Suriye ile Irak arasındaki stratejik sınır bölgesinde bulunan ve bir kısmı halen İslam Devleti’nin (İD) kontrolünde olan Deyrizor bir süredir hem Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a bağlı güçlerin hem de ABD destekli Kürt Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) gündeminde. İD’in bölgeden temizlenmesinin ardından Deyrizor’un yeniden istikrarın sağlanması için aşiretlerin iş birliği gerekiyor. Yerel dinamikler ve aşiretler arası ihtilaflar ise İD sonrası süreci çetrefilli hale getiriyor.
SDG ve rejime bağlı güçler eylül ayından bu yana nüfuz alanlarını genişletmek için yarışıyor. Savaş Çalışmaları Enstitüsü’nün 27 Eylül’de yayımladığı rapora göre Rusya, Deyrizor yakınlarındaki SDG mevzilerine düzenlediği hava saldırılarından bir gün sonra rejim yanlısı güçlerin Fırat Nehri’ni geçebilmesi nehre bir köprü kurdu. Rus bombardımanı, SDG’ye bağlı Deyrizor Askeri Meclisi’nin rejim güçlerinin Fırat’ı geçme çabalarına direneceklerini açıklamasının ardından geldi.
ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin önceliği İD’le mücadele gibi görünse de SDG’nin ilerleyişi Washington’ın Suriye’nin doğusundaki nüfuz alanını korumak istediğine işaret ediyor. Yeni Amerikan Güvenliği Merkezi’nin (CNAS) ekim ayında yayımlanan Deyrizor aşiretlerine ilişkin raporunu hazırlayanlardan Bassam Barabandi Al-Monitor’a şu değerlendirmeyi yapıyor: “ABD sadece bölgeyi İD’den temizlemek için değil örgütün bölgeye geri dönmesini engellemek için de çalışıyor. Zira bu Irak’ta yaşandı.”
ABD’nin bölgedeki hedefleri, Suriye’deki nüfuzunu artırmak isteyen ve Şam üzerinden Tahran’dan Beyrut’a uzanan bir koridor kurmaya çalışan İran için tehdit teşkil ediyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.