Ana içeriğe atla

Müslüman Kardeşler Son Kartını Mı Oynuyor?

Al-Monitor yazarları, Mısır’daki kanlı haftayı değerlendiriyor.

A protester supporting ousted Egyptian President Mohamed Mursi carries an injured demonstrator (R) during clashes outside Azbkya police station at Ramses Square in Cairo, August 16, 2013. About 50 people were killed in protests in Cairo on Friday, security officials said. Thousands of supporters of deposed President Mohamed Mursi have been staging nationwide protests against a security crackdown on Islamists. REUTERS/Amr Abdallah Dalsh  (EGYPT - Tags: POLITICS CIVIL UNREST TPX IMAGES OF THE DAY) - RTX12NQA

Bu makale yayıma girdiği sırada Mısır’da güvenlik güçleri ve Müslüman Kardeşler arasındaki kanlı çatışmalar, gelen haberlere göre yaklaşık 700 kişinin hayatına mâl olmuş, 4 binden fazla kişinin de yaralanmasına yol açmıştı.

Wael Nawara, Al-Monitor için geçtiğimiz hafta yazdığı makalede Mısır’da dökülen kandan Mısır yönetimini değil, Müslüman Kardeşler’in “araziyi yakma” taktiğini sorumlu tuttu. İki taraf arasında çatışmanın süreceğini öngören Nawara şöyle yazdı: “Müslüman Kardeşler’in birçok önderi, destekçilerine o şairane dille anlattıkları şehadetten uzak, güvenli noktalarda gizleniyor. Hâl böyleyken, çatışmanın kısa sürede sonlanmasını beklememek lazım. Müslüman Kardeşler unsurları, ülkenin her köşesinde belki de son kartlarını oynuyor. Yani kargaşayı yaygınlaştırma ve ülkeyi iç savaşa sürükleme kartını. Bunu başarmak için tüm numaralarını ortaya döküyorlar. Dini kartın oynanması, Yukarı Mısır’daki kiliselerin, Hristiyan misyoner okullarının ateşe verilmesi ve Hristiyan evlerine, dükkânlarına saldırılar düzenlenmesiyle başladı. Amaç, geniş çaplı dinsel çatışmaları başlatmaktı. Diğer önemli bir kart, güvenliğin çökmesiydi. Bunu sağlamak için Müslüman Kardeşler mensupları ve diğer İslamcılar, birkaç polis merkezine baskın düzenlemeyi başardılar ve oradaki tutukluları serbest bırakıp silahları çaldılar. Yönetimin buna karşı aldığı tedbir, bir ay süreyle olağanüstü hâl ilan edip gece sokağa çıkma yasağı uygulamak oldu.”

Nawara’ya göre çatışmanın özü, Mısır’ın sadece “kim tarafından yönetileceği” değil, hangi yapının yönetileceğidir: Mısır devleti mi, yoksa Müslüman Kardeşler devleti mi?

Zenobia Azeem ise karamsar satırlarında, çatışmanın Mısır’ın bütünlüğüne mâl olduğunu vurguladı: "Müslüman Kardeşler’in seçim zaferini ‘düzeltme’ girişimi, Mısır için tehlikeli olabilir ve ülkeyi geriye götürebilir. Birçok Mısırlının gözünde olup bitenler, devletin bütünlüğü adına Müslüman Kardeşler’e karşı yürütülen bir mücadele. Ancak şunu da hatırlamakta yarar vardır ki bu kesimin korumak istediği devlet, 2011 devriminde yıkılması amaçlanan ve yerine tüm Mısır halkı için hak, özgürlük ve haysiyet temelinde demokratik ve sivil bir yönetimin tesis edilmesi istenen devletin ta kendisidir.”

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish