Ana içeriğe atla

Lavrov’un Mısır ziyareti Erdoğan’a mesaj mıydı?

Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un son Kahire ziyareti Rusya-Mısır yakınlaşmasının daha da güçlenmesi ve Ukrayna liderinin Türkiye ziyaretinin ardından karşı hamle olarak yorumlanıyor.
Lavrov and Shoukry

12 Nisan’da Kahire’ye giden Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Mısırlı mevkidaşı Semih Şükrü ve Cumhurbaşkanı Abdül Fettah El Sisi ile ikili ilişkileri ve Mısır’la Sudan’ın Etiyopya ile Nil Nehri üzerinde inşa edilen mega baraj nedeniyle yaşadığı ihtilaf dâhil bölgesel meseleleri ele aldı. Lavrov ayrıca Mısır Genel İstihbarat Başkanı Abbas Kamil ile görüştü.

Lavrov’un Mısır ziyareti, doğu Ukrayna’da gerilimin yükseldiği bir ortamda Ukrayna ve Türkiye cumhurbaşkanlarının İstanbul’daki buluşmasından iki gün sonra gerçekleşti. Bu bağlamda Lavrov’un Kahire’ye gidişi, Türkiye-Ukrayna temaslarına bir tür misilleme olarak görüldü. Mısır, Orta Doğu’daki nüfuz rekabetinde Türkiye’nin başlıca rakiplerden biri. Kahire ile Ankara’nın arası, Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin 2013’te devrilmesiyle açıldı ve diplomatik ilişkiler o günden beri gergin.

Moskova ise Türkiye’yle Ukrayna arasındaki askeri-teknik işbirliğinden rahatsız. Ukrayna’nın Türkiye’den Bayraktar tipi insansız hava aracı alma planları Moskova’yı bilhassa kaygılandırıyor. Bu konu Lavrov’un Mısır ziyaretinde de gündeme geldi.

Lavrov Mısırlı mevkidaşıyla düzenlediği ortak basın toplantısında şu ifadeleri kullandı: “Size hemen şunu söyleyebilirim ki Türkiye dâhil temas hâlinde olduğumuz sorumluluk sahibi tüm ülkelere mevcut durumu, Kiev rejiminin agresif açıklamalarını iyi analiz etmelerini tavsiye ediyor ve onları bu militarist emelleri teşvik etmeme konusunda uyarıyoruz.”

Oysa Rusya da Mısır’a aktif bir şekilde modern silahlar sağlıyor. Mısır bu silahları Libya’da Türkiye ve müttefiklerine karşı kullanmaya hazırdı. Mısır Haziran 2020’de Sirte ve Cufra’yı hedef alan saldırıların durdurulmasını talep etmiş ve Libya sınırına asker yığarak Türkiye’yle doğrudan çatışmanın eşiğine gelmişti. 

Yine 2020’nin yaz aylarında, Mısır’ın Rusya’yla yaptığı silah anlaşmasının ilk sevkiyatı olan Su-35 savaş uçaklarının Mısır’da hizmete alındığı bildirilmişti. Aynı dönemde Mısır’ın Rusya’dan 500 adet T-90MS tankı almasını öngören bir anlaşma imzalandı. Anlaşma, teknoloji transferini ve tankların Mısır’da ortak üretimini de içeriyor. Mısır böylece iki farklı tank tipini, hem Rus T-90’ları hem de uzun zamandır montajını yaptığı Amerikan Abrams tanklarını aynı anda üreten bir ülke olacak. Bunun yanı sıra Mısır 2015 tarihli anlaşma uyarınca Rusya’dan 52 adet MiG-29M/M2 tipi savaş uçağı ve 46 adet Ka-52 tipi saldırı helikopteri almış durumda. Mısır hava savunmasını güçlendirmeye yönelik satışlar, S-300VM, Buk-M1-2 ve Tor-M1E uçaksavar füze sistemleri dâhil başka silah ve askeri ekipmanlar da içeriyor.

Bunun yanı sıra Mısır ve Rusya hava indirme birliklerinin, hava ve deniz kuvvetlerinin katıldığı yıllık ortak tatbikatlar düzenliyor. Bunların sonuncusu geçtiğimiz kasım ayında gerçekleşti. Karadeniz’de düzenlenen deniz tatbikatına Mısır tarafından Alexandria F911 fırkateyni (Oliver Hazard Perry sınıfı), El Fetih 971 korveti (Gowind sınıfı) ve M. Fahmy 686 füze botu (Ezzat sınıfı) katıldı. Bu tür askeri tatbikatların Ankara’da hoş karşılanmadığı açık.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski'nin İstanbul’a, Lavrov’un da Kahire’ye gidişi dışında spekülasyonları tetikleyen iki gelişme daha oldu. Rusya’dan bir yandan Türkiye’yle uçuşları askıya alma kararı, diğer yandan Mısır’ın Kızıldeniz kıyısındaki turistik bölgelere doğrudan uçuşları “çok yakında” yeniden başlatma açıklaması geldi. Rus turistlerin hayli rağbet ettiği bu uçuşlar, 2015’te bir Rus yolcu uçağının Sina Yarımadası üzerinde uçarken İslam Devleti tarafından düşürülmesi ve 224 kişinin hayatını kaybetmesi üzerine durdurulmuştu. 

