Ana içeriğe atla

Kürtlerdeki duygusal kopuş

Kendine dokunan yolsuzluk soruşturmasında yüzlerce polisi açığa alarak ‘aşırı yetki’ kullanabilen hükümet, 34 kişinin öldüğü Roboski katliamının hesabını 2 yılda göremedi. Devlet Kürt vekillerle ilgili adaleti de tesis edemedi. Bu iki olay da Kürtlerin duygusal kopuşunu hızlandırdı.

Kurdish people chant slogans during a march on December 28, 2013 in Istanbul marking the second anniversary of the December 28, 2011 killing of 34 Turkish-Kurdish civilians working as smugglers at the Turkey-Iraq border in a botched raid by Turkish military jets, known as the Roboski strike, that mistook the group for Kurdistan Workers' Party (PKK) militants. AFP PHOTO / OZAN KOSE        (Photo credit should read OZAN KOSE/AFP/Getty Images)

“Kürtler duygusal olarak Türkiye’nin bütünlüğü fikrinden giderek kopuyor.” Kürt meclislerinde bu tespiti sıklıkla duyar hale geldik. En son Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Aysel Tuğluk, kaçakçılığa giderken insansız uçaklarla izlenen ve PKK’lı zannedilerek sınır bölgesinde öldürülen Roboskili 34 gencin anıldığı törende “Roboski bir kırılma noktasıdır. Bir kez daha Kürt halkı bir sorgulamaya gitmiştir. Duygusal bir kopuşu yaşamıştır Roboski katliamında” diyerek Kürtlerdin hali pür melaline dikkat çekti.

Devlet, 28 Aralık 2011’de Uludere’ye bağlı Roboski köyü yakınlarında işlenen katliamın hesabını 2 yılda veremedi. Daha da fecisi, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait F-16’larla paramparça edilen gençlerden Vedat Encü’nün halası Miran Encü kahrından öldü! 42 yaşındaki Encü 28 Aralık’taki anma töreni sırasında kalp krizi geçirdi ve kaldırıldığı hastanede kurtarılamadı. Herkesin dilindeki teşhis birdi: ‘Kalbi dayanamadı.’ Kürtleri, TBMM’de 2 yıl boyunca planlanmış 1937’deki Dersim Katliamı’yla zihinlerine kazınmış “Devlet bize düşman” mottosundan çıkartacak köklü adımlar beklenirken devlet kamuoyunun önüne 34 kişinin ölümünden sorumlu bir tek zanlı çıkartabilmiş değil.

Demirtaş: Vur emri Erdoğan’dan

Kabine üyelerine kadar uzanan rüşvet-yolsuzluk soruşturmasına engel olmadıkları için 17 Aralık’tan beri yüzlerce üst düzey yetkiliyi açığa alacak kadar kamu otoritesini kullanabilen hükümetin Roboski’de tek bir kişiye dokunmaması sadece iktidarın Kürt sorununun çözümündeki samimiyetinin sorgulanmasına yol açmıyor aynı zamanda şu soru etrafındaki kuşkuları arttırıyor: “Yoksa vur emrini Başbakan Tayyip Erdoğan mı verdi?”

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish