerinden aldığı bilgiye göre, her biri 1200 MW kurulu güç kapasitesine sahip 4 üniteden oluşan toplam 4 bin 800 MW’lık santralin inşaatı için ÇED (Çevresel Etki Değerlendirme) Raporu bekleniyor. İnşaatın geçen yıl başlaması gerekiyordu. Ancak rapor süreci uzadığı için 1 yıl gecikme oldu. İlk ünite daha önce planlandığı gibi 2019’da değil, 2020 yılında üretime geçecek. Her yıl yeni bir ünite devreye girecek. Son ünitenin devreye giriş tarihi 2023. Yani Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. kuruluş yıldönümünde Akkuyu’nun 4 ünitesi birden çalışıyor olacak.

Akkuyu ile birlikte Japonlar da Sinop’taki santrali hızla devreye sokacak. İki santral tam kapasite ile çalışmaya başladığında Türkiye’nin yıllık enerji ithalat faturası 7,2 milyar dolar azalacak. 

Akkuyu ve Sinop santrallerinde 1 yılda yaklaşık 80 milyar kWh elektrik üretilecek. Bu miktarda üretimin ithal doğalgazla yapılması halinde yaklaşık 7,2 milyar dolara mal olacağı hesaplandı.

Enerji Bakanlığı’nın verilerine göre, 2023’te Türkiye’nin elektrik tüketimi 500 milyar kWh civarında olacak. Şu anda Türkiye’de elektrik üretiminde kullanılan doğalgaz ve sıvı yakıtların tamamına yakınının, kömür yakıtların ise yüzde 30’unun ithal edildiği bildiriliyor. Türkiye 2023’e kadar hidroelektrik santrallarının yanı sıra rüzgâr, güneş, jeotermal, biokütle gibi enerji potansiyellerini kullansa bile 500 milyar kWh enerji ihtiyacının ancak yarısına yakını üretilebilecek. Bu nedenle nükleer santral yapımının zorunlu hale geldiği vurgulanıyor.

 Üçüncü santral için yer arayışı

Türkiye 2 santralle sınırlı kalmayacak. Üçüncü nükleer santralin de süratle devreye sokulması için çalışmalar sürüyor. Ancak henüz belirlenmiş bir yer yok. Arayış sürüyor. Japonlar tarafından 4-5 bölgede yapılacak incelemelerden sonra önümüzdeki yıl yerin kesinlik kazanması bekleniyor.

 Türkiye’nin 3. nükleer santralını yapmak için her ne kadar Japonların adı öne çıkmış gibi görünse de özellikle Rusya yeni santraller yapmak için girişimde bulunuyor.

 Yer konusunda her ne kadar Artvin ve İstanbul’un adı geçse de, şu anda konuşulan şehirler bir spekülasyondan öteye geçmiyor. Ancak üretim bölgelerine yakın olacağı bildiriliyor. Enerji Bakanı Taner Yıldız, geçen yıl yaptığı bir açıklamada “yer belli değil. 2 yıldan önce de belli olmaz” demişti. 

 Nükleere yerli ve yabancı ortak aranıyor

Al-Monitor’un edindiği bilgilere göre, Akkuyu Nükleer Santralının yüzde 100 hissesini elinde bulunduran Rusya, yüzde 49 hisseyi yerli ve yabancı ortaklığa açacak. Türkiye’den 4-5 büyük şirketle ve bazı yabancı şirketlerle görüşmeler devam ediyor. Ayrıca Ankara Sanayi Odası da organize sanayi bölgelerindeki üyeleri adına Akkuyu’nun 4 ünitesinden birini işletmeye talip oldu. Rusya, Türkiye’de inşa etmek istediği yeni santrallere de yerli ve yabancı ortak almayı düşünüyor.

Akkuyu Santralında Türkiye’nin kamu payı bulunmuyor. Sinop’ta ise Türkiye’nin kamu kuruluşlarından EÜAŞ (Elektrik Üretimi Anonim Şirketi) yüzde 49 ortak olacak. Ancak EÜAŞ elinde en fazla yüzde 25-30 hisse bulunduracak. Kalan kısmı özel sektör şirketlerine devredecek.

Japonların elinde yüzde 51 hisse bulunacak. Japonya, Fransızlarla ortaklık kuracak. Ancak yüzde 51’lik hisse içerisinde Fransa’nın ağırlığı bulunmayacak. Enerji Bakanı Taner Yıldız, geçen yıl Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Lokalinde gerçekleştirdiği basın toplantısında, Türkiye’nin hisselerinden Fransa’ya pay vermeyi düşünmediklerini söylemişti.

Türkiye, Sinop Santralında ana muhatap olarak Japonya’yı görmek istiyor. Zaten Hükümetler arası anlaşma da Japonya ile imzalanmıştı. Ancak Japonya’nın Fransız şirketleri GDF ve AREVA ile yapacakları işbirliği de yakından izleniyor. Fransız şirketler yatırım ve işletme süreci içerisinde yer alacak.

Fukuşima tedbiri

Fukuşima’daki nükleer faciadan sonra Akkuyu’ya yapılacak Türkiye’nin ilk nükleer santralinde ek tedbirler alınıyor. Gerekli araştırmaların yapılması, güvenliğin artırılması için inceleme ve proje aşaması bir yıl uzatıldı. İnşaatın gecikmesindeki temel etkenlerden biri bu. Akkuyu ve Sinop’ta deprem, sel gibi doğal afetlere veya santralin üzerine uçak düşmesi gibi kaza ihtimallerine karşı güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarılacak.

Santraller 9 büyüklüğünde bir depreme dayanıklı olacak ve 60 yıl faaliyet gösterecek.

Teknoloji transferi

Nükleer santral yapımı Türkiye’nin uzak olduğu bir teknoloji ile tanışmasını sağlayacak. Nitekim son 3 yılda Türkiye’den 217 öğrenci nükleer eğitim için Rusya’ya gitti. Bu sayı 600’ü bulacak ve eğitim alan gençler Akkuyu’da görev alacak.

Sinop’taki santralın ana moderatörlüğünü Japon ve Türk mühendisleri birlikte yapacak. Santralın inşası sırasında yaklaşık 18 milyar dolarlık iş Türkiye’deki hizmetlerle karşılanacak. Bu sayede Türkiye sanayisinin lig atlayacağına dikkat çekiliyor. Nükleer santralin 515 bin parçasından yüzde 80-90’ının 10-15 yıl sonra Türkiye sanayisi tarafından üretilebileceği belirtiliyor.

Türkiye’ye Akkuyu ile 20 milyar dolar, Sinop ile 22 milyar dolar olmak üzere toplam 42 milyar dolarlık yatırımı yapılacak. Bu rakamlar Türkiye’nin bir kalemde aldığı en büyük dış yatırım olma özelliği taşıyor.

More from Mehmet Cetingulec

Recommended Articles