Kahire ziyareti öncesinde Mısır’ın El Ahram gazetesine konuşan Lavrov, “Rusya’dan Şarm El Şeyh ve Hurgada’ya charter seferlerinin ‘hemen’ denecek kadar yakın bir zamanda başlamasını bekliyorum” dedi. Bakan yabancı turistlerin Mısır için “bütçeyi güçlendiren önemli bir kaynak” olduğunu vurguladı.

Lavrov'un Mısır Genel İstihbarat Başkanı’yla görüşmesi de Moskova’nın Mısır’a uçuşları yeniden başlatma niyetinin ciddi olduğuna işaret ediyor. Rus tarafının başlıca kaygısı, uçuşların güvenliğinin sağlanması.

Tüm bunlar, Rusya’nın turizmde Türkiye’nin başlıca rakiplerinden biri olan Mısır’ı maksatlı olarak desteklediği, Türkiye-Ukrayna temaslarına yanıt olarak da Türkiye’ye Rus turist akışını engellediği izlenimini yaratabilir. Ancak Moskova Türkiye uçuşlarını durdurma kararını, Türkiye’de büyük artış gösteren COVID-19 vakalarına bağladı ve bu gerekçe giderek daha ikna edici görünüyor. Türkiye’deki günlük vaka sayısı marttan bu yana beş kat artmış durumda. Ayrıca, Rusya’dan turist çeken bir diğer ülke olan  Tanzanya’ya da uçuşlar durduruldu ki bu ülkenin Ukrayna’yla herhangi bir ilişkisi yok. Mısır da ise durum çok daha iyi görünüyor. Örneğin 13 Nisan’da Mısır’daki yeni vaka sayısı 800 civarındayken Türkiye’de neredeyse 60 bine ulaşmıştı.

Lavrov’un Mısır ziyaretinde Türkiye’nin menfaatlerini etkileyen iki konu daha görüşüldü: Libya ve Suriye.

Libya’da Moskova ve Kahire yakın bir ilişki kurmuş durumda. Libya meselesine yaklaşımları büyük ölçüde örtüşüyor. Her iki ülke yavaş yavaş Halife Hafter’e mesafe koydu ve Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih’i öne çıkardı. Gelinen noktada Rusya ve Mısır Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed Yunus Menfi’ye ve ulusal birlik hükümetinin Başbakanı Abdülhamid Dibeybe’ye destek veriyor ancak aynı zamanda batı Libyalı temsilcilerle aktif şekilde görüşüyor ve bazı isimleri Türk etkisinden çıkararak kendi taraflarına çekmeye çalışıyorlar. 

Mısır ve Rusya Suriye’de de anlayış birliği sağlamış durumda ve bu, Lavrov’un Kahire ziyaretinde teyit edildi. Belirtmek gerekir Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin etkisindeki Suriyeli muhaliflerin oluşturduğu “Kahire Platformu”, “Moskova Platformu” ile birlikte Türkiye yanlısı pek çok muhalif tarafından Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ın Suriye muhalefetindeki “Truva atı” olarak görülüyor.  

Rusya, savunma sanayi ve turizm dışında enerji alanında da Mısır’la işbirliği yapıyor. Rusların Mısır’daki en büyük enerji projesi, Rosatom’un Akdeniz kıyısındaki El Matruh bölgesinde inşa etmekte olduğu El Deba nükleer enerji santrali. Santralin VVER-1200 tipi dört reaktörden oluşması ve toplam kurulu gücünün 4 bin 800 megavat olması öngörülüyor. Birinci ünitenin 2026’da hizmete alınması, projenin tamamının ise 2028-2029 döneminde bitirilmesi planlanıyor. 

Diğer bir Rus şirketi Rosneft ise Mısır’ın Akdeniz’deki kıta sahanlığında yer alan Zohr gaz sahasını geliştirme projesinde yer alıyor. Rosneft pazarlanabilir üretimde yüzde 17 paya sahip. Rusya’nın Lukoil ve Zarubezhneft şirketleri ise Mısır’da petrol üretimi alanında faaliyet gösteriyor.

Mısır’ın liman kenti Port Said’de ​​525 hektarlık bir alana kurulacak olan Rus endüstri bölgesi, Rus şirketlerinin ofislerine, Rus işletmelerinin şubelerine ev sahipliği yapacak. 2018’de başlatılan ve halen devam eden bu projenin Rusya için stratejik bir altyapı olması bekleniyor.

İkili işbirliğinin bir diğer ayağı, Rusya’nın Mısır’a tahıl tedariki. Mısır Rusya’dan buğday ithal eden başlıca ülkelerden biri. 

Lavrov'un Kahire ziyareti Rusya-Mısır ilişkilerinin gelişmeye devam ettiğini, ABD’den askeri işbirliği nedeniyle gelen yaptırım tehditlerinden bile şu ana kadar etkilenmediğini teyit etmiş oldu. Mısır, siyasi ve ekonomik alanda Rusya’nın Orta Doğu’daki başlıca ortağı olarak Türkiye ile rekabet ediyor. Öte yandan Moskova-Kahire ilişkilerinin tarihi, bu tür “saadet” dönemlerinin bir anda sona erebileceğini gösteriyor. Tıpkı Enver Sedat’ın cumhurbaşkanı olduğu 1970’lerde Mısır’ın bir gecede Sovyet Birliği’nin müttefikinden Moskova karşıtı bir ABD ortağına dönüşmesi gibi…  Rusya bunu unutmuş değil.

More from Kirill Semenov

Recommended Articles