Ana içeriğe atla

Türk askerlerinin Irak’taki asli amacı ne?

Musul İslam Devleti’nden kurtarıldığında kentin kontrolünün kime geçeceği belli değil. Ancak Türkiye ve müttefikleri Kürtlerin bu bölgede yarı özerk bir devlet kurmasını engellemek istiyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Military vehicles of the Kurdish Peshmerga forces are seen on the southeast of Mosul , Iraq, August 14, 2016. REUTERS/Azad Lashkari - RTX2KS2U

Gecenin sessizliğini bozan bir top atışı… Hedef, İslam Devleti’nin (İD) 2014’te ele geçirdiği kuzey Irak’taki Başika kasabasında bir nokta. Patlamadan saniyeler sonra çöken bir binanın gümbürtüsü dağlarda yankılanıyor.

Musul’un 15 kilometre kuzeydoğusunda konuşlu Türk askerleri aylardan beri İD hedeflerini vuruyor. İsminin yazılmaması kaydıyla Al-Monitor’a konuşan bir Türk askeri, İD’in Arapça kısaltmasını kullanarak şöyle diyor: “Bu üssün ana hedefi Daeş ile mücadeledir. Örgütü yok etmek için ateş destek araçları, toplar, tanklar ve havan topu gibi teçhizatlar konuşlandırdık.”

Açıklamayı yazılı bir metinden okuyan askere göre kuzey Irak’ta konuşlu Türk birlikleri çok sayıda hedefi yok etti. Bunların arasında 602 savaşçı, İD’in kullandığı 416 bina, 83 zırhlı araç ve 17 topçu mevzii var.

Türk askerleri İD’i doğrudan hedef almanın dışında ağırlıklı olarak Sünni Arap bir milis gücü olan Haşd El Vatani’yi eğitiyor ve silahlandırıyor. Haşd El Vatani’yi Ninova vilayetinin eski valisi Esil El Nuceyfi Türkiye’yle yakın müttefik olan nüfuzlu ailesiyle birlikte kurdu.

Yerel savaşçıların hepsine AK-74 tüfekler ve mühimmat sağlandığını belirten Türk askeri “Onları Musul’da yakında yaşanacak olan yakın muharebe için eğitiyoruz.” diyor.

Bir din, bir etnik grup veya bir bölge için savaşan milislerin her geçen gün çoğaldığı Irak’ta Haşd El Vatani liderleri de nihai hedeflerini seslendirmekten çekinmiyor: İD’in Irak’taki fiili başkenti olan Musul’u almak. Haşd El Vatani’ye komuta eden Tuğgeneral Muhammed Tahma Talib Al-Monitor’a şöyle diyor: “Musul bizimdir. Musul’a girersek tamamı bizim olacak.”

Haşd El Vatani, Musul’un dış bölgelerine ulaşmak için Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin (KBY) ordusu olan Kürt Peşmerge birlikleriyle iş birliği yapıyor.

Başika Dağı’nda görevli Peşmerge komutanı General Behram Arif Yasin’e göre Kürt birlikleri Başika kasabasını alacak ve Musul’a doğru ilerleyerek Türkiye destekli savaşçılara zemin hazırlayacak: “Musul çevresindeki bölgeyi alıp kente 2 kilometre kala duracağız. Sonra da Haşd El Vatani’ye Musul’a girmesi için yol açacağız.”

Yolsuzluk ve İD’e yardım suçlamasıyla Irak parlamentosu tarafından valilikten azledilen Nuceyfi, özerk Kürt bölgesinin başkenti Erbil’e sığınmış durumda. Çoğu Sünni lider gibi Nuceyfi de ilk başta Kürt özerkliğine karşı çıkmış, bunu tam bağımsızlığın ilk adımı olarak görmüştü. Nuceyfi bugün Peşmerge ile fiili KBY Başkanı Mesud Barzani için “müttefik” sıfatını kullanıyor ve Al-Monitor’a yaptığı açıklamada şöyle diyor: “KBY ile ilişkilerimiz eskisi gibi değil. Şu an olumlu bir ilişkimiz var. Peşmerge’nin kendine düşeni yapmasını bekliyoruz, sonra bizim görevimiz başlayacak.”

Nuceyfi ayrıca Ninova bölgesinin de Kürt komşularının izinden giderek yarı özerk bir bölgeye dönüşmesi gerektiğini söylüyor.

Carnegie Orta Doğu Merkezi araştırmacılarından Renad Mansur’a göre Türkiye, KBY ve Nuceyfi mevcut ortamda ve Musul’un kurtuluşundan sonra oluşabilecek siyasi boşlukta menfaatlerini daha iyi korumak için kısmen örtüşen çıkarları doğrultusunda bir “mantık evliliği” yapmış durumdalar.

Mansur şöyle diyor: “Nuceyfi hâlen kendini Musul’a geri dönecek, muhteşem bir dönüş yapacak biri olarak görüyor. (…) Görünen o ki bir şekilde askeri ve siyasi bir savaş vermeye çalışıyor ve belli ki bunda fazlasıyla destek görüyor. Dolayısıyla ortada Nuceyfi, Barzani ve Türkiye’nin birlikte çalıştığı gerçekten tuhaf bir üçgen var. (…) Türkiye buralarda bir şekilde bölgesel gücünü idame ettirmek istiyor. Bilhassa şimdi ‘vekil’ kullanmaya daha çok ihtiyacı olacak. (…) Türkiye müttefiklere bel bağlamak durumunda ve Türkiye’nin kuzey Irak’taki müttefikleri öteden beri Barzaniler ve Nuceyfiler olmuştur.”

1994’te kuzey Irak’taki iki ana Kürt grubu arasında iç savaş patlak vermişti. Bir tarafta Barzani sülalesinin siyasi partisi olan Kürdistan Demokratik Partisi (KDP), karşı tarafta ise Ankara’nın kadim düşmanı PKK ve İran’a yakın duran Kürdistan Yurtseverler Birliği vardı. Washington Enstitüsü’nün yayımladığı analize göre “Bu savaş, KDP’nin zımni ve zaman içinde aleni iş birliği ile Irak’taki birkaç üste ucu açık bir Türk varlığına zemin hazırladı.”

Türkiye geçtiğimiz aralık ayında Bağdat’ın iznini almadan İD kontrolündeki Başika yakınlarına ilave 150 asker ve 25 tank konuşlandırdı. Irak Başbakanı Haydar El Ebadi’nin makamından yapılan açıklamada bu hareket “Irak’ın egemenliğinin ciddi bir ihlali” olarak nitelendirildi, daha sonra da konunun BM Güvenlik Konseyi’ne götürüleceği uyarısı yapıldı. Ankara’ya Başika kampının kapılarını açanın ise Erbil olduğu bildirildi.

Ankara son yıllarda KBY ile ekonomik ve siyasi getiri sağlayan ilişkiler geliştiriyor, Türkiye ve Suriye’deki Kürt gruplarını ise hedef alıyor. Buna karada İD’le savaşan başlıca güçlerden biri olan Halk Savunma Birlikleri (YPG) de dâhil. Ankara’nın bir Kürt devletini İD’den daha ciddi bir tehdit olarak görmesi kendinden menkul “hilafet devletini” üstü kapalı desteklediği yönünde çok sayıda suçlamaya yol açtı.

Türk ordusundan yapılan açıklamaya göre Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) bayrağı altında savaşan ve ağırlıkla Suriyeli Arap ve Türkmenlerden oluşan isyancılar, İD’den 20 köyü aldıktan sonra 4 Eylül’de Azez-Cerablus sınır hattında kontrolü sağladı. Ancak Türkiye’nin bugüne kadar yabancı cihatçıların Suriye’ye akışını engellemek için sınırını temizleyememiş veya temizlemek istememiş olması kaygı yaratmıştır.

Mansur bu konuda şöyle diyor: “Bazılarına göre onlar (Türkiye) aslında bir noktada İD’in Suriye’deki işini kolaylaştırdı. Belki doğrudan değil ama sınırı geçirgen bırakarak… Her hâlükârda şimdi Türkiye’nin birinci önceliğinin PKK’yi bastırmak olacağı anlaşılıyor.”

Türkiye destekli ÖSO Suriye’de Kürt savaşçıları hedef alırken Irak’taki Türkiye destekli Haşd El Vatani Musul yolunda Kürt Peşmerge birlikleriyle iş birliği yapıyor. Ancak Musul’un doğusunda 120 kilometrelik bir cephe hattına komuta eden ve Mesud Barzani’nin yeğeni olan General Sirvan Barzani’ye göre Haşd El Vatani savaşma kabiliyetini henüz kanıtlamış değil. Al-Monitor’a konuşan komutan, milisleri kastederek şöyle diyor: “Taarruz için iyi savaşçı değiller ama bölgenin insanı oldukları için geri alınan yerleri tutmakta yararlılar.”

Musul savaşı giderek yaklaşırken Nuceyfi’nin özel ordusu Türkiye’nin de desteğiyle neyi ne kadar yapabildiğini yakında ortaya koyabilir. Ancak İD’in Irak’taki son kalesine yönelik Irak ordusunun başlattığı harekâta önderlik eden Korgeneral Necim El Ciburi’ye göre Haşd El Vatani birlikleri onun emirlerini uygulamak zorunda olacak: “Başbakan, Haşd El Vatani konusunu bizimle konuştu. Başbakan, onların başka herhangi bir bayrak altında değil bizimle birlikte Irak bayrağı altında savaşmasını istiyor.”