Rusya ve Orta Doğu

Suriye’de üst düzey görev değişikliklerinin arkasında Rusya mı var?

By
p
Article Summary
Suriye’de ordu ve istihbaratın üst kademelerinde yapılan son değişiklikler Rusya’nın etkisine işaret etse de bunlar Beşar Esad’ın da öteden beri istediği değişiklikler olabilir mi? İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Suriye’de ordu ve güvenlik birimlerinin üst kademelerinde son dönemde yapılan değişiklikler, yaygın olarak Rusya’nın Şam’a uyguladığı baskının sonucu olarak görülüyor. Moskova gerçekten de güvenlik kurumlarını dönüştürmeye, İran nüfuzunu azaltamaya çalışıyor olabilir ama Rus etkisini olduğundan büyük göstermemek lazım. Zira rejim bu tip kadro değişikliklerini pek çok zaman yetki dağılımını değiştirmek ya da müttefikleri arasındaki tartışmalardan yararlanarak dış aktörlerden fayda sağlamak için yapabiliyor. 

Rejim medyasının henüz teyit etmediği son sarsıcı değişiklikler 7 Temmuz’da yaşandı. Cumhurbaşkanı Beşar Esad’a en yakın isimlerden biri olan Sünni kökenli Ulusal Güvenlik Başkanı Tümgeneral Ali Memlük, güvenlik işlerinden sorumlu cumhurbaşkanı yardımcılığına getirildi. Yine nüfuzlu bir isim olan Alevi kökenli Hava Kuvvetleri İstihbarat Başkanı Tümgeneral Cemil Hasan ise görevinden istifa etti. 

Her iki isim de ABD’nin yaptırım listesinde yer alıyor. İkisi de rejime karşı hiçbir itirazı tasvip etmiyor. Ancak Memlük’ün durumu biraz değişik. Farklı kaynaklara göre Memlük yaptırımlara rağmen çeşitli görüşmeler için defalarca yurtdışına çıktı, Avrupa ülkelerinin yanı sıra Mısır, Suudi Arabistan, Umman ve Türkiye gibi ülkelere gitti. Dahası Haziran 2018’de ABD istihbaratıyla yapılan temaslarda yer aldı. Memlük’ün yeni görevi çeşitli şekillerde yorumlanabilir ancak kendisi farklı güç odakları arasında manevra yapabilme becerisiyle tanınıyor.

Bu arada Esad da ikinci cumhurbaşkanı yardımcısını atayarak savaş öncesi duruma dönme fırsatını yakalıyor. O günlerde, mevcut Cumhurbaşkanı Yardımcısı Necah El Attar’ın (86) yanında şu an fazla göz önünde olmayan Faruk El Şara vardı. Memlük’ün görev değişikliği bir süredir konuşuluyordu. Burada en önemli soru, Memlük’ün fazla bir idari alana sahip olmayan yeni konumunda eski yetki düzeyini koruyup koruyamayacağı.

2009 yılından beri Hava Kuvvetleri İstihbarat Başkanı olan Hasan’ın ise görev süresinin bir yıllığına uzatılmasından birkaç gün sonra istifa ettiği söyleniyor. Bu detaydan dolayı Suriye’yi izleyen uzmanlar, sağlık sorunları gerekçesini inandırıcı bulmuyor. İstifanın asıl sebebinin Suriye, İran ve İsrail arasındaki ilişkilerle ilgili olduğu iddia ediliyor. 

Lübnanlı kaynaklara göre Hasan bu yılın başlarında Hizbullah kontrolündeki bir hastanede tedavi gördü ve Lübnanlı makamlara Interpol üzerinden Hasan’ın tutuklanması için talep geldi. Ancak aynı kaynaklar, Hasan’ın istifasını, haziran sonunda Rusya’nın arabuluculuğunda Kuneytra’da bir araya gelen İsrailli subaylar ve Suriyeli güvenlik yetkilileri arasında yapılan dört saatlik görüşmeye bağlıyorlar. 

Görüşmeye 5. Taarruz Kıtası’nın komutanlarının da katıldığı bildiriliyor. 2016’da Rus askeri yetkililerinin aktif katılımıyla kurulan bu kıtaya, başka unsurların yanı sıra isyancı grupların eski üyeleri de dahil edildi. Görüşmede İsrail tarafının, 5. Kıta’nın Suriye Hükümet güçlerine entegre edilmesini, askeri yapılara istikrar kazandırılmasını istediği söyleniyor. İsrail tarafı ayrıca İran yanlısı milislerin sınırın daha da uzağına çekilmesini talep etmiş. İddia o ki Hasan, Rus komutanların da destek verdiği bu istekleri reddetmekle kalmamış, İran için “Suriye’nin gerçek ortağı” diyerek toplantıyı terk etmiş. Hasan’ın uzlaşmaya yanaşmaması görüşmenin başarısızlıkla sona ermesine neden olmuş.

Bundan kısa bir süre sonra İsrail, Suriye’deki hedeflere yönelik geniş çaplı bir hava operasyonu yaptı. Ancak belirtmek gerekir ki bu operasyonun öncesinde İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun girişimiyle Kudüs’teki üçlü İsrail-Rusya-ABD toplantısı yapılmıştı. Operasyonu başka bir neden de tetiklemiş olabilir.

Görev değişimlerinden Genel İstihbarat Müdürlüğü, Emniyet Kriminal Müdürlüğü ve Siyasi Emniyet Müdürlüğü’nün tepe isimleri de etkilendi. Orta Doğu Enstitüsü’nde kıdemli araştırmacı olan Charles Lister’in de belirttiği gibi yeni yöneticiler İran’a yakın isimler olarak bilinmiyor, dahası Rus ordusuyla yakın işbirliği yapıyorlar.

Yeni atamaların Suriye güvenlik teşkilatını dönüştürmeye çalışan Rusya’nın baskısıyla yapılıp yapılmadığı tartışmaya açık bir soru. Rusya’nın hakem olmak istediği biliniyor ama Esad ve ekibi de bundan istifade etmeye çalışıyorlar. Rusya bir süredir Suriye Genelkurmay Başkanlığı’nı ve Genel İstihbarat Müdürlüğü’nü kontrol etmeye çalışıyormuş gibi görünüyor. Hazirandaki görev değişikliklerinde de Rusların dahli olduğu iddiaları bölgesel basına yansıdı. Bu değişiklikler kapsamında Tümgeneral Ekrem Muhammed Genel İstihbarat Müdür Yardımcılığı’na, General Kais Recep Tartus Devlet Güvenlik Şubesi Başkanlığı’na, Tuğgeneral Hasan El Ali de Haseke Devlet Güvenlik Şubesi Başkanlığı’na getirildi.

Bazı haberlere göre Rus tarafı Suriye ordusunda “yolsuzluğu azaltmak” için bir teftiş komisyonunun kurulmasını da önerdi. 

Bu yoğun görev değişikliklerinin Şam’ın ülke topraklarının büyük bölümünde kontrolü sağlamasıyla başladığı dikkat çekiyor. “Güvenlik birimleri ile silahlı kuvvetlere çekidüzen vermek” gerektiği Suriyeli subaylar arasında yoğun şekilde tartışılıyor ancak “reform” mefhumu hâlâ kabul görmüş değil.

Örneğin 2018 sonbaharında askeri istihbarat ve hükümet yapılarında bir dizi değişiklik yapılırken rejim, yaptırım listelerinde yer alan isimlere görev vermekten kaçınmadı. Bu da Şam’ın uluslararası toplumun gönlünü almaya çalıştığı yorumlarını boşa çıkarıyordu.

Güvenlik teşkilatındaki son değişiklikler özünde, Cumhuriyet Muhafızları ve özel kuvvetlerde daha önce açıklanan değişikliklerle de bağlantılı bir reform paketinin parçası. 

