Ana içeriğe atla

İdlib halkı TL’den umduğunu bulamadı

Türk lirasının tedavülde olduğu İdlib’in HTŞ kontrolündeki bölgelerinde halk fiyat artışlarından, denetim eksikliğinden şikâyetçi.
GettyImages-1219041949.jpg

İDLİB, Suriye — Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib vilayetinde Heyet Tahrir El Şam (HTŞ) örgütüne bağlı “Kurtuluş Hükümeti” tarafından yönetilen bölgelerde altı ayı aşkındır tedavülde olan Türk lirası son dönemde dolara karşı değer kazanmış olsa da bu bölgelerde gıda fiyatları değişmedi. Oysa halk TL’nin yükselişi nispetinde İdlib’de temel mal fiyatlarının düşeceğini umuyordu.

Dolar-TL kuru geçtiğimiz aylarda 8’in üstüne çıkmıştı. TL daha sonra bir miktar toparlandı ve kur 6,9’a kadar düştü. Ancak son günlerde TL yeniden güç kaybetti ve kur şubatın son haftasında 7,25 dolaylarına yükseldi. Bu görece ufak oynama bile HTŞ bölgelerinde bazı temel mal fiyatlarının artmasına neden oldu. 

Dolayısıyla halk artık şunu öğrenmiş oldu: Genel anlamda TL ne zaman değer kaybetse fiyatlar yükseliyor ama TL değer kazandığında fiyatlar değişmiyor.

HTŞ’yle bağlantılı Watad Petrol şirketinin belirlediği yakıt fiyatları azıcık düştü ama bu düşüş TL’nin yükselişiyle orantılı değildi. Oysa TL ne zaman dolara karşı değer kaybetse yakıt fiyatlarının artması olağan hâle gelmişti.

İdlibli iktisatçı Hayyan Ebu Raşid konu hakkında Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Emtia fiyatları değişmiyor çünkü pazardaki malların neredeyse tamamı ABD doları üzerinden değil, Türk lirası üzerinden fiyatlandırılıyor. Dolar üzerinden olsaydı, doların Türk lirası karşısında düşüşüyle birlikte fiyatlar da düşerdi. Tüccarların kuşkuları var. İlgili yetkililerin ciddi kontrolünün olmadığı bir ortamda Türk lirası’ndaki bu iyileşmenin geçici, hatta aldatıcı olmasından korkuyorlar. Bu nedenle tüccar ve tedarikçiler fiyatlarını kurlara göre belirlemiyorlar. Öte yandan, Türk lirasındaki yükselişin olumlu etkisini, Türk lirası üzerinden maaş alan veya gelir elde eden kişiler hissedecek. Bu kişilerin alım gücü yükselecektir.” 

İdlib’de yaşayan medya aktivisti Muhammed El Ali Al-Monitor’a yaptığı açıklamada, “Fiyatlar çılgın. Dolar kuru neredeyse bir ay boyunca 7,85 TL’de kaldı. Kur bugün düşmüş olsa da fiyatlarda hiçbir değişim olmadı” dedi.

TL azıcık değer kaybetse dahi fiyatlarda büyük artışlar olduğunu belirten Ali, “Arz yeterli seviyede değil. Şikâyetler için özel bir hat kuruldu ama bu, krize çözüm olamaz. Çözüm, tüm mallar için genel bir fiyat listesi oluşturmak ve bunun ihlal edilip edilmediğini izlemekle olur. Listeye uymayan fiyatlar olursa şikâyet edilir” diye konuştu.

Kurtuluş Hükümeti Ekonomi ve Kaynaklar Bakanlığı’nda halkla ilişkiler müdürü olan Muhammed Dabul, Al-Monitor’a yaptığı açıklamada, “Fiyatların kur dalgalanmalarına intibak etmesi zaman alıyor. Tüccarların emin hissetmesi ve fiyatları düşürmesi için zamana ihtiyacı var” dedi.

Bazı tüccarların ellerindeki malları eski yüksek fiyattan almış olabileceğini ve zarar etmek istemediğini söyleyen Dabul, “Maalesef tüccarlar her yerde böyledir. Bazı tüccarlar zarar etmemek için dükkânlarını bir süreliğine kapatıyor ve kurun istikrara kavuşmasını bekliyorlar. (…) Piyasa hareketlerini izlemek, alım satımları denetlemek, halkı suistimal eden ticaret, sanayi veya hizmet tesislerine yaptırım uygulamak için kurtarılmış bölgelerin her yerinde ekipler görevlendirdik. Haftada 100 ilâ 150 arasında arzla ilgili ihlaller tespit ediliyor.”

Dabul sözlerini şöyle sürdürdü: “Piyasa hareketlerini kontrol etmek için bazı kararlar aldık. Örneğin, tüm ticaret, sanayi, tarım ve hizmet kuruluşlarının tüketici için nihai fiyatı etiketin veya ambalajın üstünde bariz ve açık bir şekilde belirtmesini kararlaştırdık. Bir başka kararla ithalatçı, üretici, toptan satıcı ve perakendecilerin koyabileceği kâr payı yüzde 25 ile sınırlandı. Bu kararda temel mal addedilen mallar da sayıldı. Bir diğer kararla sebze ve meyvede kâr marjları belirlendi. Bizdeki pazar, arz, talep ve kalitenin fiyatları belirlediği serbest piyasa gibidir. İzliyor ve denetliyoruz ama büyük bir çeşitlilik olduğu için her bir malın fiyatını belirlememiz veya dayatmamız mümkün değil. Örneğin 30’dan fazla pirinç çeşidi var ve her birinin fiyatı farklı. Yine de ekmek, yakıt ve beşeri ilaç gibi temel malların fiyatlarını belirliyoruz.”

İdlib kırsalındaki El Dana kasabasında esnaf olan Ömer Hamza’ya göre fiyat artışlarından tüccarlar sorumlu tutulamaz. Al-Monitor’a konuşan Hamza, “Bizler yerel makamlara, Kurtuluş Hükümeti’ne vergi ödüyoruz. Fiyat artışlarının arkasında bu vergiler var” dedi.

Hamza’ya göre Türkiye Suriyeli tüccarlara dolar üzerinden mal satsaydı fiyatlar neredeyse sabit kalırdı. Esnaf şöyle devam etti: “Suriye muhalefetinin kontrol ettiği bölgelerde üretim artık yerel pazarın sebze ve diğer bazı mallara talebini karşılayamıyor. Türkiye’den ithalat yapmak zorundayız ve bu da fiyatları arttırıyor. Rejim bölgelerine geçiş noktaları açıkken sebze ve meyve fiyatları makuldü. Ancak Türkiye’den mal ithal edildiğinde fiyat iki katına çıkıyor. Türk vatandaşlarının alım gücü, Suriye’nin kuzeyindeki vatandaşların alım gücünden çok farklı. Türkiye’deki fiyatlar Türk vatandaşlarının ortalama günlük geliriyle orantılı ve bu gelir, bizdeki ortalama günlük gelirin çok üzerinde.”

İdlib kırsalında sığınmacı kampında yaşayan ve inşaat işçisi olarak çalışan altı çocuk babası Halid El Ahmed (45) Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Dolar 7,95 TL’ye ulaştığında fiyatlar zaten çok yükselmişti. Örneğin bir paket ekmek 2,5 TL’den satılırken bugün aynı paketin fiyatı 6,95 TL. Tavuk fiyatları da benzer şekilde. TL değer kaybederken tavuğun kilosu 20 TL idi. TL’deki yükselişe rağmen tavuğun kilosu bugün sadece yarım lira ucuzlamış durumda, 19,5 TL. Yakıt fiyatları da sadece 5 kuruş düştü.”

Ahmed şöyle devam etti: “Tüketiciyi koruyacak güçlü bir otoritenin yokluğunda tüccarlar kârlarını arttırmak için fırsattan istifade ettiler, olan vatandaşa oldu. Türk lirası azıcık değer kaybetse bile fiyatlarda çılgın artışlar oluyordu. Ama ne hikmetse Türk lirası değer kazandığında fiyatlardaki düşüş hiç denecek kadar az oluyor. Bu arada, Kurtuluş Hükümeti de geçim kaynaklarımızı, alım gücümüzü kurutuyor, krizlerden ve etkili denetimin yokluğundan nemalanan tüccarların açgözlülüğüne karşı gerçek önlemler almıyor. Fiyatlar bakkaldan bakkala değişiyor. Bu da denetimin olmadığını gösteriyor."

More from Sultan al-Kanj

Recommended Articles