Ana içeriğe atla

Gazze için uluslararası güç önerisi ne anlama geliyor?

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun Gazze’ye uluslararası güçler konuşlandırma önerisi Filistin tarafında güçlü itirazlarla karşılandı. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Israeli Prime Minister Benjamin Netanyahu (R) meets with Australia's Foreign Minister Julie Bishop in Sydney, Australia, February 26, 2017.  REUTERS/Jason Reed - RTS10BWE

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile 15 Şubat’taki görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada İsrail ve Filistinliler’in mutabık kalacağı tek veya iki devletli her çözüme destek vereceğini belirtti. Bu sözler, Batı Şeria-Ürdün konfederasyonu, Gazze Şeridi ile Sina Yarımadasını kapsayan bir Filistin devleti, Filistinlilerle Yahudilerin birlikte yaşadığı iki milletli devlet gibi geçmişte tartışılan bir dizi çözümü yeniden gündeme getirdi.

Netanyahu ise 26 Şubat’ta Sydney’de Avustralya Dışişleri Bakanı Julie Bishop ile yaptığı görüşmede Gazze meselesine güvenlik çözümü olarak Gazze’de kontrolün uluslararası bir güce bırakılmasından söz etti. Netanyahu, ilk kez açıkça dile getirdiği bu düzenlemenin hayata nasıl geçirileceğine dair açıklık getirmedi.

Aynı gün basın açıklaması yapan Mücahit Tugayları’nın siyasi kanat lideri Salim Atallah, uluslararası güç seçeneğinin zorlama olduğunu ve “bu tip bir dış müdahalenin direnişle karşılaşacağını” kaydetti.

Yine 26 Şubat’ta İstanbul’da bir forumda konuşan İslami Cihat Siyasi Büro üyesi Muhammed El Hindi, Gazze’ye uluslararası güç konuşlandırma tehdidini İsrail’in Filistinlilere karşı yürüttüğü psikolojik savaşın parçası olarak gördüğünü söyledi.

Hamas Sözcüsü Abdüllatif El Kanu ise Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Gazze Şeridi’ne uluslararası güç konuşlandırılması hiçbir şekilde kabul edilemez. Bu, Filistin’in iç işlerine açık bir müdahaledir ve Filistin davasını ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır. Gazze İsrail işgalinden kurtarılmıştır ve İsrail şimdi 2006’dan beri uyguladığı ablukayı sona erdirmek zorunda. Gazze’de herhangi bir uluslararası güç işgal gücü olarak işlev görür. Çünkü İsrail işgaline bedava hizmet eder. Filistin halkı İsrail’e hizmet eden bu tip fikirleri asla kabul etmez.”

Uluslararası gücün hemen hayata geçemeyeceğinin farkında olan İsrail, bu fikri Filistinlilerin, komşu ülkelerin ve uluslararası toplumun tepkisini ölçmek için ortaya atmış olabilir. Böyle bir adım Filistin Yönetimi ile Hamas’ın onayını gerektirir. Bu sağlanamadığı takdirde İsrail bu defa Mısır gibi bölgesel oyuncularla anlaşma arayışına girebilir. Gazze ile uzun bir sınırı olan Mısır, Gazze’ye uluslararası bir gücün konuşlandırılmasını kabul edebilir.

Al-Monitor’a konuşan El Fetih Devrimci Konsey üyesi Abdullah Abdullah’a göre “Gazze’ye uluslararası güç konuşlandırma fikri, Netanyahu’nun Filistin devletini reddeden, böyle bir devletin kuruluş ihtimalini ortadan kaldırmak için Gazze Şeridi ile Batı Şeria’yı birbirinden koparmak isteyen yaklaşımıyla örtüşüyor. Uluslararası güç, Filistinlilere söz hakkı verilmeden bölgesel bir girişim kapsamında Filistinlilere dayatılabilir. Böylece Gazze sınırında güvenliğin sağlanması sadece İsrail’in sorumluluğu olmaktan çıkar.”

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, mayıs 2010’da dönemin ABD Orta Doğu Özel Temsilcisi George Mitchell ile Ramallah’ta yaptığı görüşmede Filistin topraklarında NATO güçlerinin varlığına Filistin Yönetimi’nin karşı çıkmayacağını bildirmişti. Bu da Filistin tarafının siyasi çözüm kapsamında böyle bir ihtiyaç doğarsa topraklarında Birleşmiş Milletler güçlerinin bulunmasına da sıcak bakabileceği anlamına geliyor.

Demokratik Filistin Kurtuluş Cephesi Siyasi Büro üyesi Telal Ebu Zarife ise Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Bizler, Filistin haklının korunması ve farklı görüşlerdeki Filistin güçleri arasında çatışmaların önlenmesi adına sadece Gazze’de değil 1967’de işgal edilen tüm topraklarda uluslararası güçlerin konuşlanmasından yanayız. Ancak Netanyahu’nun istediği, uluslararası güçlerin direnişe karşı İsrail’i korumasıdır.”

İsrail’in niyeti Gazze Şeridi’yle ilgili her türlü sorumluluktan kurtulmak olabilir. Görünen o ki İsrail, uluslararası güçlerin konuşlanmasıyla Gazze’de bir deniz ve bir hava limanı kurma imkânı doğacağına ve böylece kendi güvenliğini garantiye alacağına inanıyor. Ayrıca böyle bir durumda Gazze İsrail’in meselesi olmaktan çıkacak ve Güney Sudan örneğinde olduğu gibi uluslararası bir mesele hâline gelecek. Ne var ki böyle bir düzenleme büyük bir silahlı güç olan Hamas’ın varlığına dair önemli sorular gündeme getiriyor.

Hamas’ın eski enformasyon bakanı Yusuf Rızka Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Hamas, Netanyahu’nun Gazze’ye uluslararası güç konuşlandırma önerisini kabul etmez. Zira böyle bir adım İsrail’i Gazze’yi Batı Şeria ve Kudüs’ten koparma, Gazze’deki direnişi yok etme imkânına kavuşturacak.” Lübnan’daki BM gücüne işaret eden Rızka, İsrail’in Hizbullah örneğinde olduğu gibi Hamas’ın da belli mutabakatlar çerçevesinde silahlı bir güç olarak varlığını sürdürmesine imkân tanıyabileceğini öne sürdü. Ancak Rızka’ya göre “İsrail, BM bünyesindeki güçlerden ziyade yakın ilişkiler içinde olduğu ABD ve Avrupa devletlerini kapsayan NATO ile muhatap olmayı tercih eder.”

İsrail hükümeti, Gazze için uluslararası güç önerisini Filistin tarafının bölünmüşlük içinde olduğu bir dönemde gündeme getirdi. Dolayısıyla buradaki amaç Filistinlileri kontrol altına almak, Filistin tarafına dış müdahaleyi artırmak ve Filistin devleti seçeneğini zayıflatmak olabilir. Ayrıca İsrail’in Filistinlilerle ilişkileri giderek bozulurken İsrail medyası Mısır, Ürdün, bazı Körfez devletleri gibi Arap ülkeleriyle ilişkilerin yoğunlaştığını bildiriyor.

Gazze’deki Umma Üniversitesi’nde siyaset bilimci olan Hüsam El Decani, Al-Monitor’a şu değerlendirmede bulundu: “İsrail, Gazze’de uluslararası güçlerin konuşlanmasını kendi güvenliğini sağlamak ve egemenliği olmayan bir devlet kurdurtma planını hayata geçirmek için istiyor. Ayrıca bu güçlerin Sina sınırını da emniyete alması konusunda İsrail ile Mısır arasında anlayış birliği var. Ancak ben Filistin direniş grupları ile bu güçlerin çatışmasını beklerim. Zira bu güçler, Netanyahu’nun direnişi uluslararası mücadele gerektiren bir terörizm çeşidi gibi gören anlayışına destek verecek. Ayrıca böyle bir gücün konuşlanmasından önce İsrail’in Gazze’de Hamas’a ağır bir darbe indirmesi, Hamas’ı yıllarca geri atması gerekecek ki uluslararası güçlerin girişi kolaylaşsın. Hamas’ta bu kadar silah oldukça hiçbir devlet Gazze’ye asker göndermek istemez.”

Özetle Filistin tarafında uluslararası güç önerisi İsrail’in bölgesel ülkelerle anlaşarak işgali meşrulaştırma planının bir parçası olarak görülüyor. Bu güçlerle birlikte İsrail’in Batı Şeria’da olduğu gibi Filistin kentlerini birbirinden kopararak ayrı kantonlar oluşturma planının kolaylaşacağından korkuluyor.

Uluslararası güçler, Filistinlileri korumak yerine onları bir şekilde kontrol eden, İsrail’in anlayışını dayatan bir yapı hâline gelebilir. Bu da Filistin meselesini çözmek yerine onu daha da karmaşık bir hâle getirir.

More from Adnan Abu Amer

Recommended Articles