Ana içeriğe atla

Netanyahu son Suriye saldırısını niçin kabul etti?

Başbakan Benjamin Netanyahu’nun 11 Şubat’ta Suriye’deki İran hedeflerine yönelik saldırıyı kabul edip teyit etmesi, İsrail’in Suriye’deki İran varlığına karşı yoğunlaşan mücadelesini yansıtıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Israeli Prime Minister Benjamin Netanyahu arrives to the weekly cabinet meeting in Jerusalem February 3, 2019. REUTERS/Ronen Zvulun - RC1C1651BBA0
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu Kudüs’te haftalık kabine toplantısına gelirken, 3 Şubat 2019 — REUTERS/Ronen Zvulun

İsrail Savunma Kuvvetleri’ne (IDF) ait tanklar 11 Şubat’ta sınıra yakın Kuneytra bölgesinde Suriye ordusunun karargâh noktalarını vurdular. Bu, alışılmış bir saldırı değildi. İsrail genelde hava kuvvetlerini kullanarak Suriye topraklarındaki İran hedeflerini vuruyor. Bu kez menziller daha kısa olduğu için uçaklar değil tanklar ateş açtı ve doğrudan Suriye’ye ait noktalar hedef alındı. Altyapı tahrip edilirken söz konusu noktalarda personel de zarar gördü.

Suriye’den aynı gün gelen ilk bilgilerde saldırıda iki İranlının öldürüldüğünden bahsedilse de daha sonraki haberlerde ölülerden değil yaralılardan söz edildi. Bazı haberlere göre ise saldırıya İsrail uçakları da katıldı. IDF olay hakkında yorum yapmayı reddederek eski belirsizlik politikasına döndü. İsrail’in Suriye’deki eylemleri uzun yıllar belirsizlik politikasına tabi olmuştu, ta ki Başbakan Benjamin Netanyahu’nun öncülük ettiği son dönemdeki hamaset ve böbürlenme politikasına kadar…

Ne var ki son olayda da belirsizlik politikasının ömrü 24 saat sürmedi. 13 Şubat gecesi Polonya’ya giden Netanyahu, havaalanında kameralar karşısında saldırının sorumluluğunu üstlendi. Netanyahu şöyle konuştu: “İran’a karşı, İran’ın bölgeye yerleşme teşebbüslerine karşı dün dâhil her gün faaliyetteyiz. Şunu kesin olarak söyleyebilirim ki ekonomik baskı etkisini gösteriyor ve ekonomik kriz İran’ın bize karşı hareketlerini de etkiliyor. Bütçelerde kesintilere gidildiğini, güçlerin azaltıldığını, geri çekildiğini görüyoruz ve bunu dünyanın dört bir yanında istisnasız her alanda gözlemleyebiliyoruz. Bunu Suriye’de de Lübnan’da da Gazze’de de görüyoruz. Ayrıca başka şeylerin yanı sıra mali sıkıntılardan dolayı ve öncelikle İsrail’in aktif askeri direnci nedeniyle İran’ın çok önemli bazı silah sistemlerini konuşlandırmakta zorlandığını görüyoruz.”

Başbakan’ın bu denli detaylı bir açıklama yapması IDF’te herkesin hoşuna gitmedi ama Netanyahu aynı zamanda savunma bakanı olduğu için IDF kendisine tabi. İsrail iki aydan kısa bir süre sonra, 9 Nisan’da seçime gidiyor, dolayısıyla “bay güvenlik” imajını pekiştirmek Netanyahu için önemli. Zira rakipleri arasında iki eski genelkurmay başkanı var: İsrail Direnç Partisi’nden Benny Gantz ve Moşe Ya’alon.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish