Ana içeriğe atla

El Kaide tehdidi Suriye’den Irak Kürdistanı’na sıçrıyor

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi, Suriye savaşının kendi topraklarına sıçramasını önlemeye çalışıyor.
A woman stands beside the coffin of a Kurdish People's Protection Units (YPG) soldier who died fighting the al-Qaeda linked Islamic State of Iraq and the Levant, and Islamist Syrian rebel group Jabhat al-Nusra in Qamishli November 14, 2013. Picture taken November 14, 2013. REUTERS/Massoud Mohammed (SYRIA - Tags: POLITICS CIVIL UNREST CONFLICT) - RTX15H58

WASHINGTON -- Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin (KBY) Başbakanı Neçirvan Barzani, Kürdistan hükümetinden Suriye’ye cihada giden Kürtleri araştırmaya yönelik bir komite kurulmasını istedi. KBY, Avrupa ülkelerinin de karşılaştığı bir sorunla karşı karşıya: Suriye’deki cihat, El Kaide’yi sadece Avrupa’nın değil, Erbil’deki 26 Eylül saldırısının da gösterdiği gibi Irak Kürdistanı’nın da kapısına getirdi.

Basında çıkan haberler, bazı İslamcı Kürt savaşçıların Süleymaniye vilayetindeki camilerde devşirildiğine işaret ediyor. Halk Savunma Birlikleri (YPG), Irak Kürdistan bölgesinden gelen birkaç Kürdü Suriye’de ele geçirdi. Temmuzda Kürt televizyonu ele geçen üç İslamcı Kürt ile yapılan bir röportaj yayımladı.

İslamcı Kürt savaşçıların çoğu, İran sınırına yakın Süleymaniye vilayetindeki İslamcı kalelerden geliyor. Süleymaniye’nin Halepçe kenti 1960’lardan beri Kürt İslamcılarının geleneksel kalesi oldu.

İlk Kürt İslamcı partisi olan Kürdistan İslami Hareketi (KİH) de Halepçe’de kuruldu ve Anfal soykırım kampanyasına tepki olarak 1987’de Irak hükümetine karşı kutsal savaş ilan etti. Ancak KİH’in Kürt hükümetine katılmasıyla birlikte bu hareket parçalandı. Bunun neticesinde, birkaç Kürt cihatçı grup ortaya çıktı ve bunlar Halepçe’nin bazı kesimlerini kontrol eder hâle geldi. Mart 2003 ‘te ABD Özel Kuvvetleri ve Kürt savaşçılarından oluşan ortak bir birlik, Ensar El İslam isimli Kürt İslamcı grubunu bölgeden çıkardı. Grubun militanları İran’a kaçtı. Bundan sonra grup genelde Irak Kürdistan bölgesinin resmi sınırları dışında faal oldu.

O günden bu yana, İslamcı Kürt partilerinin çoğu sistem içinde faaliyet göstererek ılımlılaştı ve hedeflerine siyasi yollardan ulaşmaya çalıştı. Fakat Suriye’deki savaş, Kürt gençlerine tekrar silahlı cihada yönelme ve El Kaide bağlantılı Nusra Cephesi’yle Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) gibi gruplara katılma fırsatı sundu. Legal Kürt İslamcı partilerden Kürdistan İslamcı Grubu (KİG), üyeleri Suriye’deki cihada sempatiyle baksa da cihatla arasına mesafe koymaya çalıştı.

Süleymaniye’de yaşayan ve Kurdistan Tribune gazetesine Suriye’deki Kürt cihatçılar üzerine yazı yazmış olan Kürt gazeteci Mümin Zelmi, konu hakkında Al-Monitor’a şöyle diyor: “Halepçe halkı uzun yıllar adaletsizliğe, zalimlere ve despotizme karşı mücadele verdi. Bana göre bu kentteki insanlar, özellikle de gençler, Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ın kendi halkına uyguladığı şiddeti gördükçe zavallı Suriyelilere cihat yoluyla Esad rejimine karşı yardım etmek istiyor.’’

