Baskı ve şiddet sarmalındaki Kürtlerin kritik dönemeçlerden geçtiği bir dönemde PKK lideri Abdullah Öcalan’a cezaevinde uygulanan tecridin kalkması için başlatılan açlık grevleri tehlikeli bir aşamaya girdi.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Leyla Güven’in 7 Kasım 2018’de Diyarbakır Cezaevi’nde başlatıp serbest bırakıldıktan sonra da evinde sürdürdüğü açlık grevi eylemi binlerce kişinin katılımıyla büyüdü. Dışarıda Güven’le birlikte dördü milletvekili 50-60 kişi, cezaevlerinde ise 3 ilâ 5 bin arasında tutuklu ve hükümlü açlık grevinde. Cezaevlerindeki eylemcilerden 15’i, 30 Nisan’dan itibaren eylemlerini ölüm orucuna çevirdi.
Son sekiz yılda Öcalan’la görüşmek için yapılan 810 başvuruyu reddeden devlet nihayet, 2 Mayıs’ta, iki avukatın İmralı cezaevine gitmesine izin verdi. Öcalan avukatlar aracılığıyla açlık grevini sürdürenlerden “eylemlerini sağlıklarını tehlikeye atacak ve ölümle sonuçlandıracak noktaya taşımamalarını” istedi. “Bizim için onların akli, fiziki ve ruhi sağlıkları her şeyin üstündedir” dedi.
Tek seferlik görüşmenin tecridin kalktığı anlamına gelmediğini düşünenler, Öcalan’ın çağrısına rağmen eylemlerine son vermedi. Cezaevlerindeki eylemcilerden 15 kişilik yeni bir grup da 10 Mayıs’tan itibaren açlık grevini ölüm orucuna çevirdi. Bu süreçte biri Almanya’da, yedisi hapiste toplam sekiz kişi tecridi protesto için hayatlarına son verdi.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.