Ana içeriğe atla

Peçe yasağı Musul halkını böldü

İslam Devleti’nin Musullu kadınlara dayattığı peçe bugün güvenlik gerekçesiyle yasaklanırken Musul halkı peçenin anlamını sorguluyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
A displaced Iraqi woman removes her niqab, in western Mosul, Iraq, June 3, 2017. REUTERS/Alaa Al-Marjani - RTX38TUZ

MUSUL, Irak — Musul muhafazakâr ve ataerkil yapısıyla bilinir ancak kadınların örtünme kararı genelde aileleri ve yaşadıkları bölgeyle ilgilidir. Bu bağlamda Ninova vilayeti polis komutanlığının İslam Devleti’nden (İD) kurtarılan bölgelerde 1 Haziran’da getirdiği peçe yasağına halktan farklı tepkiler gelmesi sürpriz sayılmaz. Destek verenler yasağı gerekli bir güvenlik tedbiri, karşı çıkanlar ise kişisel özgürlüklerin ihlali olarak görüyor.

Başörtüsü kadının sadece saçlarını kapatırken peçe başörtüsüyle birlikte takıldığında sadece gözleri açıkta bırakır ve çoğu zaman bedenin bir kısmını da kapatır. Ocakta kurtarılan doğu Musul’da sokakta rastladığımız kara çarşaflı kadın da yasağa karşı çıkanlar arasında. Genç kadın İbn-i Esir Hastanesi’nin girişine geldiğinde kendini tanıtmak için yüzünü nöbetçi polise açıyor ve geçer geçmez yeniden kapatıyor.

Al-Monitor’un sorularını yanıtlayan kadın giyim tarzı hakkında şöyle diyor: “Ben İD’den önce de böyle giyiniyordum. Bunu çıkarmam için baskılara maruz kalıyorum. İnsanlar bana İD ajanı diye bakıyor. Peçe takmak namaz kılmak gibi dini bir vecibe ve ben peçeyi asla çıkarmam.”

Farah isimli kadın ise farklı düşünüyor: “Ben sivillerin güvenliği adına yasağa tam destek veriyorum. Bir kadın iffetli giyinmek istiyorsa sadece bol kıyafetler giyerek de bunu sağlayabilir.”

Ninova polisinin başında bulunan Tuğgeneral Vasık El Himdani yasakla ilgili olarak Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Musul’da kadınlarla muhatap olmak oldukça hassas bir mesele. Biz görevimizi insanların haysiyetini azami ölçüde gözeterek yapıyoruz. Ancak peçeli bir kadın kimliğini kanıtlamak için yüzünü açmayı reddederse tutuklama veya başka yaptırımlar açısından kanunu uygulamak durumunda olacağız.”

Peçenin ilgi odağı olması, İD mensuplarının peçe kullanarak gizlenebileceği ya da intihar eylemcisi olarak patlayıcı taşıyabileceği kaygısından ileri geliyor. Himdani’ye göre “Musul’da toplumun tepkisi oldukça olumlu oldu. Yasağın uygulamaya konmasından bu yana vatandaş güvenlik güçleriyle iş birliği yapıyor”.

Tamamen güvenlik güçlerinin kontrolünde olan doğu Musul’da El Zuhur, El Masarif ve El Musanna gibi bazı bölgelerde kadın ve kızların peçesiz dolaştığı göze çarpıyor. Yoksul bölgelere yaklaştıkça peçeli kadın sayısı artıyor. Güvenlik güçleri bu kadınları fark ettiği zaman peçelerini çıkarmalarını istiyor.

İlginçtir ki yüzün kapatılmasına en çok liseli kızların uyduğu görülüyor. Kızların çoğu kara çarşafları çıkarmış ve etekli okul üniformaları giyiyor, açıkta kalan bacaklarını da kalın çoraplarla kapatıyorlar. Ancak çarşafsız olmalarına rağmen yüzlerini hâlâ kapatıyorlar.

Bir kız lisesinde müdürlük yapan Neval Ganem -- velilerin tepkisinden çekindiği için takma isim kullanıyor -- Al-Monitor’a öğrencilerini aşırıcı din anlayışından uzaklaştırmaya çalıştığını anlatıyor: “Peçenin bir zorunluluk olmadığına, peçenin bu kentte İD’in uygulamalarını temsil ettiğine ikna olsunlar diye okula ılımlı bir din adamını çağırdım. Ancak olumlu sonuç alamadım. Bazı kızlar sınıf arkadaşlarını peçe takmaya ikna etti.”

Musullular, radikal İslamcı grupların çoğalmasıyla birlikte 2006’dan sonra sokaklarda, okullarda ve üniversitelerde peçeli kadın sayısının arttığını, bu artışın dikkat çektiğini çünkü 1990’larda peçenin sadece tutucu bazı ailelere özgü olduğunu anlatıyorlar. Ayrıca İD’in Musul’u ele geçirdiği 2014 yılından önce peçe kent kültürüne ait bir unsur sayılmıyordu ve bugün olduğu kadar yaygın değildi.

Peçeyi savunan bir Musullu olan Luay Ahmed’e göre “Yasak güvenlik kaygıları nedeniyle sadece bugünler için doğru bir karar.” Tüm kadınların peçe takmasını arzu eden Ahmed, gençliğin ahlaken çöktüğünü, sokaklarda cinsel tacizin arttığını ve peçenin bunlara karşı etkili olduğunu düşünüyor.

Pek çok Musulluya göre İD’in dayattığı anlayış insanların başörtüsüne bakışını değiştirdi. Eskiden genel kabul gören başörtüsü bugün bazıları tarafından dini ve ahlaki açıdan yetersiz görülüyor. Dolayısıyla peçe artık kentteki İD varlığına özgü bir olgu değil, aile namusu ve iffetle ilgili toplumsal bir norm.

Doğu Musul’daki kadınların çoğu bugün başörtüsü takıp dışarıda serbestçe dolaşabiliyor. İD öncesinde de durum böyleydi. Başörtüsü takmak bir kadının yapması gereken asgari şey olarak görülüyor.

Öte yandan kimi şeriat uzmanları peçeyi dini bir gereklilik olarak görmüyor. Nebi Yunus Cami imamı Muhammed El Şamma Facebook sayfasında şöyle diyor: “Peçe konusu kesin ve açık değil, tartışmalıdır. Peçe kan dökmenin bir aracı oluyorsa insanların kanı ve canı yüzle ilgili bir ayrıntının önüne geçer.”

Yasağı olumlu karşılayanlardan biri Musul’da İD yönetimi sırasında peçe takmaya zorlanan Mayar. Yaşadığı bölge kurtarılır kurtarılmaz Mayar peçeyi atmış. Bugün baş örtme mevhumunu bile sorguluyor: “Başörtüsü taktığımda boğulma hissi yaşıyorum. Bana hem psikolojik sıkıntılar hem de ailemle bitmeyen sorunlar yaşatıyor.”

Mayar sözlerini şöyle tamamlıyor: “Başörtüsü ibadetten ziyade alışkanlık hâline geldi. Kendi ailem bunun kanıtı. Musul dışına çıktığımda başımı açmama izin veriyorlar ama Musul’da insanlar ne der korkusuyla bunu yasaklıyorlar."

More from Suha Oda

Recommended Articles