Saddam Hüseyin’in 2003’te devrilmesi ve Irak devletinin çöküşüyle birlikte etnik-mezhepsel temelli bölünme popüler bir siyasi söylem hâline geldi. Buradaki varsayıma göre Irak’ın istikrara kavuşup sınırlarını koruması için en gerçekçi çözüm Sünni Arap, Şii Arap ve Kürt olmak üzere üç özerk bölgeye dayalı federal bir devletin kurulması. İslam Devleti (İD) Irak’ta büyük bir yıkıma ve halklar arası güvensizliğe neden olurken örgütle mücadele sonucunda siyasi ve demografik değişiklikler yaşandı, bazı topraklar el değiştirdi. Bu ortamda üç bölgeli Irak tezi yeniden canlandı.
Ancak bu tez bilhassa İD sonrası dönemde sahadaki gerçeklerle bağdaşmıyor. Sünni Araplar, Şii Araplar ve Kürtler dinen ve etnik olarak farklı topluluklar olabilir, belli bölgelerde yoğunlaşmış olabilir. Ancak İD’in saldırıya geçtiği günden sonra bu topluluklar geniş topraklara dağıldı ve derinden parçalandı. İç sınırların durumu ve kaynakların dengesiz dağılımı hem gruplar arasında hem gruplar içinde ihtilaf yaratmaya devam ediyor ve bu da etnik-mezhepsel sınırların net bir şekilde belirlenmesine ilave zorluklar getiriyor. Irak bugün kendi kendini idame ettiren üç ayrı bölgeden değil, öz yönetimle öz savunma arayışında olan ama hâlen Bağdat’a bağımlı, vekâlet çatışmalarına meyilli, aşırı yerelleşmiş karmakarışık oluşumlardan ibaret.
Irak’ın üç ana unsuruna daha yakından bakınca iç sınırları etnik-mezhepsel ayrımlar üzerinden belirlemenin zorlukları ortaya çıkıyor. Kürtler İD’le mücadelede geniş toprakları ele geçirmiş olabilir ama bu fiili sınırlar müzakereyle değil kanla çizilmiş durumda. İhtilaflı bölgelerde çoğunluğu oluşturan büyük Sünni Arap grupların yanı sıra Ezidiler ve Asuriler de buraları kendi toprağı olarak görüyor ve bir çeşit özerklik talep ediyor. Kimileri Kürdistan Bölgesi’ne katılmak kimileri de Bağdat’a bağlı kalmak istiyor. Öte yandan kimse sınır komşusu olarak güçlü bölgeler oluşsun istemiyor.
Kürtler arasında toprak ve kaynaklar konusunda derin anlaşmazlıklar var. Kerkük’ün bazı bölgeleri ve buradaki petrol sahalarında fiili kontrol sağlayan Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) buraları Kürdistan’ın asli parçası olarak görürken Kürdistan Yurtseverler Birliği’ne (KYB) mensup bir Kürt olan Kerkük valisi KBY’ye bağlı olsun veya olmasın özerk bir bölge kurulmasını savunuyor. İhtilaflı Sincar bölgesinde ise Mesud Barzani’nin Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) ile bölgede var olan PKK bağlantılı gruplar arasında çatışma potansiyeli var. Bu grupların içinde Halk Savunma Birlikleri unsurları ve kimi Ezidi güçler yer alıyor. Bu gerilimlerin yanında siyasal önceliklerde de anlaşmazlıklar var. KDP hemen bağımsızlık referandumuna gidilmesini isterken KYB ve Goran gibi gruplar Kürdistan Bölgesi’nde kurumların inşasına ve âdemi merkeziyetçiliğin geliştirilmesine ağırlık veriyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.