Ana içeriğe atla

Gazze'ye Destek Ziyaretleri Gitgide Azalıyor

Mısır’ın ablukayı sıkılaştırması, uluslararası dayanışma heyetlerinin Gazze’ye girişini zorlaştırıyor ve yaşamsal önemde tıbbi malzemenin bölgeye akışını engelliyor.
Palestinian children hoping to cross into Egypt, look out of a bus window at the Rafah crossing between Egypt and the southern Gaza Strip October 8, 2013. Egypt partially reopened its border crossing with the Gaza Strip for four days on Tuesday for the humanitarian needs of patients seeking treatment, and students studying outside of Gaza, a Palestinian official said. REUTERS/Ahmed Zakot (GAZA - Tags: POLITICS TPX IMAGES OF THE DAY SOCIETY IMMIGRATION) - RTX143OA

GAZZE -- Hamas yetkilileri, eskiden Gazze Şeridi’ni ziyaret edecek destekçilerden zor bulunan bazı ilaç ve malzemeleri getirmesini isterdi. Filistin yanlısı aktivistler, milletvekilleri ve eski diplomatlardan oluşan ve daha çok Müslüman ülkelerden gelen yabancı ziyaretçiler de Hamas yetilileriyle görüşür ve iade-i ziyaret davetleri yapardı. Görüşmelerde Müslüman ve Avrupa ülkelerinde Gazze'ye yönelik desteği arttırma planları yapılırdı.

Ne var ki Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin temmuzda devrilmesinden bu yana bu tür heyetler artık Gazze’ye gelmiyor, Hamas liderleri de Gazze’den çıkmakta zorlanıyor. Mısır’ın Refah Sınır Kapısı’nda uyguladığı kısıtlamalar, abluka altındaki Gazze'ye gönderilen uluslararası yardımları da vurdu. Hamas hükümetine bağlı Heyet Karşılama Komitesi’ne göre Mursi devrilmeden önce, sadece haziranda Gazze'yi  27 heyet ve 340’tan fazla dayanışma aktivisti ziyaret etti.

Hamas Dışişleri Bakanlığı'nın basın sorumlusu Âlâ El Bata, 30 Haziran Mısır devriminin ardından Gazze'ye gelen yabancı heyetlerin sayısında ciddi düşüş olduğunu Al-Monitor'a doğruladı ve şu bilgiyi verdi: "Eskiden ayda en az 25 heyet ağırlardık, ama örneğin son iki ayda hiçbir ziyaret olmadı."

Bu heyetler yalnızca insani yardım ve tıbbi malzeme getirmekle kalmayıp uluslararası toplumun dikkatini kuşatma altındaki Gazze'ye çekmeye çalışırdı. İsrail, ablukayı Mısır’ın da yardımıyla 2007’den beri uyguluyor.

Al-Monitor'un telefonla ulaştığı Gazze Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşref El Kedra konuya ilişkin şöyle konuştu: "Bu yılın ilk yarısında ihtiyacımız olan ilaçları getiren 60’ı aşkın tıbbi heyet ağırladık. Heyetler, durumu kritik olan ve normalde dışarıda tedavi edilmesi gereken bin hastanın ameliyatını da gerçekleştirdi." Hastanelerde acil müdahale gerektiren vakaların arttığını söyleyen Kedra, Refah Kapısı’nın sürekli kapanması yüzünden ne hastaların yurt dışına götürülebildiğini ne de onları ameliyat edecek yabancı doktorların Gazze’ye gelebildiğini belirtti.

Gelen heyetler, yerel sivil toplum kuruluşlarının yoksul ailelere ve eğitim kurumlarına yönelik küçük projelerine maddi destek de sağlıyordu. Heyetlerin bazı ufak projeler için hükümete fon verdiğini bile söyleyen Bata "Bu yardımlardan mahrum kalmak kesinlikle büyük bir kayıp." şeklinde konuştu.

Hamas Hükümet Sözcüsü İhab Hüseyin de ablukanın ağırlaşmasına işaret ederek dayanışma heyetlerinin yardımına acilen ihtiyaç duyduklarını belirtti. Al-Monitor'un sorularını makamında yanıtlayan Hüseyin şöyle konuştu: "Mübarek zamanında, tüneller normal seyrinde faaliyet gösteriyordu. İşler hiç bu kadar kötü olmamıştı. Şu an bu heyetlere resmen muhtacız."

Uluslararası desteğin sadece maddi değil, manevi değer de taşıdığını belirten Hüseyin, insanların İsrail-Mısır kuşatmasıyla dünyadan koparılan Gazzelilerin dramını bilmesi gerektiğini vurguladı ve yabancı destekçilere şöyle seslendi: "Desteklerini takdir ediyoruz ve onları daha önce yaptıkları o fevkalade işlere devam etmeye çağırıyoruz."

