Ana içeriğe atla

İran Filistin Yönetimi’nin çöküşüne hazırlık yapıyor

İran’ın işgal altındaki Filistin toraklarına yeniden ilgi göstermesi İsrail’den farklı olarak İran’ın Filistin Yönetimi’nin çöküşüne hazırlandığını gösteriyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Iranian worshippers wave Palestinian flags during a protest against Israel's attacks on Gaza, after Friday prayers in Tehran, January 2, 2009. REUTERS/Morteza Nikoubazl (IRAN) - RTR22ZRW

Filistinliler tam beş ay önce “bireysel intifadayı” başlattı. O günden beri aynı çizgiyi izleyen İsrail, silahlı Filistinli örgütler ve Filistin Yönetimi’nin silahlı unsurları şiddetin dışında kaldıkça olayları kontrol altında tutabileceğine inanıyor.

Ancak bu hafta biri Beyrut’tan, biri Kudüs’ten gelen iki ayrı açıklama bu politikanın topyekûn şiddeti önleyebileceği varsayımına kuşku düşürüyor. Böylesi bir tırmanma İsrail’i askeri konumlanma ve kaynaklar bakımından radikal değişikliklere zorlayacak.

Güvenlik Kabinesi’nin üyesi olan Göçmen Entegrasyonu Bakanı Zeev Elkin 29 Şubat’ta Bar Ilan Üniversitesi’nde katıldığı sohbette Başkan Mahmud Abbas’ın görev süresi biter bitmez Oslo Anlaşması’nın da Filistin Yönetimi’nin de çökeceğini söyledi. “Asıl soru Filistin Yönetimi’nin çöküp çökemeyeceği değil, ne zaman çökeceğidir.” diyen Elkin İsrail’in bu kaçınılmaz sona hazırlanması gerektiğini söyledi. Bakan ayrıca perde arkasında bu konunun ciddiyetle ele alınması için uğraşmaktan bıktığını da ekledi.

Peki, İsrail bu konuda tam olarak nasıl hazırlanmalı? Endişeli Bakan Elkin Filistin Yönetimi çöktüğünde İsrail Savunma Kuvvetleri’ni göreve çağırarak Batı Şeria’nın tekrar ilhak edilmesini mi planlıyor? Yoksa güvenlik teşkilatının bir savunma stratejisi oluşturmasını ve bu kapsamda Batı Şeria’nın tecrit edilmesini mi bekliyor?

İsrail şu ana kadar Filistin Yönetimi’nin çöküşünden kaygılandığını gösteren herhangi ciddi bir adım atmış değil. Bu durum Abbas’ın 6 Ocak tarihli açıklamasıyla ilgili olabilir. Abbas Filistin Yönetimi’ni Filistin halkının en büyük başarılarından biri olarak tanımladı ve kimse onu çökertmeye kalkmasın, diye konuştu. Elkin’in sözlerine yanıt veren Filistin emniyet sözcüsü Adnan al-Damiri ise Filistin Yönetimi’nin çöküşünden söz edenlerin hüsnükuruntu içinde olduğunu söyledi.

Peki, gerçekten öyle mi?

Meslektaşım Adnan Abu Amer Al-Monitor’da bu hafta “Filistin’e uluslararası yardım niçin azalıyor?” başlığıyla bir yazı kaleme aldı. Filistin Yönetimi’nin bütçe rakamlarına yer veren yazı, uluslararası yardımlarda büyük bir azalma olduğunu ve hükümetin işleyişinin zorlaştığını açıkça ortaya koyuyor. 2015’te yalnızca iki ülke Filistin Yönetimi’ne mali taahhütlerini yerine getirmiş: 240 milyon dolarla Suudi Arabistan ve 52 milyon dolarla Cezayir. Ancak bu iki ülkenin desteği Filistin Yönetimi’ni çok fazla ayakta tutamaz.

İşte bu noktada resme Suudi Arabistan’ın büyük rakibi İran giriyor. Beyrut’taki İran Büyükelçisi Muhammed Fathali geçtiğimiz hafta İsrail’e saldırı düzenlerken ölen her Filistinlinin ailesine Tahran’dan 7 bin dolar yardım yapılacağını, ailenin evi İsrail tarafından yıkılırsa buna 30 bin dolar daha ekleneceğini duyurdu.

İran’ın Filistinlilere sağladığı yardımlar geçmişte inişli çıkışlı oldu. Ancak İran ilk defa açıkça ve uluslararası tepkilerden çekinmeden böyle bir duyuruda bulundu. Bunun nedeni süper güçlerle nükleer anlaşmanın artık imzalanmış olması olabilir.

Al-Monitor’a konuşan El Fetihli bir kaynağa göre Fathali’nin açıklaması tek bir şekilde yorumlanabilir: İran Batı Şeria’da bir köprübaşı tutmaya çalışıyor ve bu niyeti o kadar açık ki onu gizleme ihtiyacı bile duymuyor.

Anlaşılan o ki İran, Filistin Yönetimi’nde şu an yaşananların geniş kapsamlı, önemli sonuçlar doğuracağını görüyor. Topyekûn bir intifada öncelikleri bir anda değiştirebilir ve İran Batı Şeria’da bir iddiada bulunacak olursa Filistin’deki yapıyı ertesi gün etkileyebilir. İran’ın bölgeye yönelik ilgisi ve Filistin-İsrail ihtilafındaki dahli yeni bir şey değil. İran’ın geçmişte yaptıkları düşünce biçimi hakkında bazı ipuçları veriyor.

Filistin Yönetimi ilk kurulduğunda İran’ın desteği yıllık birkaç on milyon seviyesindeydi ki bu, İran standartlarında mütevazı bir rakamdı. Ancak İkinci İntifada 2000 yılında patlak verdiğinde İran FKÖ lideri Yaser Arafat’a mali yardımını artırmakla kalmadı İsrail’e topyekûn savaş başlatması hâlinde ona silah ve mühimmat sözü de verdi. İran, o güne dek Hamas’ı İsrail’e kafa tutmaktan aciz, zayıf bir hareket olarak görüyordu.

Bu bakış açısı zamanla değişti. Hamas İkinci İntifada süresince düzenlediği intihar saldırılarıyla isyanın öncüsü konumuna yükseldi ve İran’dan gelen paralar El Fetih’in cebinden Hamas’a doğru yön değiştirdi. Tahran’la Gazze arasında gelişen yeni ilişkiler Hamas’ın silahlı kanadını güçlendirdi. Öyle ki Hamas 2007’de Filistin Yönetimi’ni Gazze’den çıkarmayı başardı ve bölgeyi ele geçerdi.

İran şimdi bir kez daha Batı Şeria’da bir köprübaşı tutmaya çalışıyor. İran parası muhtemelen Filistin Yönetimi’nin kasasına gitmez. Zira onun İsrail’le iş birliği yaptığı düşünülüyor. Paralar, işgal altındaki topraklarda Filistinlilere destek olan İslami yardım kuruluşları üzerinden belli ailelere gider.

Genelde Hamas’la özdeşleştirilen bu kuruluşlar Batı Şeria’nın her yerinde serbestçe faaliyet gösteriyor. Suriye savaşının patlak vermesiyle Hamas’la ilişkileri soğuduğunda bile İran bu gruplara desteğini sürdürdü. İran’ın cömertliği kuruluşların işini fazlasıyla kolaylaştıracak ve Batı Şeria genelinde nüfuzlarını artıracak. Dolayısıyla Abbas İran’ın bölgede bir köprübaşı tutmasının anlamını muhakkak ki kavrıyor ama bu “hayırsever” kuruluşlara karşı tümüyle aciz.

İsrail de İran da Filistin Yönetimi’nin kaçınılmaz çöküşüne giden süreçleri okuma yeteneğine fazlasıyla sahip. Ancak İran çöküşün sonrası için hazırlık yaparak önceden davranıyor ve belli yatırımlar yapıyor. İsrail ise gözlerini kapamış, boş boş duruyor.

Diplomatik tıkanıklığın uzun yıllar boyunca sürmesi, ufukta herhangi bir çözümün görünmemesi ve Başbakan Benjamin Netanyahu’nun dünyaya Abbas’ın bir ortak olmadığını kanıtlamaya çalışması İsrail’in en çok korktuğu duruma yol açabilir: Filistin Yönetimi’nin kaosa sürüklenmesi ve İran’ın Batı Şeria’da nüfuz kazanması. Yıllardır dünyayı İran’a karşı uyaran Netanyahu bugün adeta Filistin Yönetimi’nin kapısını İran’a sonuna kadar açıyor. Abbas’ı Filistin Yönetimi’nin başında istemeyenler Abbas’ın halefinin İran tarafından seçilmesi gibi bir durumla karşı karşıya kalabilir.

Join hundreds of Middle East professionals with Al-Monitor PRO.

Business and policy professionals use PRO to monitor the regional economy and improve their reports, memos and presentations. Try it for free and cancel anytime.

Free

The Middle East's Best Newsletters

Join over 50,000 readers who access our journalists dedicated newsletters, covering the top political, security, business and tech issues across the region each week.
Delivered straight to your inbox.

Free

What's included:
Our Expertise

Free newsletters available:

  • The Takeaway & Week in Review
  • Middle East Minute (AM)
  • Daily Briefing (PM)
  • Business & Tech Briefing
  • Security Briefing
  • Gulf Briefing
  • Israel Briefing
  • Palestine Briefing
  • Turkey Briefing
  • Iraq Briefing
Expert

Premium Membership

Join the Middle East's most notable experts for premium memos, trend reports, live video Q&A, and intimate in-person events, each detailing exclusive insights on business and geopolitical trends shaping the region.

$25.00 / month
billed annually

Become Member Start with 1-week free trial

We also offer team plans. Please send an email to pro.support@al-monitor.com and we'll onboard your team.

What's included:
Our Expertise AI-driven

Memos - premium analytical writing: actionable insights on markets and geopolitics.

Live Video Q&A - Hear from our top journalists and regional experts.

Special Events - Intimate in-person events with business & political VIPs.

Trend Reports - Deep dive analysis on market updates.

All premium Industry Newsletters - Monitor the Middle East's most important industries. Prioritize your target industries for weekly review:

  • Capital Markets & Private Equity
  • Venture Capital & Startups
  • Green Energy
  • Supply Chain
  • Sustainable Development
  • Leading Edge Technology
  • Oil & Gas
  • Real Estate & Construction
  • Banking

Start your PRO membership today.

Join the Middle East's top business and policy professionals to access exclusive PRO insights today.

Join Al-Monitor PRO Start with 1-week free trial