Ana içeriğe atla

Mısır’da Kuran ayetlerini okul kitaplarından çıkarma planı tepki topluyor

Mısırlı yetkililer radikalizmle mücadele gerekçesiyle Kuran ayetlerini din dersleriyle sınırlı tutmayı ve diğer okul kitaplarından çıkarmayı düşünüyor.
Indonesian Muslim students read from the religious academic books in an Islamic course at Al-Azhar mosque in the old city of Cairo on December 4, 2011. Al-Azhar mosque, which was developed into one of the oldest Islamic universities, pays special attention to the Koranic sciences and traditions of the Islamic prophet Mohammed and all the modern fields of science. AFP PHOTO/MAHMUD HAMS        (Photo credit should read MAHMUD HAMS/AFP via Getty Images)

Mısır parlamentosunda Tümgeneral Kemal Amir’in başkanlık ettiği Savunma ve Milli Güvenlik Komisyonu, şubat ortasında Kuran ayetleri ile hadislerin okul kitaplarından çıkarılması ve bu metinlerin sadece din derslerinde yer alması yönünde Eğitim, Kültür ve Evkaf Bakanlıkları’nca hazırlanan bir planı gündemine aldı.

Radikalizm ile mücadeleyi amaçlayan plan, komisyon üyesi Ferid El Bayadi’nin önerisiyle gündeme alındı ve toplantıda Eğitim Bakanı Yardımcısı Reda Hicazi de hazır bulundu.

Toplantıda din dersinin dinler arası ortak değerleri, hoşgörü, yurttaşlık ve bir arada yaşama kavramlarını kapsayan bir kitapla okutulması önerisi Hicazi tarafından onaylandı. Bakan Yardımcısı konunun son derece önemli olduğunu ve önümüzdeki eğitim yılında müfredata ekleneceğini belirtti.

Dinle ilgili olmayan okul kitaplarında dini metinlerin yer almasına değinen Hicazi, dini metinlerin din dersiyle sınırlı tutulması yönünde hükümetin yeni talimatları olduğunu belirtti. 

Öğrencilere farklı dinlerin paylaştığı ortak değerleri, hoşgörü, yurttaşlık ve bir arada yaşama ilkelerini öğretme önerisi Bayadi’den geldi. Bayadi, Arapça, tarih ve coğrafya derslerinin dini metinler içermesinin, niteliksiz öğretmenlere bu metinleri aşırıcı ve yıkıcı şekilde yorumlama imkânı verdiğini belirtti. Vekile göre Savunma ve Milli Güvenlik Komisyonu’nca yapılan çalışmalarda bu uygulamanın radikal fikirlerin yayılmasında etkili olduğu sonucuna varıldı.

Mısır Cumhurbaşkanı Abdül Fettah El Sisi, iktidara geldiği 2014 yılından beri “radikal gruplar” diye tanımladığı yapıların önünü kesmeye yönelik kapsamlı bir plan çerçevesinde dini söylemin yenilenmesi gerektiğini defalarca söyledi ve bazı dini metinler ile terörizm ve radikalizm arasında bağ kurdu. Sisi, dinle ilgili tüm kurumları bu yönde çalışmaya çağırdı.

Sisi Temmuz 2014’te Kahire’de Kadir Gecesi vesilesiyle düzenlenen kutlamada şöyle konuşmuştu: “Bizleri katledenler var ve bunlar ne yazık ki Kuran-ı Kerim okuyanlar arasından. İslam doğruluk, tekamül ve hoşgörü dinidir. Dinin değişmezlerini kabul ederek dini söylem de insanlar geliştikçe gelişir.” Sisi El Ezher’e seslenerek İslamiyet’i ve Müslümanları doğru yansıtan hoşgörülü, ılımlı bir dini söylemin benimsenmesini istedi.

Sisi Ocak 2015’te Davos Ekonomik Forumu’nda yaptığı konuşmada da dini söylemi, aşırıcılık ve terörizme çanak tutan yanlış yorumlardan temizleme iradesini dile getirdi.

Dini söylemi yenileyerek teröre karşı durma mesajı en son Ocak 2020’de El Ezher İslami Düşünceyi Yenileme Uluslararası Konferansı’nda verildi. Sisi adına konuşma yapan Başbakan Mustafa Medbuli, El Ezher başta olmak üzere dini kurumların dini söylemi güncellemenin önemini kavraması gerektiğini, bu konuda geride kalmanın sözde alimlere gençlerin zihinlerini ele geçirme, gençleri hoşgörülü Şeriat hükümlerinden mahrum bırakma, Kuran ile sünnetin yanlış yorumlarını aktarma imkânı vereceğini söyledi.

El Ezher Baş İmamı Şeyh Ahmed El Tayyib ise aynı konferansta şu ifadeleri kullandı: “İslami düşünceyi ve dini söylemi yenileme konusu son dönemde müphem ve muğlak bir kavram hâline geldi. Çünkü bu konu basında sıklıkla bilgisiz kişiler tarafından veya yeterli araştırma yapmadan, bilimsel altyapısı olmadan her konuda konuşanlar tarafından ele alınıyor.”

46 Müslüman ülkeden fetva kurumları ve İslami konsey temsilcilerinin katıldığı konferans, dini söylemi yenileme mekanizmalarına, uluslararası dini ve akademik kuruluşların bu konuda oynayabileceği role ve yanlış yorumların ortadan kaldırılmasına odaklandı.

Kuran ayetleri ve hadisleri din dersleriyle sınırlandırıp müfredatın geri kalanından kaldırma planını Evkaf Bakanlığı’nın eski müsteşarlarından Şeyh Selame Abdül Kavi’ye sorduk. Kavi, “Sisi’nin gündemine” karşı uyarıda bulunarak şöyle konuştu: “Mısır’ın İslami kimliğini değiştirmek için bir plan söz konusu. Sisi iş başına geldiğinden beri dini söylemin yenilenmesini istiyor ve medyasını El Ezher’e, Baş İmam’a ve İslam’a saldırmak için kullanıyor. Kuran ayetlerinin Arapça, tarih ve coğrafya derslerinden çıkarılması tahrikleri engellemez, aksine çatışma yaratır.”

Sisi’nin eski cumhurbaşkanları Enver Sedat ve Hüsnü Mübarek’in gözettiği dengeyi altüst ettiğini söyleyen Kavi, “Sisi, bunun kendi başarı hanesine yazılacak bir emsal olacağına inanıyor ve radikalizmle mücadele bahanesiyle Kilise’den, Batı’dan, kendi destekçilerinden puan toplayacağını düşünüyor.”

İslami konularda araştırmacı olan Semih Asker ise dini metinlere sadece din derslerinde yer verme kararının olumlu olduğunu ve düşünce biçimlerini geliştireceğini düşünüyor. Asker’in değerlendirmesi şöyle: “Din ile devlet işlerini karıştırmanın tezahürleri, Mısır’daki eğitim sistemini istila etti. Tarih, Kuran ve hadisler üzerinden öğretildi. Bu, coğrafya ve fen dersleri için de geçerli. Dolayısıyla devlet şimdi din ilminin din dersleriyle sınırlı olması gerektiğine karar verdi. Doğrusu da budur."

More from A correspondent in Egypt

Recommended Articles