Ana içeriğe atla

Suriye rejimi: Sığınmacılar için eve dönüş zamanı

Halep yakınlarındaki Zagra kampına sığınan yüzlerce insan rejim kontrolündeki Humus’un El Vaer semtine dönüş yaptı. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Internally displaced people who fled Raqqa city ride a vehicle with their belongings in a camp near Ain Issa, Raqqa Governorate, Syria May 19, 2017. Picture taken May 19, 2017. REUTERS/Rodi Said - RTX36QES

KUZEY HALEP KIRSALI, Suriye — Suriye savaşı altı yılı geride bırakırken rejim, yurtlarından kaçan insanları kendi kontrolündeki bölgelere geri çekmeye çalışıyor, muhalefet ise bu çabaların başarısız olmasını umuyor.

Humus’un al-El Vaer mahallesinden kaçan 574 kişi, yani yaklaşık 100 aile 10 Temmuz’da rejim kontrolündeki kente dönüş yaptı. Bu insanlar kuzey Halep kırsalında Fırat Kalkanı Harekâtı’yla İslam Devleti’nden (İD) kurtarılan bölgede yer alan Cerablus’taki Zogra kampında kalıyordu. Humus’a vardıkları zaman dönenlerin evleri kontrolden geçirildi ve isimleri dönüş yapanların listesinde işaretlendi. Bu işlemlerin ardından insanlar birkaç saat içinde evlerine girebildi.

El Vaer’den kaçanlardan biri olan Darar El Homsi, dönüş yapanlara Zogra kampından El Bab’ın güneyine bulunan Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile rejim arasındaki askeri geçiş noktasına kadar eşlik edip kampa geri gelmiş. Al-Monitor’a bilgi veren Homsi, konvoyun bin kişiden oluştuğunu ve rejim kontrolündeki bölgeye kadar Türk askerlerinin korumasında gittiğini aktardı. Homsi şöyle devam etti: “Toplamda 574 kişi oraya ulaştı. Geri kalan aileler ise rejimle ÖSO arasındaki geçiş noktasına varmadan fikir değiştirdi. ÖSO militanları onları kalmaya ikna etti ve kamptaki hizmetleri iyileştirme sözü verdi. (…) Dönmek isteyenler, konvoy yola çıkmadan epey önce, daha haziran başında Zogra kampında isimlerini yazdırmıştı. Bu süreç en başından itibaren Türk nüfuz bölgesi olan Fırat Kalkanı bölgesindeki Türk yetkililerin bilgisi dâhilinde gerçekleşti.”

El Vaer’den 7 bin 500 kişinin kaldığı Zogra kampında koşullar kötüleştiği için bazı aileler ÖSO kontrolündeki Fırat Kalkanı bölgesinde sadece birkaç ay kalıp dönüş yolunu tutmuştu. Bu dönüşler 18 Mart ile 22 Mayıs arasında gruplar halinde yapıldı.

Mart ayında Türk hükümetine bağlı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından kurulan kampta baştan itibaren sıkıntı yaşanıyor. Sağlık, su, elektrik ve gıda gibi en temel hizmetler dahi yetersiz. Isı yalıtımı olmayan çadırlar da sıcak havalarla birlikte pek çok insan için çekilmez hale geldi.

ÖSO militanları, rejimin kuşatması ve Rusya aracılığında 13 Mart’ta sağlanan anlaşma öncesinde yaşanan yoğun bombardımanlar sırasında aileleriyle birlikte El Vaer’den kuzey Halep kırsalına geçmişti.

Muhalif bölgelerde ve bilhassa kuzey Halep kırsalındaki Fırat Kalkanı kamplarında ekonomik koşullar ve güvenlik durumu giderek kötüleşirken rejim, insanların El Vaer gibi bölgelere dönmesinden yararlanarak kendi kontrolündeki yerlerde her şey normalmiş görüntüsü vermek istiyor.

El Vaer’den Fırat Kalkanı bölgesine kaçan medya aktivisti Judy Arsh, Al-Monitor’a dönenler için bazı kurallar belirlendiğini anlattı: “Rejim açıkça şunu belirtti ki bir aile dönmek istiyorsa o ailenin kayıtlardaki tüm fertleri hep beraber dönmek zorunda. Rejim ayrıca eşyaların taşınmasından sorumlu olmayacağını söyledi, dolayısıyla bagaj ve eşya taşımak için kamyon veya kamyonet gönderilmiyor. Yani aileler tüm masrafları üstlenmek zorunda.”

Bu arada El Vaer’e dönüşleri müzakere eden rejim yanlısı isimler, ordudan firar edenler ile askerlik hizmetinden kaçanlar için rejimin kolaylık sağlayacağını vadetmiş. Arsh’a göre rejim El Vaer’e dönüşleri medya üzerinden kullanmaya çalışıyor, halkıyla ilgilenen güçlü bir yönetim görüntüsü vermek istiyor.

El Vaer’e dönenlerin tutuklanmadığı duyulunca başkaları da dönmek için heveslenmiş. Dönüş için isim yazdıranların arttığını belirten Arsh, aynı kampta binden fazla kişiden, yani yaklaşık 200 aileden oluşan ikinci bir grubun El Vaer’e dönmek için hazırlık yaptığını ancak ÖSO’nun ve Türk askerlerinin bu dönüşü geciktirdiğini söyledi.

Bu arada AFAD da bölgedeki ÖSO gruplarıyla birlikte temmuzun başından beri Zogra kapındaki koşulları iyileştirmeye, böylece rejimin uygulamaları ne kadar cazip olursa olsun insanları kalmak için ikna etmeye çalışıyor.

Arsh Zogra’daki koşulların iyileştiğini teyit ediyor: “Kampta sağlık ocakları açıldı, su düzenli veriliyor, kanalizasyon onarıldı (…) ve AFAD insanlara gıda paketleri dağıttı. Yine de kampın düzenli bakıma ve ilave hizmetlere ihtiyacı var. Yırtık çadırların değiştirilmesi lazım. Ancak genel olarak koşullar iyileşti ve kamp oradaki insanlar için uygun hale geldi.”

Cerablus’taki yerel konsey de Zogra’ya kaçan insanları burada tutmak için Türk hükümet kuruluşları ve sivil toplum örgütleriyle iş birliği halinde kampa yeni hizmetler götürmeye çalışıyor. 25 Temmuz’da bir ilkokulun açılışını yapan yerel konsey orta dereceli okul sözü de verdi.