Ana içeriğe atla

Suriyeli Dürziler Hizbullah-İran varlığından rahatsız

Suriye savaşının başından itibaren Suriye’de kalıcı varlık oluşturmaya çalışan İran, son dönemde bu çabalarını Dürzi azınlığın yaşadığı güney bölgelerine de taşıdı. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Hezbollah and Syrian flags flutter on a military vehicle in Western Qalamoun, Syria August 28, 2017. REUTERS/Omar Sanadiki - RC19B2052B90

Lübnan Hizbullah’ı aylardır güney Suriye’deki varlığını artırmaya çalışıyor. Hizbullah mensuplarının verdiği bilgi bu yönde. Ancak anlaşılan o ki örgüt bu faaliyetlerini sessizce yürütüyor; yerel halkı, özellikle de kendine özgü bir din inancına sahip Dürzi toplumunu tahrik etmemeye çalışıyor.

Örgüt kaynaklarına göre Hizbullah destekli Suriye ordusunun 1 Aralık’ta Beyt Cin’i almasıyla birlikte Heyet Tahrir El Şam ve diğer isyancı gruplar İsrail sınırındaki bu stratejik bölgeden temizlenmiş oldu. Güney Suriye’deki durum şimdi sakin görünüyor. Güney Suriye, aynı zamanda ABD-Rusya aracılığında 7 Temmuz’da imzalanan ve Ürdün’ün de destek verdiği ateşkes anlaşmasının kapsamında. Rejim yanlısı milislerle muhalifler arasındaki çatışmaların yoğunlaşması ve İsrail’in bölgedeki İran hedeflerine operasyonları artırması üzerine anlaşmayla gerilimin aşağı çekilmesi amaçlanmıştı. Ateşkesi izlemekle görevli Rus askerleri 17 Temmuz’da Dera vilayetine intikal etmişti.

Al-Monitor’un sorularını yanıtlayan Suriyeli araştırmacı Mazen İzzi, çatışmasızlık anlaşmasının genel hatlarıyla güneydeki Kuneytra ve Dera bölgelerini kapsadığını vurguladı. Süveyde, Şam’ın güneyindeki kırsal yöreleri kapsayan Rif Damask Cenubi ve batı Guta da bu bölgede yer alıyor. İzzi’ye göre “Çatışmasızlık anlaşması Hizbullah ve rejim güçlerini son isyancı mevzilerinin 14 kilometre uzağında durmak zorunda bıraktı. Buna rağmen İsrail’den her gün rejim yanlısı mevzilere, Hizbullah’a saldırılar oluyor.”

İran, Suriye savaşının başından beri güneyde İsrail kontrolündeki Golan Tepeleri’ni belirleyen 1967 ateşkes hattı yakınlarında etkinliğini artırmaya çalışıyor. Hizbullah’ın yanı sıra Iraklı Şiilerden oluşan Nüceba Tugayları ve Afganlılardan oluşan Fatemiyun Tugayları gibi İran yanlısı milisler de Dera’da rejim güçlerinin yanında savaşıyor. Nüceba Tugayları, eylül ayında “işgal altındaki Golan Tepeleri’ni kurtarmak” için silahlı güç oluşturduğunu duyurmuştu.

Ancak Suriye’deki 400 bin kişilik Dürzi topluluğun en yoğun yaşadığı bölge olan Süveyde vilayetinde İran ve müttefiklerinin göze batmamaya çalıştığı anlaşılıyor. Al-Monitor’a konuşan Suriyeli gazeteci Telal Atraş “İran etkinliğinin artık bittiğini” söylüyor. Gazeteci bu iddiasını hem Süveyde’de çatışmaların sona ermesine hem de Rusya’nın müdahalesine dayandırıyor.

İran 2012’den başlayarak 2015’e kadar Suriye’deki paramiliter grupların eğitilmesine katkıda bulundu. Atraş’a göre İran Süveyde’de de “Labbayk ya Selman” (“Selman’a Yemin”) adı altında din temelli Dürzi milis grupları kurmaya çalıştı ama Dürziler bu girişime fazla ilgi göstermedi. Rusya da Suriye savaşına dâhil olduğu eylül 2015’ten sonra bölgedeki yerel milislerin çoğunu tasfiye etti. Atraş’a göre askeri alanda merkeziyetçi anlayışı tercih eden Rusya, paramiliter güçleri Suriye ordusuna bağlı Beşinci Tümen olarak birleştirdi. Bu birlik Palmira ve Suriye çölünün İslam Devleti’nden kurtarılmasında kilit bir rol oyandı.

İzzi Dürzilere yönelik başka girişimlerin de olduğunu söylüyor: “İran, Şii inancıyla Dürzi inancı arasında köprü kurmaya çalışan kültürel bazı girişimler de dâhil Dürzileri çok farklı yollardan yanına çekmeye çalıştı ama başarısız oldu, Süveyde’de ciddi bir varlık oluşturamadı.”

