Ana içeriğe atla

Suriyelilerin Türkiye ekonomisine katkısı ne oldu?

Türkiye’de binlerce şirket kuran Suriyelilerin, özellikle Türk mallarının Arap ülkelerine ihracatına katkıda bulunduğu değerlendiriliyor.
Syrian business in Gaziantep

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verilerine göre Suriyeli yatırımcılar yılın ilk çeyreğinde Türkiye’de 58,7 milyon lira sermayeli 124 şirketin kuruluşunda yer aldı. Bu sayı, aynı dönemde kurulan 3 bin 200’den fazla yabancı ortaklı şirketin içinde ufak bir oranı temsil etse de Suriyelilerin Türkiye’de yatırım yapmaya devam ettiğini gösteriyor.

Türkiye’deki büyük Suriyeli mülteci nüfusu – geçen yıl 3.6 milyon olarak tahmin ediliyordu – ülkede kurulan şirket sayısının %5 oranında artmasına katkı sağladı.

Türk Ticaret Bakanı’nın açıkladığı verilere göre Suriyelilerin Türkiye’de sahip olduğu şirket ve işletmelerin toplam sayısı Aralık 2019 itibarıyla 13 bin 880’e ulaştı. Toplam sermayesi yaklaşık 4 milyar lira olan bu şirketler, yabancıların Türkiye’de sahip olduğu şirketlerin %29’unu temsil ediyordu. Toplam sermayesi 151 milyar lirayı bulan yabancı firmalar en çok inşaat, toptan dış ticaret, gıda, giyim konfeksiyon ve emlakçılık gibi sektörlerde faaliyet gösteriyor.

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nın (TEPAV) TOBB verilerine dayanarak hazırladığı rapora göre Suriyelilerin Türkiye’de kurduğu şirket sayısı Eylül 2018 itibarıyla 10 bini aşmıştı. Bunların %40’ında Suriyeliler ortak konumundaydı, %60’ı ise tümüyle Suriyelilere aitti. 

Çalışmada, bu şirketlerin çeşitli sektörlerde faaliyet gösterdiği ve yaklaşık 44 bin Suriyeliye istihdam sağladığı belirtiliyordu. Şirketlerin %22’si, Suriye’de 10 yıl önce patlak veren iç savaştan kaçan yüzbinlerce mültecinin yaşadığı güney ve güneydoğudaki sınır illerinde kurulmuş. Şirketlerin %55,4’ü ihracat odaklı. Türk vatandaşları ve Suriyelilere sağlanan iş olanaklarının yanı sıra Suriyelilerin Türkiye ekonomisine sağladığı katkı 500 milyon doların üzerinde tahmin ediliyordu. 

Suriyelilere yönelik ekonomik çalışmalar yapan Gaziantep merkezli Suriye Ekonomik Forumu’nun yöneticisi Tammam El Barudi konu hakkında Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Türk Ticaret Bakanı’nın zikrettiği yaklaşık 14 bin şirketin tamamının faal olduğunu varsayamayız. Zira son yıllarda pek çok Suriyeli Türkiye’de çalışma izni, sonra da Türk vatandaşlığı almak için şirket kurdu. Vatandaşlık sadece şirket sahibi veya çalışma izni olanlara veriliyor. Öte yandan Türklerle ortaklaşa kurulan büyük şirketlerin Türkiye ekonomisine büyük katkısı oldu, devlet bu şirketlerden vergi topladı.”

Barudi ayrıca şu bilgileri verdi: “Bazı Suriyeliler [Türkiye’deki] tescil prosedürlerine vakıf değil, bazısı dil engeli nedeniyle zorlanıyor. Kimi küçük esnaf ise ruhsat masraflarını karşılayamıyor. Bizim yürüttüğümüz proje 2018’de sona erdikten sonra Sened [Suriyelileri desteklemek için Gaziantep’te kurulan sivil toplum örgütü] gibi başka kuruluşlar, şirket kuran Suriyelilerin ruhsat almasına yardım etmeye devam ettiler. (…) Kayıtlı Suriyeli şirketler farklı türlerde. Restoranlar ve ufak imalathaneler gibi özel teşebbüsler küçük işletme sayılıyor. Limitet şirket statüsündeki diğer şirketler ise üretim, ithalat-ihracat yapıyor, Türkiye ekonomisine önemli katkısı olan büyük fabrika ve tesisleri kapsıyor.”

Türkiye’de ekonomik danışmanlık yapan Ecolink Group firmasının sahibi ve Suriye kökenli bir Türk vatandaşı olan Celal Bakkar ise Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Türkiye’deki Suriyeliler, mülteciden Türk toplumunun küçük bir parçasına dönüştü. Her Suriyeli bugün mülteci olarak tanımlanmıyor. Bazısı iş insanı ve sermaye sahibi, bazısı Türk vatandaşlığına sahip. Türkiye’deki Suriyeli şirketlerin sayısı, Suriyelilerin üretken bir toplumsal kesim hâline geldiğini gösteriyor. Bu şirketlerin Türkiye’ye faydası oldu çünkü bu şirketler aracılığıyla kuzeybatı Suriye’ye Türk malları ihraç ediliyor. Kuzeybatı Suriye’deki mallar bugün çoğunlukla Türk malıdır. Türkiye’deki Suriyelilere satılan Türk mallarından bahsetmiyorum bile.”

Bakkar sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye-Suriye ekonomik ilişkileri yeni değil, özellikle de Suriye sınırındaki güney bölgelerde. Bu ilişkiler on yıllardır sürüyor, Suriye’deki ayaklanmadan sonra insanların Türkiye’ye kaçmasıyla başlamadı. Türk yetkililerin verdiği bilgiye göre 2011 öncesinde Türkiye’deki Suriye yatırımları yaklaşık 500 milyon dolar değerindeydi ancak bunlar dolaylı yatırımlardı. Yani Suriye’de bulunan Suriyeliler Türklerle yaptıkları ortaklık anlaşmalarıyla Türkiye’deki işlere yatırım yapıyor ve kârdan belli bir pay alıyorlardı. Bugün ise Suriyelilerin yatırımları doğrudan yatırımlardır. Suriyeliler başkalarının ortaklığı olmaksızın kendi kaynaklarıyla kendi işlerini yapıyorlar.”

TRT’de çalışan ve aynı zamanda Türkiye’deki Arap Derneği’nin başkanı olan gazeteci Metin Turan da Al-Monitor’a şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye ekonomisi çoğunlukla vergilere dayanıyor ve farklı ekonomik, kültürel, ticari sektörlerde faal olan Suriyeli şirketler vergi ödüyor. Ürünlerinin kalitesinden ve Türk toplumunun kayda değer bir kısmının Suriyeli şirketlerle iş yapmaktan memnun olmasından bahsetmiyorum bile.”

Suriyeli şirketlerin ihracata katkısına dikkat çeken Turan, şöyle devam etti: “Türk şirketleri ürünlerini Arap dünyasına pazarlamak için Suriyelilerle ortaklık kurmak istiyor. Bu strateji sayesinde Suriyeli şirketler Türk ortaklarına büyük kazançlar sağladı. Suriyeliler, film ve dizi gibi Türk televizyon yapımlarının Arap dünyasında tanıtılması ve pazarlanmasına da katkı yaptılar. Türkiye’deki Suriyelilerin üretken bir kesim olduğu söylenebilir. Dil engeli olmasa, iki taraf arasında herkese kazanç sağlayan çok daha fazla ortaklığın kurulabileceğine inanıyorum."

More from Mohammed Hardan

Recommended Articles