Ana içeriğe atla

İsrail-Trump ilişkileri bilinmezlerle dolu

İsrail sağı ve ülkenin savunma teşkilatı, yeni ABD Başkanı Donald Trump’ın bölgede ne gibi politikalar izleyeceğini kestirmekte zorlanıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
People dine at a coffee shop as an image of newly elected U.S. President Donald Trump is displayed on a monitor in Tel Aviv, Israel November 9, 2016. REUTERS/Baz Ratner - RTX2SSCC

İsrail’deki siyasi partiler haftalık toplantılarını genelde parlamentoda yapar. HaBayit HaYehudi partisi ise 2 Ocak’taki haftalık toplantısını İsrail’in 1967 Altı Gün Savaşı’nda ele geçirdiği ve o günden beri işgal ettiği Kudüs’ün doğusundaki bir bölgede yer alan Maale Adumim isimli Yahudi yerleşiminde yaptı. Yeni yılın ilk grup toplantısını Maale Adumim’e almak cüretkâr bir siyasi mesajdı.

Eğitim Bakanı ve HaBayit HaYehudi Genel Başkanı Naftali Bennett ve partinin bir diğer yöneticisi olan Adalet Bakanı Ayelet Şaked, itidal döneminin sona erdiğini, ilhak döneminin başlamak üzere olduğunu açıkça ortaya koymak için ellerinden geleni yapıyorlar. Bennett bu doğrultuda Maale Adumim’in ilhakını öngören bir teklifi hükümete sunacağını açıkladı. Bennett’in nihai hedefi, mevcut hükümet görevdeyken işgal topraklarındaki tüm büyük yerleşimlerin ilhak edilmesi ve buralarda İsrail yasalarının uygulanmaya başlaması. Bennett “Ocak ayının sonuna kadar Maale Adumim’de İsrail yasalarının uygulanmasını öngören bir düzenleme önereceğiz. Tüm hükümet üyelerinin bu önemli girişime destek vereceğini umuyorum.” şeklinde konuştu.

Ocak ayının ortasına gelindiğinde teklif hâlâ hükümete sunulmamıştı. HaBayit HaYehudi partisinden kıdemli bir isim, kimliğinin gizli kalması kaydıyla Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Söz konusu düzenlemeyi ne zaman sunacağımızı henüz bilmiyoruz. Bu aslında Trump yönetimiyle görüşmelerimize bağlı. Zaten Trump Beyaz Saray’a yerleşene kadar konuşacak bir şey yok. Ondan sonra bakacağız.”

Trump’ın göreve başlamasını iple çeken Yahudilerin ezelden beri bekledikleri Mesih hariç kimseyi böyle bir özlemle bekledikleri herhalde görülmedi. Al-Monitor’a konuşan bir Likud mensubu, İsrail halkı Trump’ın Air Force One uçağıyla değil Yahudi inancında Mesih’in gelişinde olduğu gibi beyaz bir eşek üzerinde gelmesini bekliyor, diye şaka yapıyor.

İsrail sağının yeni Başkan’dan beklentileri fazlasıyla yüksek. Trump’ın ABD Büyükelçiliği’ni Kudüs’e taşıması, işgal topraklarında inşaata dair dizginleyici her şeyi kaldırması, barış ve iki devletli çözüm bahsini bırakması ve yerleşimlerin ilhakını sessizce tanıması ümit ediliyor.

Dolayısıyla Trump’ın savunma bakanlığına seçtiği James Mattis, 12 Ocak’taki Senato oturumunda “İsrail’in başkenti Tel Aviv’dir.” dediğinde İsrail’de birçok kişinin ağzı bir karış açık kaldı. Mattis’in bu sözleri İsrail sağını güneşli bir günde çarpan yıldırım gibiydi. Trump’ın bakan adayını hizaya çekmemiş olması kafaları karıştırdı. Trump’ın kabineye farklı düşünen isimleri alacağını ve herkesin kendisi gibi düşünmesini beklemediğini söylemesi İsrail hükümetini bilhassa endişeye sevk etti.

Peki, 20 Ocak’ın ardından neler olacak? Bennett’in ilhak planı gerçekten somutlaşıp hayata geçecek mi? Yeni ABD yönetimi daha önceki yönetimlerin yerleşik politikalarından saparak yeni bir yöne mi gidecek? Şu an bunları kimse bilmiyor. Bennett, ilhak planını Washington’daki devir teslimin sonrasına ertelemiş durumda. Yerleşimlerin yasa dışı olduğunu teyit eden BM Güvenlik Konseyi kararı geçen ay öyle bir travma yarattı ki Bennett bile Başkan Barack Obama’ya son günlerinde meydan okumaktan geri durdu.

Bennett’e bu defa Yisrael Beitenu partisi lideri Savunma Bakanı Avigdor Liberman muhalefet ediyor. Liberman, ilhakın yerleşimlere fayda sağlamayacağını, aksine zarar vereceğini düşünüyor. Ona göre ilhak tartışmaları yerleşimler için felaket olur ve dolayısıyla gündemden kalkmalı. “Yeni Washington” ile kendi iletişim kanalını kurmaya çalışan biri olarak Liberman işini biliyor. Başbakan Benjamin Netanyahu da kendi partisi Likud’un meclis grubunda ilhaka yaygın, hatta neredeyse topyekûn destek olduğunu bilse de en azından şu aşamada konuyu gündeme almak istemiyor. Netanyahu ve Liberman ülke adına sorumlu davranmaya çalışıyor, Trump’ın ekibi daha makamlarına yerleşmeden onları sıkıntıya sokmayı düşünmüyor.

Bu arada can sıkıcı haberler ufak ufak gelmeye devam ediyor. Örneğin gizli bir rapora göre yeni Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, Orta Doğu ya da Filistin-İsrail ihtilafına yönelik ABD politikasında büyük bir değişiklik olmaması gerektiğine inanıyor, böyle bir değişiklik için önayak olmayı düşünmüyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e yakın olduğu düşünülen Tillerson’a karşı İsrail, ABD Büyükelçiliği’nin Tel Aviv’den Kudüs’e taşınmasını isteyen yeni ABD Büyükelçisi David Friedman’a umut bağlıyor. Kudüs’te bir evi olan Friedman, elçilik taşınmazsa bu evden çalışmayı düşünüyor. İsrail’e ulaşan bilgilere göre bu durum ABD güvenlik görevlileri için epey sıkıntı yaratacak. Zira hem Tel Aviv’deki elçiliğin hem de Kudüs’teki Friedman’ın korunması gerekecek.

Yeni ABD yönetiminin bölgesel siyasette ne yapacağını gerçekten anlamaya çalışan bir kesim, İsrail savunma teşkilatının tepe kademeleri. Bu kesim Trump’ın planlarına ilişkin bilgi toplamaya çalışıyor ama şimdilik bilinmeyenler bilinenlerden fazla görünüyor. İsrail Savunma Kuvvetleri’nin (IDF) ihtiyati değerlendirmesine göre en önemli politika değişikliği İsrail’in kuzey sınırında yaşanacak, ABD burada Suriye savaşıyla ilgili tüm konularda politikasını Putin’le hizalayacak.

Bu, IDF ve İsrail savunma teşkilatının çeşitli kolları için oldukça rahatsız edici bir durum. Rusya’nın bölgedeki varlığı ve artan etkinliği hâlihazırda zaten ağır bir yük yaratmış durumda. Kaldı ki Tahran’dan Şam’a, oradan da Beyrut’a uzanan Şii ekseninin herhangi bir şekilde güçlenmesi İsrail’in olumlu baktığı bir şey değil. Bu konu, Liberman’ın yeni dönemde yapacağı ilk Pentagon ziyaretinde kesinlikle gündeme gelecek.

İsrail-Filistin ilişkileri, ABD Büyükelçiliği’nin Kudüs’e taşınması, olası ilhak hamlesi gibi konulara gelince İsrail savunma teşkilatı Trump politikalarını şekillendirene kadar beklemeyi tercih ediyor. Kıdemli bir savunma yetkilisi, kimliğinin gizli kalması kaydıyla Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Trump’ın ne yöne gideceğini bilmek mümkün değil. Burada olup bitenlerle ilgili Trump’ın kendisinin bile tutum ve yaklaşımlarını henüz belirlemediğini tahmin ediyoruz. Trump’ın İsrail lehinde doğal bir eğilimi olduğu, çevresindeki danışmanların bizi desteklediği ortada. Ancak gerçeklerin de ayrı bir etkisi ve gücü var. Bu aslında her şeyin mümkün olduğu anlamına geliyor.”

More from Ben Caspit

Recommended Articles