Hüseyin’in bu çağrısı, Başbakan İsmail Haniye'nin 19 Ekim'deki konuşmasıyla aynı doğrultuda. Haniye, Filistin yanlısı aktivistlere seslenerek ablukayı delme girişimlerinin yeniden başlamasını istemişti. Haniye, mevcut krizin sadece Mısır’ın Gazze sınırındaki tünelleri yıkmasından kaynaklanmadığını, dayanışma konvoylarının Refah'tan geçememesinin de bunda payı olduğunu vurgulamıştı.

Son beş yılda çok sayıda filo ve yabancı heyet Gazze'yi ziyaret etti, ama bunlardan sadece mayıs 2010'daki Mavi Marmara gemisi uluslararası toplumda geniş yankı uyandırdı. Gemiye uluslararası sularda saldıran İsrail komandoları 9 aktivisti öldürmüştü. Bu olaydan sonra artan uluslararası baskılar nedeniyle İsrail ablukayı bir nebze gevşetmişti.

Süren Faaliyetler

Gazze'ye girişin zorluluklarına karşın, topyekûn abluka yine de tüm aktivistleri engelleyemiyor. Son olarak, uluslararası toplum ve Filistin’in ortaklaşa başlattığı “Gazze’nin Gemisi” girişimi, Gazze’den yurt dışına bir gemi göndermeyi planlıyor. Proje kapsamında büyük bir balıkçı teknesi yük gemisine dönüştürülecek ve Gazzeli üreticilerin malları yurt dışındaki alıcılara taşınacak. Geminin 2014 baharında yola çıkması bekleniyor. Bunun öncesinde ise Gazze’den ve Filistin'in diğer bölgelerinden muhtelif üreticiler ile dünyanın dört bir yanından alıcılar arasında irtibat sağlanıyor. Ödemeyi peşin yapan alıcılara ürünleri Gazze'nin Gemisi ulaştıracak.

Projede çalışan aktivistlerden biri olan Ehab Lotayef, İsrail'in teknenin Gazze sularından çıkışını engelleme ihtimaline karşılık Gazze'nin Gemisi'nin silahsız ve barışçıl bir gemi olduğunun altını çizdi. Montreal’de yaşayan Kanada-Mısır vatandaşı bir mühendis olan Lotayef, Al-Monitor'a internet üzerinden şu açıklamayı yaptı: "İlerleyen aylarda, İsrail’in sivil teknelere güç kullanıp korsanlık yapmasına karşı uluslararası baskıyı arttırmak için çok çalışacağız. Dünya çoktandır bu konuda tavır koymalıydı. İsrail’in bizim gemiyi durdurmak, gemiye veya içindeki mallara el koymak için hiçbir gerekçesi olamaz.”

Gazze'ye dayanışma heyetleriyle gelmiş olan bazı aktivistler ise burada kalmayı tercih ederek ek faaliyetlerde yer alıyor. “Tahrir 4” heyetiyle mart 2011'de Gazze’ye gelen Amerikalı Joe Catron da eğitim kurumlarında ders vererek ve uluslararası basına haber geçerek aktivistliğini sürdürüyor. Catron, Al-Monitor'a yaptığı açıklamada, Mısır'daki Mübarek yönetiminin devrildiği 11 Şubat'tan sonra Refah üzerinden Gazze'ye gelen ilk heyette yer aldığını belirtti.

Catron, Mursi hükümetinin serbestlik politikası sırasında Gazze’nin bir “dayanışma turizmi” akınına uğramasından endişe edildiğini anlattı ve şunu ekledi: "Mısır’ın şu anki askeri yönetiminin uyguladığı felç edici kısıtlamalar, durumu tamamen değiştirdi."

İspanyol aktivist Maria del Mar (65) ise Gazze ablukasını 2008’de ilk kez delen filoda yer almış. Birkaç gün önce Refah’tan geçerek beşinci kez Filistin’e gelen Del Mar, bu seyahatin şimdiye kadarkilerin en zoru olduğunu belirtti. Del Mar Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Daha katı prosedürlerin uygulandığı açık. Giriş izni alana dek Mısırlı yetkililere bir sürü belge sunmam gerekti.”

Catron’a göre aktivistler, Mısır tarafından uygulamaya konan katı düzenlemelere dikkat çekmekle kalmamalı, Gazze’ye yönelik ablukanın ve dolayısıyla Gazze’de şu an yaşanan krizin baş sorumlusu olan İsrail’i de baskı altında tutmalı. Catron sözlerini şöyle tamamladı: “Filistin dayanışma aktivistleri, abluka karşıtı çabalarını yalnızca Mısır’ın uyguladığı ticaret ve seyahat kısıtlamalarına odaklarsa hata eder.”

Abeer Ayyoub, Al-Monitor'ün Filistin'in Nabzı bölümünün yazarlarından biridir. Gazze İslam Üniversitesi İngiliz Edebiyatı bölümünden mezun olan Ayyub, önce insan hakları alanında araştırmacı olarak çalışmış, gazeteciliğe geçiş yaptıktan sonra çalışmaları El Masri, El Yum, El Cezire ve Haaretz gibi medya kuruşlarınca yayımlanmıştır. Twitter Hesabı: @Abeerayyoub

More from Abeer Ayyoub

Recommended Articles