Rusya’nın geçtiğimiz günlerde düzenlediği Suriye Ulusal Diyalog Kongresi’ne farklı ve oldukça güçlü tepkiler geldi. Rus dış politikasını beğenenler toplantıyı Moskova’nın zaferi olarak alkışlıyor, başka kimsenin çözemediği sorunların Rusya tarafından aşılabildiğinin kanıtı olarak görüyor. Tenkitçiler ise toplantıyı Orta Doğu’daki Rus nüfuzunun sınırlarını ortaya koyan büyük bir başarısızlık olarak değerlendiriyor.
Ancak iki taraf da yanılıyor. Ortada bir zafer değil, önceden belirlenmiş spesifik bazı konuların çözümü var. Aynı şekilde toplantı bir yenilgi anlamına gelmedi, yedi yıldır süren Suriye iç savaşını bitirme çabalarında zorlayıcı sınırları gözler önüne serdi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, bu toplantıyı ilk kez ekim 2017’de Valdai Tartışma Kulübü’nün yıllık konferansında dile getirmişti. “Soçi’de planlanan toplantı”dan bahseden Putin’in ne kastettiği o günlerde tam anlaşılamamıştı.
İlerleyen haftalarda medyaya yansıyan veya Kremlin uzmanlarından gelen bilgiler de durumu netliğe kavuşturamadı. Farklı tarihler ve mekânlar zikredildi, kamuoyuna yansıyan katılımcı listesi çok geçmeden ortadan kayboldu, toplantının adı değişti. Kimilerine göre Putin 2018 başkanlık seçimleri öncesinde böyle bir toplantıya ihtiyaç duyuyordu. Kimileri ise Moskova’nın savaşın sonunu ilan edip barış anlaşmasını bağlayacağına inanıyordu. Pek çok kişi de Soçi görüşmelerinin Cenevre formatının ağırlığını azaltmasından korkuyordu.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.