Ana içeriğe atla

PKK gerilimi devam ederken Iraklı Ezidiler özerklik istiyor

Irak’ın Sincar bölgesinde gerilim ve bölgesel hesaplaşmalar devam ederken, bölgede yaşayan Ezidi azınlığından özerklik talepleri yükseliyor.
Displaced Iraqis from the Yazidi community, who fled violence between Islamic State (IS) group jihadists and Peshmerga fighters in the northern Iraqi town of Sinjar, sit in a field near a camp for internally displaced persons (IDP) in the Sharya area some 15 kilometres from the northern Iraqi city of Dohuk on May 20, 2015.

Irak’ın Sincar bölgesinden 40’ı aşkın Ezidi toplum önderi 13 Mart’ta kamu hizmetleri ve istihdama ilişkin bir dizi talebin yanı sıra Sincar için özyönetim ve Ezidhan Asayişi’nin güvenlik güçlerine katılımını talep eden bir dilekçeye imza attılar.

Ezidhan Asayişi, Sincar’da PKK bağlantılı Şengal Direniş Birlikleri’nin kontrol ettiği bölgelerde Ezidi polis gücü olarak görev yapıyor.

Bağdat’la Erbil arasında ihtilaf konusu olan Sincar kenti son günlerde Irak ordusu ile ordunun bölgeye girişine karşı çıkan PKK destekçileri arasında artan gerilime sahne oluyor.

Ordunun bölgeye girişi, Irak hükümeti ile Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin (KBY) Sincar’ı istikrara kavuşturmak amacıyla 9 Ekim 2020’de imzaladıkları Sincar Anlaşması’nda öngörülüyor.

PKK’ya ve Haşdi Şabi olarak da bilinen Halk Seferberlik Birlikleri’ne (HSB) yakın çevreler hariç yerel ve uluslararası düzeyde geniş destek toplayan anlaşmanın idari bölümünde, Ninova (Musul) vilayetinde ayrı bir ilçe statüsündeki Sincar’a, tarafların ve Ninova Valisi’nin oluşturduğu ortak komite tarafından kaymakam seçilmesi, diğer idari makamların da ortak komite tarafından ele alınması öngörüldü.

Anlaşmanın güvenlik bölümünde ise ilçenin güvenliğinden yalnızca yerel polis birimleri ile ulusal güvenlik ve istihbarat teşkilatlarının sorumlu olacağı belirtilirken, diğer tüm silahlı yapıların bölgeden çıkarılması öngörüldü. Ayrıca Sincar’daki İç Güvenlik Güçleri’ne 2 bin 500 güvenlik görevlisinin atanacağı ve gayri resmi silahlı grupların varlığına son verileceği belirtildi.

HSB’ye yakın duran PKK tarafından eğitilmiş gruplar, Sincar Anlaşması’nı uygulamayı reddettiler ve 700’ü aşkın Sincar yerlisinden oluşan Ezidhan Asayişi dâhil kendilerine bağlı güçlerin yeni oluşturulacak güvenlik birimleriyle birleşmesini talep ettiler. 

Özerklik yanlısı toplum önderlerinden Dahil Murad Al-Monitor’a yaptığı açıklamada bu talebin yeni olmadığını ve Başbakan Mustafa Kazımi dâhil Iraklı liderlerle yapılan görüşmelerde dile getirildiğini belirtti. Özerklik fikrinin PKK kontrolündeki bölgelerden ilham aldığını söyleyen Murad, Sincar için ideal çözümün bu olduğunu ve halktan destek aldığını vurguladı.

Murad’a göre bu talep, Sincar’ın kendi halkı tarafından yönetilmesine ve siyasi çatışmalardan uzak durulmasına katkı yapacak. Sincar Irak’ın bir kenti olduğuna göre Ezidi güçleri Irak güvenlik güçleriyle birleşmeli. Anlaşma Bağdat ile Erbil arasında değil, Bağdat ile Sincar arasında yapılmalıydı diyen Murad, hükümetin herkesi memnun edecek bir çözüm bulamadığını vurguladı.

Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin (KYB) Sincar teşkilatından sorumlu olan Davud Şeyh Cundi ise Al-Monitor’a yaptığı açıklamada Sincar’ın vilayet olmasından yana olduğunu, partisinin bu yönde bir proje önerdiğini, Ninova’daki diğer taraflar ve ilçe konseyi nezdinde ciddi çabalar sarf ettiklerini belirtti.

Cundi sözlerini şöyle sürdürdü: “Ezidi nüfusunun varlığı ve bu insanların 2014’te yaşadığı felaket bir yana, Sincar coğrafi konumu nedeniyle de ayrı bir birim olmayı hak ediyor. Bu, bölgedeki diğer unsurların da yararına olacak. Ancak özyönetim veya özerklik konusu Irak anayasasında yer almıyor. Sincar’daki düğümün bir an önce çözülmesinden yanayız.”

Sincar’ın bazı bölgelerinde konuşlu olan KBY Peşmerge Bakanlığı’na bağlı Ezidhan güçlerinin komutanı Haydar Şuşu ise Al-Monitor’a telefonla yaptığı açıklamada “İlçenin özyönetime bağlanması zor ve karmaşık bir konu. Bu, 50 senede bile olamaz. Bu, kesin olarak reddedilen PKK’nın siyasetidir. Bizler Sincar’ı merkeze bağlı bir vilayete dönüştürmeyi umut ediyoruz ki bu, Ezidilerin daha fazla yararına olacaktır” dedi.

Irak ordusunu, PKK yanlısı göstericilerin saldırıları karşısında itidal gösterdiği için takdir ettiğini belirten Şuşu, Ezidilerin fedakârlıklarına ve yaşadıkları acılara Irak ordusunun saygı duyduğunu ve bu nedenle Ezidiler söz konusu olunca son derece disiplinli hareket ettiğini söyledi. 

Kürdistan Demokratik Partisi üyesi Muhammed Zengene ise Al-Monitor’a şöyle konuştu: “PKK’ya yakın çevrelerin Sincar’ın özerkliğine ilişkin talepleri gayri meşrudur çünkü bunlar ne Irak’ın ne de Kürdistan’ın siyasi partisi değildir. Dahası bu örgütün uluslararası alandaki sınıflandırması bu tip taleplere müsaade etmiyor. Bunlar Sincar’a, Maliki ve Ebadi hükümetlerinin kışkırtmasıyla KBY’ye dayatma yaparak hâkim oldular.”

Bu tür talepleri, bölgeyi sonu gelmeyen sorun ve felaketlere sürükleyecek siyasi intihar olarak gören Zengene, Ezidilerin Sincar’daki Arap komşularını da soykırımla suçladı.

Sincar’ın Irak anayasasının 140. maddesinde bahsedilen ihtilaflı bölgelerden biri olduğunu, bu nedenle Irak hükümetinin özerklik talebine karşı derhal tavır alması gerektiğini savunan Zengene, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bölge halkı dışında hiç kimsenin bölgenin geleceğini tayin etme hakkı yoktur. Bağdat ve Erbil de PKK ve HSB’yle bağlantılı milislerin, ayrıca İslam Devleti ile savaşan koalisyon güçlerinin bölgedeki varlıklarına son verilmesi konusunda anlaşmaya vardılar.” Özerklik talebinin gündem yaratmaya dönük olduğunu söyleyen Zengene, hükümetin sessiz kalması hâlinde ciddi sonuçlar doğabileceği uyarısında bulundu.

PKK 2018’in sonunda Sincar’dan çekildiğini duyurmuş olsa da KBY bunun doğru olmadığını söylüyor, Türkiye de bölgedeki PKK varlığını gerekçe göstererek Sincar’a operasyon düzenleme tehdidinde bulunuyor. Irak’taki PKK varlığı yıllardır Türkiye-Irak ilişkilerine ket vuruyor.

Sincar’a müdahale konusu şubat sonunda İran ve Türkiye’nin Irak büyükelçileri arasında sözlü atışmalara neden oldu ve az kalsın diplomatik krize yol açıyordu. 

Irak’taki Ezidi varlığının geriye kalan son yurdu olan Sincar, 2014 yazında İslam Devleti tarafından işgal edilmiş ve soykırıma uğramıştı. Bölgenin kurtarılmasının üzerinden dört yılı aşkın bir süre geçmiş olsa da nüfusun yaklaşık yüzde 60’ı siyasi çatışmalar nedeniyle halen bölgeye dönmüş değil.

More from Saman Dawod

Recommended Articles