Dikkat çekici atamalardan biri, aslen Menbiçli olan General Nasır El Ali’nin Siyasi Güvenlik Müdürlüğü’ne getirilmesi. Ali’nin Menbiçli olması, Kürtleri ve aşiretleri yakından tanıdığı anlamına geliyor. Bu kesimlerin yaşadığı bölgelerden biri, hâlen Esad’ın kontrolü dışında olan Fırat’ın doğu yakası. 

Rus askeri denetmenlerinin çalışmalarına vakıf bir kaynağın Al-Monitor’a yaptığı değerlendirmeye göre Moskova arabuluculuk yapmaya ve İran’ı frenleme gereğini pazarlık taktiği olarak kullanmaya çalışıyor. Bu, belki muhaliflerin 5. Kıta’ya niçin dahil edildiğini de izah ediyor. Ancak Rusya görev değişikliklerine doğrudan etki etmiyor.

Kaynak, Esad’ın Tahran’la Moskova’nın çıkarlarını dengelemeye çalışan “çetin bir siyasetçi” olduğunu ve muhtemelen iki taraftan da kazanım sağlayacağını kaydetti. Kaynak sözlerini şöyle sürdürdü: “İran yanlısı ve Rus yanlısı diye tabir edilen kesimlerin çatışması, tutuklamaları ve atamaları bir ölçüde etkiliyor ama doğrudan bir bağlantı söz konusu değil. Tartışmalarda, idari sistemdeki yetki dağılımında çok çeşitli menfaatler dikkate alınıyor ve bunlar Esad ve yakın çevresinin menfaatleri doğrultusunda kullanılıyor.”

Bu arada Hasan’ın istifası bölgesel politikanın değişen dinamikleriyle de ilgili. Şam’ın Körfez devletleriyle temasları bağlamında da bu “toksik” yetkiliden kurtulması gerekiyordu. 

Rus diplomatik çevrelerine yakın bir başka kaynağın Al-Monitor’a yaptığı değerlendirmeye göre Rusya oynamaya çalıştığı hakem rolünün gereği olarak Suriye silahlı kuvvetleri ve güvenlik teşkilatında personel temizliği istiyor. Zira komutanlar arasında yaygın olan yolsuzluk ve disiplinsizlik silahlı kuvvetlerin profesyonelliğini, muharebe kabiliyetini baltalıyor.

Üst rütbeli Suriyeli subaylara eğitim veren Rusya Genelkurmay Akademisi, ilk grubun eğitimini geçtiğimiz yıl tamamladı. Suriye askeri personeline yönelik eğitim programları kuşkusuz ki sürüyor. Rus askeri istihbarat görevlileri General Süheyl El Hasan’ın güvenliğini sağlamaya devam ederken, eğitmenler de Kaplan Güçleri’ne yeni askerler yetiştiriyor. Al-Monitor’un daha önce de dikkat çektiği gibi bu askerler İdlib etrafında tampon bölge oluşturulmasında kullanıldılar. Bununla hem İran yanlısı grupların azaltılması hem de Cumhurbaşkanı’nın kardeşi Mahir Esad komutasındaki 4. Tümen’in rolünün zayıflatılması amaçlandı. Ancak Kaplan Güçleri ile 5. Kıta’nın bu adım sonucunda verdiği zayiat, muharebe kapasitelerinin hâlâ yetersiz olduğunu ortaya koydu. 

Diplomatik kaynağa göre “Rusya’nın personel politikalarını ne kadar etkileyebildiğini anlamak için Anayasa Komitesi üye listesini Şam’a kabul ettirmekte ne denli zorlandığını anımsamak yeterli. Öte yandan rejim şunu açıkça görüyor ki İran’dan farklı olarak Rusya, personelin ileri düzeyde eğitilmesine, askeri ve güvenlik yapılarının genel olarak iyileştirilmesine gerçekten yardımcı oluyor."

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: Suriye'de Rusya

Askeri konularda uzman olan gazeteci Anton Mardasov, Moskova merkezli Yenilikçi Kalkınma Enstitüsü’nde Orta Doğu Çatışmaları Departmanı’nın başkanlığını yürütmektedir. Twitter hesabı: @anton_mardasov

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept