Rusya ve Orta Doğu

Rusya Suriye meselesinde Kırım’dan nasıl yararlanıyor?

By
p
Article Summary
Beş yıldır Rus yönetiminde olan Kırım, çeşitli yollardan Rusya’nın Suriye’deki faaliyetlerini desteklemekte kullanılıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Rusya 18 Mart’ta dünyanın büyük bölümü tarafından Ukrayna’dan ilhak edilmiş bir toprak olarak görülen Kırım’ın “anavatana dönüşünün” beşinci yıldönümünü kutladı. Kırım, Rus yönetiminde geçirdiği son beş yılda Rusya’nın dış faaliyetlerinde önemli rol oynadı, uluslararası etkinliklere ev sahipliği yaptı. 17-24 Nisan tarihleri arasında da Yalta Uluslararası Ekonomik Forumu’na ev sahipliği yapacak. 

Etkinliğin programı ilk açıklandığında göze en çok çarpan isim Beşar Esad’dan başkası değildi. Suriye cumhurbaşkanın yurtdışına yapacağı nadir bir seyahatin bu kadar erken açıklanması da dikkat çekiciydi. Ancak daha sonra Suriye’nin Moskova Büyükelçisi Riyad Haddad, Esad’ın foruma muhtemelen katılamayacağını belirtti. Rus Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Verşinin ise bir önceki etkinliğe “Suriyeli dostların zaten önemli, hatırı sayılır bir katılım gösterdiğini” ve bu defaki katılımın hangi seviyede olacağının “şahsen Suriye cumhurbaşkanına kaldığı” yorumunda bulundu. 

Rusya’nın bu yumuşak tepkisine bakılırsa Esad’ın kararı normalde fazla dikkat çekmezdi. Ancak Rus medyası ve internet platformlarında aylardır süren PR faaliyetleri nedeniyle böyle olmadı.

Ekimde, Kırım’dan bir heyetin başında Şam’ı ziyaret eden Kırım Başbakanı Sergey Aksenov, Esad’ı Yalta’daki foruma şahsen davet etmişti. Üç ay sonra, heyet üyelerinden biri olan ve Rus parlamentosunda Sivastopol’ü temsil eden Dmitri Belik, Esad’ın Kırım’ı ve Sivastopol şehrini ziyaret etme arzusunu dile getirdiğini belirtti.

Rusya-Suriye parlamenter ilişkiler komitesi koordinatörü Dmitri Sablin’e göre ise Esad, Kırım heyetini kabulünde çocuklarının 2017’de Kırım’da uluslararası bir yaz kampı olan Artek’te tatil yaptığından bahsetmiş ve şöyle demişti: “Rusya’da yeni arkadaşlar edindiler ve onlarla iletişimlerini hala sürdürüyorlar. Ayrıca Kırım’ı ben de ziyaret etmek isterim.” 

Büyük ve orta ölçekli şirketleri bir araya getiren bir kuruluşun eş başkanlığının yanı sıra Yalta Forumu’nun organizasyon komitesinin eş başkanlığını yürüten Andrey Nazarov, şubat ortalarında basına yaptığı açıklamada seçkin katılımcılar arasında Esad başkanlığında bir Suriye heyetinin ve sağcı siyasetçi Marine Le Pen başkanlığında bir Fransız heyetinin yer alacağını teyit etti.

Suriye büyükelçisinin Esad’ın katılımına ilişkin tereddüt belirtmesinden birkaç gün önce konuşan Nazarov, “Sergey Aksenov Suriye ziyaretimiz sırasında Esad’ı davet etmiş ve bu konuda teyit almıştı” dedi. 

Fransa’nın Le Journal du Dimanche gazetesine göre Le Pen de foruma katılmama kararı aldı. Le Pen’in mayıstaki Avrupa Parlamentosu seçimleri öncesinde Kırım’ın statüsüne ilişkin tartışmalara girmek istemediği düşünülüyor. 

Yerel ve federal yetkililer Yalta Uluslararası Ekonomik Forumu’nu yılda bir yapılan küresel bir iş etkinliği olarak tanıtıyor. 2015’te kurulan forum, St. Petersburg Ekonomik Forumu, Doğu Ekonomik Forumu, Soçi’deki Rus Yatırım Forumu gibi Rusya’nın büyük ekonomik etkinlikleri arasında yer alıyor. Devlet başkanlığının himayesinde gerçekleşen forum, Rus ve yabancı katılımcıların artmasıyla her yıl biraz daha büyüyor. Yurtdışından gelen yeni katılımcılar genellikle Avrupa’dan popülist sağcılar ve Asyalı ve Afrikalı heyetler oluyor.

Geçen yılki etkinlik Suriye’yle ilgili konularda oldukça verimli geçti. Suriye’nin savaş sonrası ekonomik toparlanmasına ayrılan oturum, toplam değeri 2.4 milyar dolara ulaşan 70’i aşkın anlaşma ve mutabakat zaptıyla sonuçlandı. Bu rakamın 948 milyon dolarlık kısmı Kırım’la Suriye arasında işbirliğini öngören anlaşmalardan oluşuyordu. Ancak yakından incelendiğinde anlaşmaların fazla bir pratik değeri görünmüyor.

Suriye tarafından Kırım’a yatırım öngören bazı projeler, örneğin otel yapımı projesi bariz şekilde temelsiz. Zira Kırım’ın orta vadede Rusya’nın Soçi bölgesi ve Türkiye’deki tatil yerleriyle rekabet etmesi zor. 

Bunları bir kenara bırakırsak, önemli konulardan biri Rusya’nın Sivastopol limanı ile Suriye’nin Tartus limanı arasında öngörülen lojistik işbirliği. Bunun yanı sıra ticari mal taşımacılığına destek olması beklenen ortak taşımacılık şirketinin geleceği de ele alındı. Bu ortaklık kapsamında Sivastopol Suriye’ye inşaat malzemesi, tahıl ve taşıt gönderirken, Tarsus da Rusya’ya meyve ve sebze gönderiyor. Ancak bu işbirliğinin önünde iki tarafta da ciddi çaba gerektiren pek çok sıkıntı var ve bazı siyasetçiler ile aktivistlerin ziyaretleri Rusya’ya uygulanan “hukuksuz yaptırımların” kaldırılması yönünde uluslararası destek olarak sunulmaya devam ettikçe bu sıkıntılar devam edecek. 

Al-Monitor’un daha önce de bildirdiği gibi bazı sevkiyatlarda Rusya’ya gönderilen meyveler geçkin çıktı veya Suriyeli personelin depolama ve taşıma hataları nedeniyle satışa sunulacak durumda değildi. İç savaşta tarım arazisi kaybına uğrayan Suriye, savaş öncesi yılda yaklaşık 1,5 milyon ton tahıl ihraç ederken, ithalatçı haline geldi. Ancak Rusya’yla bu alandaki işbirliğinin tarihçesi pek parlak değil. Suriye Rusya’dan 1 milyon ton buğday ithalatını öngören anlaşmayı iptal etmişti. Daha sonra önümüzdeki üç yılı kapsayan üç milyon tonluk bir alım için anlaşma sağlandı. Ödeme koşulları ise açıklanmadı. Rus Kommersant gazetesine göre 2017’de Kırım’dan Suriye’ye 105,6 ton tahıl ihraç edildi. 2018’den bu yana bu ticaretin miktarı 68,9 ton ki bu da ürünlerin başka Rus limanlarından sevk edildiği anlamına geliyor. İhracatçılar yaptırımlardan çekindikleri için detaylar konusunda ketum davranıyor. 

Taşımacılık şirketine gelince, daha önce Kerç feribot servisini işleten Morskaya Direktsiya (Denizcilik İdaresi Şirketi) bu alandaki boşluğu doldurmayı umuyordu. Ancak Kerç Köprüsü artık hem mal hem yolcu taşımacılığına hizmet ettiği için şirket başka hizmet alanlarına yöneldi. 

Esad’ın Kırım’a gitme niyetine ilişkin sözleri geçerli bir temele mi dayanıyordu yoksa bölge yetkililerinin popülist jesti karşısında nezaket çabasından mı ibaretti? Bunu anlamak zor. Esad yurtdışına seyahat konusunda esasen engelli olduğu için yoğun program veya güvenlik kaygıları geçerli mazeret olamaz. Pratik kazanımların yokluğunda Esad’ın Yalta Forumu’na katılımı kuşkusuz ki sembolik olacaktı. Ayrıca, eski anlaşmalar daha tam olarak hayata geçirilmemişken yeni çerçeve anlaşmalar imzalamak zorunda kalacaktı. Öte yandan, Suriye Kırım’ı Rus toprağı sayıyor olsa da Esad’ın ilk kez resmi bir zirveye katılması, onun sadece Rusya ve İran’a gizli ziyaretler yapabildiği iddiasını zayıflatacaktı.

Sonuç olarak, kendi ülkesinin egemenliğini koruyamayan liderin “küçük yeşil adamların” yardımıyla zapt edilen bölgeye gitmekten imtina ederek davete icabet etmemesi, hakkında siyasi kuşkular uyandırdı ve Rusya’yla İran arasında tatsızlık yarattı.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: trade balance, bashar al-assad, syrian-russian relations, russian influence in syria, crimea, crimean peninsula

Askeri konularda uzman olan gazeteci Anton Mardasov, Moskova merkezli Yenilikçi Kalkınma Enstitüsü’nde Orta Doğu Çatışmaları Departmanı’nın başkanlığını yürütmektedir. Twitter hesabı: @anton_mardasov

NEVER MISS
ANOTHER STORY
Haber bültenimize üye olun
x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept