Ana içeriğe atla

Bağdat’tan Iraklı Kürtlere Silah İade Davası

Irak Savunma Bakanlığı, Saddam döneminden kalma silahları iade etmediği gerekçesiyle Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ne dava açtı.
Saddam Hussein (R) stands with his guards behind him at an artillery
piece during the Iraq-Iran war in this undated file photo. The picture
is among exhibits at The Leader's Museum in Baghdad. British Prime
Minister Tony Blair published a dossier on Iraq's weapons programme on
Tuesday which claimed Saddam could launch weapons of mass destruction
at just 45 minutes' notice and was seeking to build a nuclear
capability. REUETRS/Handout

FK - RTRB072

Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin (KBY) hiç beklemediği bir adımı atan Irak Savunma Bakanlığı, KYB Başbakanı Neçirvan Barzani ve Peşmerge Bakanı Cafer Mustafa’ya Karkh Birinci Derece Mahkemesi’nde dava açtı ve yargıç önüne çıkmalarını istedi. Dava, Saddam Hüseyin rejiminin 2003’te çökmesiyle elde edilen silahların büyük bir bölümünün hâlâ Peşmerge’nin elinde olduğu iddiasıyla açıldı.

Peşmerge Bakanlığı, hâlihazırda elinde bulunan hafif, orta ve ağır silahları iki aşamada elde ettiğini çeşitli vesilelerle ifade etmişti. Buna göre ilk aşama, Irak’ta 1991’de patlak veren isyanların akabinde gerçekleşti. Bu olaylar Iraklılar tarafından Şaban İntifadası olarak anılırken, Kürtler tarafından Ulusal Ayaklanma olarak adlandırılır. İsyan sırasında Irak şehirlerinin çoğu rejim güçlerinden kurtarılmıştı. Ancak yönetim daha sonra bu bölgelerde- üç Kürt şehri Erbil, Süleymaniye ve Dohuk hariç- hâkimiyeti tekrar ele geçirdi. Kürt Peşmergelerin silahları ele geçirmesini ikinci aşaması ise 2003’te ABD öncülüğünde Irak’a açılan savaş neticesinde Saddam Hüseyin rejiminin düşmesinin akabinde gerçekleşti.

Savaş başladığında Kerkük ve Musul’da konuşlanmış olan eski Irak ordusunun Birinci ve Beşinci Alaylar’ı, 9 Nisan 2003’e gelindiğinde silahlarının büyük bir bölümünü geride bırakarak o bölgelerden ayrıldı. Her iki alayın zırhlı araçları, tankları ve hatta helikopterleri vardı. Saddam’ın düşmesinden birkaç hafta sonra bu teçhizatın tamamı her iki vilayette de askeri kamplardan talan edildi.

Kürdistan Bölge Yönetimi’nin Irak Savunma Bakanlığı’nın açtığı davaya ilk tepkisi, yönetim adına davalı olan Mustafa’nın mahkeme önüne çıkmayı reddetmesi şeklinde oldu.

Mustafa, İngiltere’de çıkan Asharq Al-Awsat gazetesinde yayımlanan açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Bağdat’taki Karkh mahkemesinden gelen resmi yazıya göre Savunma Bakanlığı, birkaç adet tank ve DShK uçaksavar topuna el koyduğumuz suçlamasıyla şahsıma ve Barzani’ye dava açmış. Sizi temin ederiz ki şikâyet sahipleri mahkemeye geldiği zaman biz de geleceğiz. Aksi halde bu talebi yerine getirmeyeceğiz. Zira bu dava, hukuki temelden yoksundur ve davacıların amacı siyasidir.”

Güvenlik ve Savunma Komitesi’nin üyelerinden Kürt İttifakı bloğuna mensup milletvekili Shawn Muhammed, Saddam dönemi Irak ordusuna ait eskimiş bazı ağır ve hafif silahların Peşmerge’nin elinde olduğunu doğruluyor. Bu silahların iki aşamada elde edildiğini söyleyen Muhammed, birinci aşamanın 1991 ayaklanmasının akabinde, ikincisinin ise eski Irak rejiminin 2003’teki çöküşünden sonra olduğunu da tekrar ediyor.

Muhammed, silahların çok eski olduğunu ve bunların askeri çevrelerde “hizmet dışı” olarak anıldığını vurguluyor. Diğer bazı silahların ise “hurda” sınıfında yer aldığını belirten Muhammed, Irak Savunma Bakanlığı’nın Kürt bölgesine silah tedarikini durdurması üzerine Peşmergelerin bu silahları tamir edip kullandığını anlatıyor.

Irak Savunma Bakanlığı’nın asıl bazı komşu ve Avrupa ülkelerinde bulunan Irak teçhizatının peşine düşmesi gerektiğini iddia eden Muhammed şöyle devam ediyor: “İtalya’da 123 civarında uçak, bir de İtalya kıyısında demirli bir Irak savaş gemisi bulunuyor. Bunlar 1985 yılından beri oralarda. Niye bunların iadesi istenmiyor?”

Irak, Kuveyt’i işgal etmesi üzerine patlak veren 1991 Körfez Savaşı öncesinde Tunus, İran ve Ürdün’e birkaç savaş uçağı göndermiş, bu ülkeleri ABD’nin başını çektiği uluslararası koalisyonun olası saldırılarına karşı korumayı planlamıştı. Ancak savaş sonrası BM’nin uyguladığı uluslararası ambargo nedeniyle uçaklar geri alınamamıştı.

Muhammed, Savunma Bakanlığı’nın Peşmerge’ye ve Kürt güvenlik teşkilatına yeni silah ve askeri eğitim sağlaması karşılığında Peşmerge Bakanlığı’ndan eski silahları isteyebileceğini belirterek şöyle devam ediyor: “Onlar eski silahlarını mı istiyor? Peki, biz de o zaman kendi payımıza düşen silahları istiyoruz. Irak Savunma Bakanlığı’nın silahlarının yüzde 17’si bizim hakkımızdır. Irak sınırlarının yaklaşık yüzde 20’si Peşmergeler tarafından korunuyor.”

Irak Anayasası’nın 117. maddesinin 5. bendi de şöyle der: “Bölgesel Yönetim, polis, güvenlik ve muhafız kolları gibi iç güvenlik birimlerinin kurulması ve örgütlenmesi dâhil olmak üzere bölgenin tüm idari ihtiyaçlarının karşılanmasından sorumludur.”

Bağdat-Erbil ilişkileri son zamanlarda ısınmaya başlamış, Barzani’nin birkaç ay önce Bağdat’a yaptığı ziyarete karşılık Irak Başbakanı Nuri El Maliki Erbil’e gelmişti.

Açılan davanın hele de bu ortamda ilişkilere zarar verme ihtimalini görmeyen Muhammed, şöyle devam ediyor: “Dava, siyasi hedef almanın bir şekli. Irak Savunma Bakanlığı’ndaki bazı kişiler durumu alevlendirmeye çalışıyor. Peşmerge Bakanlığı ile Irak Savunma Bakanlığı arasında kurulmuş olan ortak komiteler var, özellikle de ihtilaflı bölgelerdeki güvenlik konularından sorumlu komite. Ortaya çıkabilecek sorunlar mahkemelerde değil, bu komitelerde konuşarak çözülecek.”

Bakanlarıyla birlikte 9 Haziran’da Erbil’e gelen Maliki, burada hem bir bakanlar kurulu toplantısı yaptı hem de KBY Başkanı Mesud Barzani ile baş başa görüştü. Ortak komiteler de bu ziyaret sırasında çalışmaya başladı. Toplam sayısı yedi olan bu komiteler şu konularda görevlendirildi: federal bütçenin nihai olarak gözden geçirilmesi, petrol-gaz yasa tasarısının revize edilmesi, Madde 140’ta bahsi geçen ihtilaflı bölgelerde güvenlik, meclis çalışmalarının takibi, Bağdat’la Erbil arasında görüşülen konuların takibi, sınır kapıları ve havaalanlarının denetimi.

Abdel Hamid Zebari, Al Monitor’un Irak’ın Nabzı bölümü yazarlarından birdir. Erbil’de hem yazılı basın hem radyo alanında çalışan Zebari’nin haberleri,  Agence France-Presse ve Özgür Avrupa Radyosu dâhil bir dizi yerel ve uluslararası medyada yayımlanmıştır.