Süveyde’de yaşayan ve Ali takma adıyla Al-Monitor’a konuşan Dürzi bir şeyh, İzzi’nin anlattıklarını doğrularken Hizbullah-İran unsurlarının Dürzi bölgelerin eteklerinde faal olduklarını ancak Dürzi hassasiyetlerini kaşımamak için göze batmamaya çalıştıklarını, bayrak ve sloganlarla gösteriş yapmaktan imtina ettiklerini anlattı. İzzi’ye göre “Hizbullah en çok Dera cephesinde ve Ölüm Üçgeni diye anılan bölgede faal.”

Atraş, Hizbullah’ın keşif çalışmaları yürüttüğü, askeri bir yapılanma oluşturmaya çalıştığı yerleri Süveyde’nin uzağında Hermon Dağı’nda yer alan ve Suriye-İsrail hattının yakınlarında bulunan Erne, Rime, Bikasam ve Kelat Cendal gibi Dürzi köy ve kasabalar olarak belirtiyor. Atraş’a göre “Hizbullah ayrıca İsrail’in bölgeye girmesi ihtimaline karşı ve olası bir Arap-İsrail çatışmasına hazırlık olarak Dürzi toplumundan eleman devşiriyor.”

Atraş’ın aktardıkları eylülde mülakat yaptığımız bir Hizbullah komutanının söyledikleriyle bağdaşıyor. Kimi uzmanlar rakamın fazlasıyla abartılı olduğunu düşünse de komutan ihtilaflı Golan sınırında 10 bin Hizbullah savaşçısının varlığıyla övünmüştü. Hizbullah’ın güney Suriye’de piyadeleri ve seçkin birlikleriyle, tankları ve roketleriyle bir ordu gibi faaliyet gösterdiğini söyleyen komutan, “Füze üsleri ve tünel ağları oluşturmaya çalışıyoruz. Artık daha rahat çalışıyoruz, bombardımanlar bitti.” ifadesini kullanmıştı.

İsrailli gazeteci Amos Harel’in 3 Aralık’ta Haaretz’te yayımlanan yazısına göre İsrailli uzmanlar İran’ın daha önce Lübnan’da Hizbullah üzerinden yaptığı gibi Suriye’de de “ileri bir karakol” oluşturmak istediğine inanıyor.

Harel şöyle yazıyor: “Bu süreç oldukça yavaş ve kademeli ilerleyebilir ancak İranlılar bu hedeften vazgeçme niyetinde değil. İsrail’in adımları da en azından güney Suriye’de İran varlığına imkân tanınmamasını, ayrıca İran’ın kuzey Suriye’de üs ve liman kurma şansının azaltılmasını amaçlıyor.”

İran-Suriye-Hizbullah üçlüsü ile İsrail arasındaki gerilim son dönemde giderek yükseliyor. İsrail 9 Aralık’ta Lübnan hava sahasından düzenlediği saldırılarla Şam’ın kuzeydoğusunda yer alan Kuteyfe bölgesindeki askeri noktaları vurdu. İsrail uçakları 1 Aralık’ta da Şam yakınlarındaki bir askeri üssü vurmuştu. Bu operasyonda Şam’ın 12 kilometre güneyinde El Kisve kenti yakınlarında bulunan bir İran üssünün hedef alındığı düşünülüyor.

İsrail’in geçen yıl 23 Nisan’da Kuneytra kırsalında bir silah deposuna düzenlediği hava saldırıları ise Suriyeli askerlerin ölümüyle sonuçlanmış, Suriye rejimi de eşanlı olarak İsrail kontrolündeki Golan Tepeleri’ni hedef almıştı. 23 Haziran’daki saldırılarda ise Suriye ordusuna ait topçu mevzileri ve mühimmat taşıyan bir kamyon vurulmuştu.

İsrail’in güney Suriye’de gerilimi tırmandırması Dürzileri zor bir durumda bırakıyor. Atraş’a göre Golan’daki İsrail işgal güçlerinin cihatçılara destek verdiği iddiası Suriyeli Dürzilerin öfkesini yükseltti ve bölgede Hizbullah militanlarına sempati arttı. Atraş’a göre “Suriye-İsrail hattının her iki tarafında da Suriyeli Dürzilerin çoğu Golan’ın (İsrail’den) kurtarılmasını istiyor.”

Ancak İsrail’le savaş güney Suriye’nin geleceği için bir kırılma noktası olur ve Dürziler böyle bir savaşı istemiyor. Şeyh Ali şöyle diyor: “Suriye savaşı boyunca biz hep çatışmaların dışında kalmaya çalıştık. Komşularımız kim olursa olsun kimse bizi onlarla yeni bir savaşa itemez."