Ana içeriğe atla

Silahlı Kürt gruplar Irak’taki ihtilaflı bölgeleri geri istiyor

Silahlı örgüt kaçaklarının da aralarında bulunduğu Kürt milisler Irak ordusu ve Halk Seferberlik Birlikleri’ne karşı savaşıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
A military vehicle of Iraqi security forces is seen at the site of a suicide bomb attack in Kirkuk, Iraq November 5, 2017. REUTERS/Ako Rasheed - RC16C3294970

Irak’ta sürekli silahlı yeni gruplar ortaya çıkıyor, yeni ittifaklar kuruyor ya da bölünüyor. Ülkedeki her şey gibi bu grupların listesi de oldukça değişken.

Irak güvenlik güçleri, 18 Aralık’ta El Hayat gazetesine Kürtçe “gönüllüler” anlamına gelen Kavbakş isimli yeni bir grubun kurulduğunu açıkladı.

Ekim ayında Kürt güçlerinden alınan Kerkük ve Tuz Hurmatu’nun Irak ordusu ve Halk Seferberlik Birlikleri’nden “kurtarılması” için kurulan grup 5 Aralık’ta kamu binalarına düzenlenen saldırılardan sorumlu tutuluyor.

Bu gelişme, son zamanlarda Tuz Hurmatu ve çevresinde kurulan ve yaklaşık bin savaşçısı olan Şii karşıtı diğer yeni silahlı gruplarla birlikte düşünüldüğünde İslam Devleti’nin bertaraf edilmesinin ardından Irak’ta yeni silahlı örgütler ortaya çıkabileceği savını güçlendiriyor.

Yeni silahlı gruplar, Irak Başbakanı Haydar El Ebadi’yi Kerkük’te artan terör olaylarını bastırmak için özel bir operasyon emri vermeye sevk etti.

Ebadi operasyondan bir gün önce, 3 Ocak’ta yaptığı açıklamada geçen ay İD’e karşı yaptığı zafer açıklamasına rağmen Irak’ın halen süregiden güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu söyledi. Ebadi’nin açıklamasının ardından Irak güvenlik güçleri, Kerkük ve Diyala vilayetleri ile Musul merkezindeki uyuyan silahlı hücrelere bir dizi baskın gerçekleştirdi.

Parlamento üyesi Casim Muhammed Cafer Al-Monitor’a şu bilgileri verdi: “Kavbakş denen bu örgüt Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ile yakın bağlara sahip Korhan Cevher ve Cevher Kacakcı’nın öncülük ettiği bir dizi silahlı gruptan ve petrol çalıp yol keserek yaşayan silahlı saldırganlardan oluşuyor.”

KYB ise Cevher’in partiyle bağlantılı olduğu iddialarını yalanlıyor.

Irak Başbakanı ile yakın bağa sahip olan Hukuk Devleti İttifakı milletvekillerinden Cevher şöyle devam etti: “Hepsi Erbil yönetiminden destek alan Kürtler. Örgütlerin hedefi Tuz Hurmatu ve diğer ihtilaflı bölgelerin Kürt olmayan sakinlerini göçe zorlayarak bölgedeki Kürt nüfuzunu yeniden tesis etmek.”

Cafer’in açıklamalarını reddeden KBY milletvekilleri ise bu iddiaların Kerkük’ün güneyindeki Kürtlerin evlerinin bombalanması ve keyfi tutuklamaları da içeren Kürt karşıtı sistematik kampanyanın bir parçası olduğunu savunuyorlar.

Konuya vakıf bir kaynak isminin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a şöyle dedi: “Kavbakş grubunun amacı Tuz Hurmatu ve Kerkük’teki diğer ihtilaflı bölgelerde yaşayan Kürtleri Araplara karşı korumaktır. Kürtler HSB’ye bağlı Türkmen ve Arap gruplar tarafından yerlerinden ediliyorlar.”

Kürt güçleri şimdiye kadar yüzlerce İD savaşçısı yakaladı ancak bu şahıslar ne Bağdat yönetimine bağlı güçlere teslim edildi ne de yargılandı.