Kürt güvenlik güçleri, 18 Kasım’da ilk defa Türkiye’den dönen bir Kürt cihatçıyı Süleymaniye havaalanında tutukladı.

Terörle mücadele kuvvetlerinin başı Şeyh Lahur Cengi, Kürtlerin Şam rejimine karşı savaşmak için Suriye’ye gittiğini teyit ederek şöyle diyor: “Bu genç Kürtler önceden eğitiliyor. Hatta kimisi intihar etmek üzere eğitiliyor. Sadece Kürdistan’da değil Suriye’de de bu terörist gruplar hakkında bilgi toplamak için elimizden geleni yapıyoruz.”

Hükümet, bir karşı tedbir olarak Suriye’de öldürülmüş ve aileleri tarafından memleketlerinde gömülmek istenen Kürt cihatçılarına cenaze töreni yapılmasını yasakladı. Bunun yanı sıra KBY Evkaf Bakanlığı, imam ve vaizlere cihada gitmemeleri için gençleri uyarma talimatı verdi.

Kürt milliyetçisi partiler arasında Irak Kürdistan hükümetinde güç paylaşımı ve Suriye’deki Kürt bölgesinin kontrolü üzerinde gerilim ve rekabet yaşansa da El Kaide’ye bağlı gruplar, Irak, Türkiye ve Suriye’deki farklı Kürt partileri arasında ayrım yapmıyor ve hepsini tehdit olarak görüyor.

Kürtleri hedef alan intihar eylemleri ve silahlı saldırılar sadece Irak’ta değil Suriye’de de yaşanıyor. Öte yandan, Kürt milliyetçisi partiler de Irak, Suriye ve Türkiye’de cihatçı ve İslamcı gruplarla, ayrıca İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı mücadele ediyor.

IŞİD tarafından Soranice yayımlanan bir görüntü kaydında, Kürt savaşçı Ebu Haris El Kürdi şu ifadeyi kullanıyor: “Bu silahlarla Kürdistan’a döneceğiz ve Kürdistan Demokrat Partisi, Kürdistan Yurtseverler Birliği ve KBY güvenlik güçlerinden herkesi öldüreceğiz.’’

Ebu El Makdisi El Kürdi ve Şakir Faik Hama Emin adlı iki Kürt, Irak istihbaratının Kerkük’teki karargâhına 4 Aralık’ta gerçekleşen IŞİD saldırısında yer aldı. Bunun da ötesinde bazıları, 26 Eylül Erbil saldırısına da Kürtlerin karışmış olduğunu söylüyor.

Kürdistan İşçi Partisi’nin (PKK) siyasi yürütme kolu Kürdistan Topluluklar Birliği’nin (KCK) sözcüsü Zagros Hiva, Al- Monitor’a Türkiye’deki Kürt hareketinin İslamcı gruplara karşı mücadele konusunda uzun bir geçmişe sahip olduğunu söyledi. Ayrıca Türk hükümetini Suriye’deki Kürtlere karşı savaşan cihatçı grupları desteklemekle suçladı.

Hiva, KBY’nin Suriye’nin Kürt bölgelerinde cihatçı grupların yaptıklarına ve Irak’ta Kürt gençlerin devşirilmesine göz yummuş olabileceğini belirtip şöyle devam etti: “Ya da belki de bu gidişatın tehlikesini yanlış hesapladılar. Ancak Erbil ve Kerkük saldırıları, bu grupların hiçbir kişiye veya politik gruba merhamet göstermediğini göstermiş oldu.”

Hiva sözlerini şöyle tamamladı: “Cihatçı gruplar tarafından Güney Kürdistan’daki Kürtlere yapılan her saldırı aynı zamanda KCK’ya yapılmıştır. KCK, İslam dininin siyasi çıkar için istismar edilmesini güçlü bir şekilde kınıyor ve 40 yıllık mücadelesinde her zaman yaptığı gibi bu konuda gerekli önlemleri almaya hazırdır.”

More from Wladimir van Wilgenburg (Iraq Pulse)