Ana içeriğe atla

Türkiye İdlib’e elektrik verecek

Suriye’nin İdlib vilayetinde ekonomik nüfuz da edinmek isteyen Türkiye, Heyet Tahrir El Şam kontrolündeki bölgeye elektrik vermeyi planlıyor.
JOSEPH EID/AFP via Getty Images

Suriye’nin kuzeybatısında silahlı örgüt Heyet Tahrir El Şam (HTŞ) kontrolündeki bölgeler Türkiye’den elektrik almaya hazırlanıyor. Elektrik projesi, Ankara’nın HTŞ yönetimiyle ilişkilerini resmileştirme ve pekiştirme yönünde adım attığının işareti olarak görülüyor.

HTŞ’nin kontrol ettiği İdlib vilayetindeki köy ve kasabalar süregelen elektrik sıkıntısından mustarip. Vilayeti besleyen elektrik santralleri Suriye hükümetinin kontrolündeki bölgelerde bulunuyor. Silahlı muhalefetin vilayeti ele geçirdiği Mart 2015’ten bu yana hükümet bölgeye elektrik vermeyi reddediyor.

İdlib halkı elektrik için şu an özel jeneratörlere bel bağlıyor. Ancak bu, pahalı bir hizmet. Aylık ücretler 50 ila 70 Türk Lirası arasında değişiyor. Güneş panelleri kullananlar da var ama çoğu ailenin buna gücü yetmiyor.

HTŞ’nin İdlib’de ilan ettiği Suriye Kurtuluş Hükümeti’ne bağlı Genel Elektrik Şirketi Mart 2020’de yerel bir şirket olan Green Energy ile elektrik dağıtım anlaşması imzalamıştı. Türkiye’den gelecek elektriğin dağıtımı için istasyonlar kuruldu, elektrik hatları çekildi.

Genel Elektrik Şirketi’nden bir yetkili kimliğinin saklı kalması kaydıyla Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Elektrik sorununu Suriye rejimiyle çözemediğimiz için yerel bir şirketle anlaşarak İdlib vilayetinin elektriğini Türkiye’den tedarik etmeyi kararlaştırdık. Bu projeyle bölge günde 24 saat elektriğe kavuşacak, bu da bölgede sanayi tesislerinin kurulmasına imkân verecek. Şirket Türkiye’den 200 megavat elektrik alacak. Fiyatın kilovat başına 70 kuruş olması bekleniyor. Anlaşmaya göre proje önce Türkiye sınırındaki kent ve kasabalarda başlayacak, daha sonra diğer bölgelere yayılacak. Projenin tahmini maliyeti 1 milyon dolar civarında. Elektrik hizmeti sayaçlarla ölçülecek ve hanelerin ihtiyacına göre yüklenen elektronik kartlarla ön ödemeli olarak gerçekleşecek.”

Yetkili sözlerini şöyle sürdürdü: “Elektriğin 2020’nin ortalarında bölgeye gelmesi gerekiyordu ama bazı engeller projeyi geciktirdi. Elektrik şebekesinin büyük bölümü ya yağmalanmış ya da trafoların sürekli bombalanması nedeniyle hasar görmüştü. Onarım maliyetleri çok yüksek. (…) Bir diğer neden de elektrik hatlarının geçeceği Türkiye sınırındaki bölgenin dağlık bir yer olması. Bu da çok sayıda elektrik direği ve bağlantı gerektiriyor. Özellikle orta voltaj için büyük direkler gerekiyor. Elektriği daha düşük bir akıma dönüştürmek için trafolar lazım. Bu da çok sayıda yüksek maliyetli trafo gerektiriyor.”

Yetkili, “Trafoların yeniden hedef alınmasından korkuyoruz” dedi. 

Türkiye’den elektrik alımı projesi, Kurtuluş Hükümeti ile Türkiye arasında bir ilk. Türkiye destekli Suriye Milli Ordusu aracılığıyla Halep vilayetinin kuzeyindeki kent ve kasabaları kontrol eden Türkiye, İdlib vilayetinde de nüfuzunu artırmak istiyor.

Türkiye bu arada Rusya ile 5 Mart 2020’de Moskova’da imzaladığı ateşkes anlaşmasını uygulamak, M4 uluslararası karayolunu açmak için çabalıyor. İdlib gerilimi düşürme bölgesinde çok sayıda askeri noktası bulunan Türkiye, bölgede istikrar ve güvenliği sağlamaya, Moskova anlaşmasındaki yükümlüklerini yerine getirmeye çalışıyor.

Baladi haber ağında çalışan gazeteci Abdülaziz Halife Al-Monitor’a şu değerlendirmede bulundu: “Elektrik tedarik projesi Suriye Kurtuluş Hükümeti için kârlı görünüyor. Çünkü elektrik fiyatlarını kontrol etmesini sağlayacak. Bu yönetim kendisine bağlı şirketler üzerinden bazı ekonomik sektörlerde tekel oluşturmuş durumda. Örneğin bu şirketlerden biri telekomünikasyon sektöründe tüm internet hizmeti sağlayıcılarına geniş bant verisi sağlıyor. Yönetim, yereldeki yaklaşık 150 internet sağlayıcısını, yalnızca kendisiyle ve kendi belirlediği fiyatlar üzerinden çalışmaya zorladı. Kurtuluş Hükümeti, kendisine bağlı olan ve HTŞ’ye yakın isimlerin yönettiği şirketler aracılığıyla gübre, tarım mahsulleri, tarım ilacı, çimento ve inşaat malzemeleri gibi ürünlerin ticaretini de tekelleştirdi. Bu şirketlerden biri olan Watad Petrol, Türkiye’den kaçak getirilen yakıt ve evsel gazı da tekeline almış durumda.”

Halife’ye göre “Bu tip projeler HTŞ ile çalışmasını gerektirse de Türkiye’nin İdlib’de elde ettiği askeri kontrolden sonra ekonomik tahakküm sağlamak için kullandığı yumuşak gücün parçası. Ankara HTŞ’yi bölgenin fiili otoritesi olarak görüyor."

More from Mohammed Hardan

Recommended Articles