HSB liderlerinden Muhammed Mehdi El Beyati Tuz Hurmatu’ya bakan dağlarda aralık ayı ortasında başlayan harekâtın hedefindeki gruba dair şöyle dedi: “Çoğu Kürt eski İD savaşçılarından oluşan Kavbakş aynı ideolojiyi muhafaza ederek toplumu terörize etmeyi amaçlıyor.”

HSB’nin bu tür silahlı örgütlerle mücadelede önemli bir tecrübe ve başarı kazandığını belirten Biyati bu grupların İD gibi bir tehdit teşkil etmediğini söyledi. Biyati Diyala ve güneyinde de Kavbakş gibi grupların kurulabileceği uyarısında da bulundu.

Güvenlik uzmanı Fadıl Ebu Ragif ise Al-Monitor’a şu değerlendirmeyi yaptı: “Bu grupların ortaya çıkışı iki gelişmeyle eş zamanlı olarak gerçekleşti: İD’in Musul’dan ve 2014’ten bu yana işgal ettiği topraklardan temizlenmesi ve Kerkük’ün Irak ordusu ve HSB tarafından 16 Ekim’de geri alınması. İlk tahminler gruplardaki savaşçı sayısının halen sınırlı olduğu yönünde. Açıklamalarında bir insicam yok ve faaliyetleri kontrol altında olmadıklarını gösteriyor.”

Hamurabi Strateji ve Güvenlik Çalışmaları Merkezi’nin araştırmacılarından Abbas El Adravi Al-Monitor’a şöyle dedi: “Kavbakş da dâhil bu gruplar istikrarın sağlanamadığı yerlerde faaliyet gösteriyorlar. İçlerinde Nakşibendi savaşçılar, Saddam ordusundan kalıntılar ve uyuşturucu kaçakçısı çete üyeleri de var.”

Gruptaki savaşçı sayısının arttığını düşünen Adravi şöyle devam etti: “Pek çok İD unsuru Musul, Sincar, Tel Afer ve Havice harekâtlarından önce Kürtlere teslim oldu. Bu savaşçılar şimdi rehabilite edilip merkezi yönetime bağlı güçlere karşı ön saflarda savaşa sokuluyorlar ya da Kavbakş’ın saflarına gönderiliyorlar. Bunlar talimat ve desteği Kürt ordusundan alan gruplar.”

Kürt yazar Şal Mel Adil Selim ise aynı görüşte değil. Selim Al-Monitor’a şöyle dedi: “Kavbakş ve diğer benzeri gruplar Bağdat merkezi yönetiminin politikaları yüzünden zarar gören bölgelerden gelen savaşçılardan oluşuyor. Irak ordusu ve Kerkük’teki HSB unsurları Kürt Peşmerge güçlerinin çekildiği bölgelerde halka şiddet uyguluyor.”

Bu insanların pek çoğu Peşmerge’nin çekilmesinin ardından bölgede kimsesiz kaldıklarını hissetti. Peşmerge bölgeleri, eylül ayında Bağdat’a rağmen yapılan Kürt bağımsızlık referandumuna misilleme olarak Irak ordusu tarafından ekim ayında ele geçirilmişti.

Silahlı gruplara katılan vatandaşları “terörist” olarak tanımlamayı reddeden Selim şöyle devam etti: “Bunlar Peşmerge güçlerinin çekilmesini ihanet addeden ve bu nedenle direniş ilan eden bir grup gönüllü. Merkezi hükümetin Kürt bölgelerini ele geçirmesinin ardından kendi topraklarını ve halkı korumayı görev bildiler.”

İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Saad Maan ise yeni silahlı grupların tehdit arz ettiğine ilişkin yorumları abartılı buluyor. Grupların sayısı ve coğrafi dağılımına ilişkin bilgilerin gizli tutulduğunu söyleyen Maan Al-Monitor’a şu şu açıklamayı yaptı: “Gelişmeleri istismar eden grupların fiiliyattaki etkinliği abartılıyor. İstihbarat servisleri bu grupların çapını tespit etmiş durumda. Güvenlik güçleri konuyla ilgileniyor.”

Irak’taki siyasi, toplumsal ve ekonomik sorunlar çözülünceye kadar Kavbakş gibi örgütlerin de sayısı artacak gibi görünüyor.

More from Wassim Bassem

Recommended Articles