Ana içeriğe atla

Mısır seçimlerini milyonlar boykot edecek

Sisi kolay bir seçim zaferi beklerken, boykot kampanyası Sabahi’nin şansını azaltabilir. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Egyptians hold pictures of Egypt's presidential candidate and former army chief Abdel Fattah al-Sisi as they wait to cast their votes for the presidential election at the Egyptian embassy in Riyadh May 15, 2014. Egyptians living outside the country on Thursday began voting in the presidential election, which will be held on May 26-27 in Egypt. REUTERS/Faisal Al Nasser (SAUDI ARABIA - Tags: POLITICS ELECTIONS) - RTR3PAN1

KAHİRE — Muhammed Mursi yandaşlarının başkanlık sarayı önünde muhaliflere işkence edip öldürmesine, polis ve askerin bunu sessizce izlemesine tanıklık etmemden tam 10 gün sonra 15 Aralık 2012’de Müslüman Kardeşler’in yeni anayasası referanduma sunulmuştu. Milyonlarca kişi referandumu boykot ederken Anayasa yüzde 63 oyla kabul edildi.

Referandumda 52 milyon kayıtlı seçmenin yalnızca 16,7 milyonu sandığa gitti. Yani anayasayı şiddetle eleştiren boykotçuların yarısı “hayır” oyu kullanmış olsaydı, anayasanın reddedilmesi işten bile değildi. Böylece kibirli Müslüman Kardeşler hareketi hizaya getirilebilir ve Mısır siyasetinin yönü değişebilirdi. Oysa o tarihten altı ay sonra Mursi, askeri darbeyle devrildi, ülke yeni bir kargaşa ve ihtilaf ortamına tepetaklak saplandı.

Şimdi yeni bir cumhurbaşkanlığı seçimi yaklaşırken, milyonlarca insan fikir ve siyasi taktiklerini  değiştirmemiş görünüyor,  boykotta ısrar ediyor. Bu kez boykotçuların çoğu, Müslüman Kardeşler’den. Hareketin 2012 seçimlerinin ilk turunda Mursi’yi 6 milyon oyla desteklemiş sağlam bir seçmen kitlesi var. Selefilerin çoğunluğu, devrimci 6 Nisan Hareketi ve gençleri kapsayan başka kesimler de boykotçuların arasında yer alıyor.

Müslüman Kardeşler seçimi boykot edeceğini teyit etmesine rağmen, isimsiz emniyet yetkililerine dayandırılan bazı haberler, hareketin Hamdin Sabahi’yi desteklemek için gizlice plan yaptığını iddia ediyor. Bu haberlerin Sabahi'yi Müslüman Kardeşler ile bağlantılı gibi göstermeyi amaçlayan karalama girişimi olduğundan şüpheleniliyor.

Öte yandan, Mısırlılar 26-27 Mayıs'ta sandık başına gittiğinde Abdül Fettah El Sisi'nin Müslüman Kardeşler'in 2012'deki anayasası kadar kolay bir zafer kazanması bekleniyor. Mursi'yi 3 Temmuz 2013'te deviren Sisi, sokaklarda ve sosyal medyada hiç şüphesiz ki sert eleştiriler ve hızla yükselen kuşkularla karşı karşıya. Ancak sesi gür çıkan bu muhalefetin yalnızca önemsiz bir bölümü, pratikte oya tahvil ediliyor. Öte yandan Sisi'nin cumhurbaşkanlığı yarışında tek rakibi olan Nasırcı Sabahi, yükselen boykot kampanyasının bedelini ağır ödeyecek gibi görünüyor.

Al-Monitor, Kahire şehir merkezinde Ahmet Abdülhadi (31) ve Amr Muhammed (29) ile görüştü. Uluslararası çapta tanınan bilgi teknolojileri firmalarında çalışan bu iki Selefinin hiçbir siyasi aidiyeti yok. Ancak her ikisi, yaygın olarak öne sürülen bir dizi gerekçeyle Sisi'yi, Sabahi'yi ve seçim sürecini boykot etmeye kararlı.

Muhammed duruşunu şöyle anlatıyor: “Ben tek bir şahsın konumunu sağlama almak için kurulan bu tiyatroda asla yer almam. Bu seçim, Mısır'ın demokratik olduğunu iddia edebilmek için sahnelenen bir şovdan ibaret. Ama gerçekte, binlerce insanı katleden ve her iki adayın rıza gösterdiği bir askeri darbenin devamıdır.”

Muhammed, Sabahi'nin televizyonda yaptığı bir açıklamaya atfen şöyle devam ediyor: "Sabahi’nin Mursi yanlısı oturma eylemleri dağıtılırken binlerce masum insanın öldürülmesine onay vermesi, Sisi’ye hizmet ediyor. Sabahi’nin de aynen Sisi’ye hizmet ettiğini düşünüyorum. Müslüman Kardeşler’in silahlı oturma eylemlerine ise müdahale gerçekten gerekliydi ve Müslüman Kardeşler liderleri de orada dökülen kanın sorumluluğunu kabul ediyor.”

Abdülhadi de benzer şekilde düşünüyor ama Sabahi kazansa dahi geleceğe derin bir inançsızlıkla bakıyor: “Sisi'ye karşı olduğunu iddia eden Sabahi'ye güvenemiyorum. Bence o da iktidara gelip orada kalmak istiyor. Muhalefetin ve devrimin temsilcisi diye ona oy verirsem, iktidara geldiğinde koltuğunu sağlama almak uğruna orduyu memnun etmek için elinden geleni yapar,  gerekirse devrimin taleplerini, devrimin kurbanlarını bile terk eder diye düşünüyorum.”

Abdülhadi, dostları, akrabaları ve iş arkadaşları arasında her 10 kişiden altısının, Muhammed de kendi çevresinde her 10 kişiden sekizinin boykotçu olduğunu söylüyor.

Mursi ve icraatını hâlen şiddetle eleştiren bu iki genç adam, muhalefetin cumhurbaşkanlığı için tek umudu olan Sabahi'yi de fırsatçı olarak görüyor. Onlara göre Sabahi’nin seçimlere katılmasının tek amacı, Sisi'nin müstakbel cumhurbaşkanlığı için muhalefet lideri olarak kendine isim yapmak.

Mursi döneminde Müslüman Kardeşler'e birçok dava açan ve hareketin amansız düşmanlarından olan avukat Abdülsettar El Balşi ise bu görüşe katılmıyor: “Sabahi cumhurbaşkanı olmaya çalışıyor ve yapması gerekeni yapıyor. Bu, kesinlikle onu fırsatçı yapmaz. Kendisi bir muhalefet lideridir ve yıllarca farklı iktidarlara karşı etkili siyasi faaliyetlerde bulunmuş biri olarak bunu kanıtlamak durumunda değil.”

Boykotçuların tutum ve planlarını gözden geçirmesi gerektiğini düşünen Balşi, şöyle devam ediyor: “Varsayalım ki Sabahi iktidara geldi. Kendisine yönelik muhalefetin ne denli güçlü olduğunu çok iyi bilecek, bilhassa da Müslüman Kardeşler ve askerin desteğinden mahrum olduğunu bilecek.” Balşi'ye göre boykotçular, kaç kere kaybederlerse kaybetsinler hiç değişmeyen katı tutumlara sahip.

Duruşlarını gözden geçirip fikir değiştirenler ise katı boykotçulara kıyasla Mısır'daki siyasi ortamı daha derin ve kapsamlı bir şekilde değerlendirmiş görünüyor.

Ocak 2011 devriminden bu yana boykotun yılmaz savunucularından olan Devrimci Sosyalist Hareket'in önde gelen ismi Tarık Şalabi, fikir değiştirenler arasında. Sabahi'ye oy vereceğini söyleyen Şalabi,  Al-Monitor’a şöyle konuşuyor: “Hamdin Sabahi'yi desteklemiyorum, onun için kampanya yaptığım da yok. Sadece oyumu ona vereceğim. Tüm boykotçuları da aynısını yapmaya çağırıyorum. Bu sefer seçimlere katılacağım. Bundan önce boykot ettiğim her seçim için duruşumun arkasındayım, ama bu kez durum farklı.”

Şalabi’ye göre Sisi'nin cumhurbaşkanı olması, devrimci cephe ve genel olarak muhalefet için nakavt anlamına gelecek: “Eskiden sokak seçeneği vardı, ama şimdi oyunun kuralları değişti. Gösteri yasası katı bir şekilde uygulanıyor, devrimci liderler hapiste ve Sisi hiçbir protesto ya da oturma eylemine müsamaha göstermeyeceğini açıkça söylüyor. Sisi iktidara geldiğinde şu an yaşadığımız sıkıntılar misliyle artacak. Ezici bir çoğunlukla kazanmasına izin verirsek, ona bunu yapması için daha da iyi bir fırsat vermiş olacağız. Seçimleri boykot ederek de aynen bunu yapmış oluruz.”

Şalabi'ye göre Sabahi oyların yüzde 15'ini alırsa “Bu, kendini kanıtlamış bir muhalefetin asgari tabanı olacak. Bizler de bunun üzerinden birleşip güç kazanabiliriz.”

Şalabi sözlerini şu soruyla bitiriyor: “Temmuz 2013’te 4 milyon insanın sokağa çıkıp Sisi’ye yetki vermesi, Sisi rejimini bu kadar cüretkâr yaptıysa şimdi oyların ezici çoğunluğunu alınca neler yapar?”

More from Mohannad Sabry