Ana içeriğe atla

Akaryakıt zamları Lübnan’da bisiklet kullanımını artırıyor

Ukrayna savaşı peş peşe krizlerle boğuşan Lübnan’da akaryakıt sıkıntısını iyice derinleştirirken pek çok insan ulaşım için bisiklete yöneliyor.
One of the slogans displayed in street art by Chain Effect on Hamra Street, Beirut.

BEYRUT — Ukrayna savaşı Lübnan’daki akaryakıt sıkıntısını iyice derinleştirirken benzin istasyonlarında kuyruklar oluşuyor. Beyrut’taki Mar Mikhael Sokağı’ndaki benzin istasyonlarında depolarını doldurmak için sıra bekleyen onlarca sürücü, geçen yaz yaşanan “rezalet kuyruklarını” akla getiriyor. Akaryakıt sıkıntısı yüzünden pek çok Lübnanlı da daha ucuz ve çevreci bir ulaşım aracı olan bisiklete yöneliyor.

Beyrutlu genç mimar Remzi Aliye de bunlardan biri. Lübnan’ı geçtiğimiz yıl vuran akaryakıt kriziyle birlikte şehir içinde bisiklet kullanmaya başladığını söyleyen Aliye, “Bu ulaşım biçimi sayesinde yakıt sıkıntısından çok daha az etkilendim. Şimdi Ukrayna’daki savaşla birlikte ulaşım yeniden sorun hâline geliyor. Ben zaten bisiklet kullanmaya alıştığım için kuyruklarla, akaryakıt zamlarıyla veya masraflı araç bakımlarıyla uğraşmak zorunda değilim” diyor.

Lübnan’da petrol fiyatı birkaç ay içinde sert bir şekilde yükseldi. Haziran 2021’de 30 bin Lübnan lirası olan motorin fiyatı, yüzde 1667 artarak nisanda 500 bin Lübnan lirasına ulaştı. Bu, Lübnanlı bir işçinin aylık maaşının neredeyse tamamına tekabül ediyor. 

Lübnan Pazar Araştırmaları Enstitüsü’nün başkanlığını yürüten iktisatçı Patrick Mardini, akaryakıt fiyatlarındaki bu artışın zaten zor geçinen pek çok insana yeni bir yük getirdiğini vurguladı. 

Al-Monitor’un sorularını yanıtlayan Mardini, “Ukrayna savaşı dünya çapında akaryakıt fiyatlarını arttırdı. Bunun sonucunda Lübnan’da ulaşım ve akaryakıt iyice pahalılaştı. İnsanlar artık özel araçlarını kullanarak işe gidemez, ülke içinde seyahat edemez. Alternatif çözümler bulmak elzem” şeklinde konuştu.

Tüm bunların sonucunda Lübnan sokaklarında bisiklet sayısı giderek artıyor. Şehir içi ulaşımın sürdürülebilir ve pratik bir biçimi olarak bisiklet kullanımını yaygınlaştırmaya çalışan The Chain Effect isimli sivil toplum örgütünün kurucularından Elena Haddad, insanların bisiklete ilgisinin arttığını söylüyor.

Trablusşam’ın “bisiklet başkanı” seçilen elektrik mühendisi Nasir Halavani de bisiklet kullanımının arttığını gözlemliyor. Halavani Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Ukrayna savaşıyla birlikte kentte bisiklet kullanımında büyük bir artış olduğunu görebiliyorum. Örneğin geçtiğimiz hafta sonu Trablusşam’ın ana meydanındaydım ve 10 dakika içinde şehir içinde bisiklet kullanan 100 civarında insan gördüm. Bugün pek çok insan ulaşım sıkıntısı beklentisiyle bisiklet kullanıyor. Akaryakıtın önümüzdeki haftalarda sorun olacağını görüyor ve şimdiden bisiklete alışmaya çalışıyorlar.”

Bisiklet kullanımı halkın büyük bölümünün ulaşabildiği ekonomik bir alternatif olmanın yanı sıra Beyrut trafiğini de hafifletebilir. Yüksek bir trafik yoğunluğuna sahip Beyrut’ta trafiğe her gün 700 binden fazla araç giriyor. Bu durum, korkunç trafik tıkanıklıkları yaratmakla kalmıyor, ciddi bir hava kirliliğine de neden oluyor. Lübnan’da ulaşım kaynaklı karbondioksit emisyon oranları dünya ortalamasından 1.4 kat fazla.

Bisiklet kullanımı sayesinde The Chain Effect örgütü sokak sanatlarını da kullanarak kamusal alandaki görünürlüğünü artırıyor. 

Halavani’nin başlattığı bisikletli kurye hizmeti de hızla yaygınlaşıyor. Halavani, “Yılbaşında bu işe başladığımızda bisikletli kurye için haftada bir tane sipariş alıyorduk. Şimdi 10 dakikada bir sipariş geliyor” diyor.

Ancak kurumsal engeller hâlâ etkili. Ciddi bir değişim için yasal gücü olanlar siyasi iradeye sahip değil. 2019 yılında Beyrut Belediyesi toplam 16 kilometre uzunluğunda bisiklet yolları oluşturacağını duyurmuştu. Çevre Bakanlığı’nın onayı ve sivil toplumun baskısına rağmen proje halen hayata geçmiş değil.

Haddad bu konuda şöyle konuştu: “Altı ay önce bu projeyle yeniden ilgilenmeye çalıştım. Düşük maliyetli bir şey yapmalarını, taktiksel şehircilik uygulamalarına uygun bazı bölgeleri seçmelerini önerdim. Vali kabul etti, Belediye’deki fen işleri başkanı da onay verdi. Ancak altı ay süren bürokratik prosedürler, lojistik konular ve değerlendirmelerin ardından hantal ve engelleyici sistem yüzünden hiçbir şey yapılamadı. Bazı şeyleri değiştirmek isteseniz bile sistem buna engel oluyor.”

Bisiklet kullanımı Lübnan’da bir ulaşım biçimi olmanın çok ötesine geçerek siyasi özgürlük, hareket özgürlüğü ve insanların kaynaşması ile ilgili bir anlam da kazanmış durumda. Bu bağlamda bisiklet kullanımı özellikle Beyrut’ta, iç savaş sonrası mahalleleri ayıran ve mezhepsel dinamikleri vurgulayan şehircilik anlayışına karşı bir siyasi direniş biçimi olarak görülüyor. 

Aliye’ye göre “Yerel makamlarda Beyrut’ta mahalle ayrımını sürdürme yönünde bir irade var. Bunu yapmanın bir yolu mahalleleri otoyollarla birbirinden ayırmak ve Beyrut’u kamusal alan ve toplu taşımadan mahrum bırakmaktı. Beyrut sokaklarında bisiklet kullanmak, bize dayatılan duvarları aşma, keşfetme ve kentimizle istediğimiz gibi etkileşimde bulunma imkânı veriyor."