Ana içeriğe atla

Musul’un kurtuluşu niçin gecikiyor?

Musul’un İslam Devleti’nden temizlenmesi çok sayıda aktörün katılımı nedeniyle Iraklı güçler için zorlu bir görev olacak. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
RTX27XSN.jpg

Askeri kaynaklar yaklaşan Musul savaşı için hazırlıkların devam ettiğini söylüyor. İslam Devleti’nin (İD) batıdaki kalesi olan Musul’u almak için Irak ordusunu zorlu ve maliyetli bir mücadele bekliyor.

Başbakan Haydar Abadi 28 Aralık’ta ordunun Ramadi’de İD’e karşı kazandığı zaferi kutlarken “Musul’u da kurtaracağız ve böylelikle İD’e ölümcül ve nihai darbeyi indireceğiz.” diye konuştu. Irak ordusu Ramadi’yi ele geçirerek İD’e karşı ilk büyük başarısını kazandı. İD haziran 2014’te Irak’ın kuzeyinde ve batısında birçok bölgeyi ele geçirmişti.

Irak ordusundan bir kaynak isminin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a Musul harekâtının büyük olasılıkla hazirana kadar başlayacağını ama siyasi çekişmelerin gecikmelere yol açabileceğini söyledi.

Irak ordusu ve uluslararası koalisyon güçleri Musul’u Abadi’nin dediği gibi bu sene içinde kurtaracaksa kış gelmeden ve hava şartları yeniden kötüleşmeden harekete geçmek zorunda. Askeri kaynaklar da Musul savaşının bahar ya da yaz aylarında olması gerektiğini söylüyor. Zira İD cephede saldırıya geçerken genellikle kötü hava şartlarını, yağmurlu geceleri kullanıyor.

Irak’ın ikinci büyük kenti olan ve İD’in kendine başkent ilan ettiği Musul Bağdat’ın 400 kilometre kuzeyinde 1 milyonu aşkın nüfusa sahip bir şehir. İD’le mücadelenin simgesi hâline gelen Musul’un kurtuluşu örgütün güç merkezini yıkmakla kalmayacak, İD lideri Ebu Bekir El Bağdadi’nin ilan ettiği halifeliği bitirerek İD’in yayılmacı söylemine büyük bir darbe vuracak.

Şu an Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ne güvenlik danışmanlığı yapan emekli Amerikalı Albay Harry Schute Al-Monitor’a “Bu tip saldırılardan önce harekâtların planlanması lazım.” diyerek Musul savaşı için bir tarih vermenin hâlâ zor olduğunu söyledi.

Hâlihazırda başladığı anlaşılan hazırlık adımları İD’in direkt ve stratejik menfaatlerini, ikmal hatlarını ve stratejik noktalarını hedef alacak. Direkt menfaatlerin örgütün insan gücü ve askeri teçhizatını, stratejik menfaatlerin ise petrol ve diğer gelir kaynaklarını kapsadığını belirten Schute “ABD öncülüğündeki koalisyon örgütün direkt ve stratejik menfaatlerini hedeflemek için aralıksız çalışıyor.” dedi.

Koalisyon güçlerinin 10 Aralık’ta düzenlediği saldırılarda İD’in Suriye ve Irak’taki orta kademe yöneticileri öldürülmüştü. Geçen kasımda Musul’un batısındaki Sincar’ı ele geçiren Kürt güçleri de ABD’nin hava desteğiyle Rakka ile Musul’u bağlayan 47. Otoban’ı kontrol altına alarak İD’in ikmal hatlarını kesmeye uğraşıyor.

Musul taarruzu başlamadan önce başka bazı kilit kent ve bölgelerin de ele geçirilmesi gerekiyor. Schute bu kapsamda Dicle bölgesinin geri kalanının yani Beyici, Geyara ve Telafer gibi kentlerin alınması gerektiğini anlatıyor. Felluce’de İD’e karşı baş gösteren aşiret isyanına işaret eden Schute Felluce’yi de Musul’dan önce almak gerekebileceğini ekliyor.

Askeri uzman Ahmet Şevki’ye göre Musul’un kurtarılmasında İD’i Havice’ye bağlayan önemli bir ikmal hattı olan Geyara etkili olacak. Musul operasyonundan önce Hit kentinin alınması da önemli bir adım olabilir. El Arabiya El Hadath gazetesi 22 Şubat’ta Irak askerleri ve aşiret güçlerinin Hit’e saldırmak için Anbar’a bağlı Havice’nin güneyinde bulunan Eyn El Esad üssünde toplanmaya başladığını duyurdu.

Öte yandan Şevki Musul’un büyüklüğüne ve nüfus yoğunluğuna işaret ederek ikmal hatları kesildikten ve stratejik bölgeler ele geçirildikten sonra da kente ilerlemenin kolay olmayacağına dikkat çekti.

Musul doğumlu siyasi aktivist Ganem El Abid de Al-Monitor’a yaptığı değerlendirmede “Musul Ramadi’den farklıdır. İki milyonu aşkın nüfusuyla çok büyük bir şehirdir.” dedi.

Abid’e göre şehrin çevresi ve nispeten yeni yerleşim bölgesi olduğu için daha az nüfusa sahip olan batı kesimleri daha kolay ele geçirilebilir ama nüfusun çok yoğun olduğu eski yerleşim bölgelerine arabayla bile zar zor ulaşılabiliyor. Abid bu durumun birliklerin ilerlemesini zorlaştıracağını ve can kaybını artıracağını söyledi.

İD’in de Ramadi’de yaptığı gibi savunmasını bubi tuzakları ve mayınlarla güçlendirdiği tahmin ediliyor.

Kuzey Irak’ta farklı hedefler güden çok sayıda yerel ve bölgesel aktör olması da Sünni şehri Musul’un geri alınmasını zorlaştırıyor. Abid bunu şöyle açıklıyor: “Musul sadece kalabalık değil, aynı zamanda etnik çeşitliliği olan bir yer. Bu da harekâta birçok oyuncunun dâhil olacağı anlamına geliyor.”

Bölgede Sünniler, Şiiler, Hristiyanlar, Kürtler, Türkmenler ve Ezidiler gibi farklı ve çoğu zaman birbirine hasım etnik ve dini gruplar yaşıyor.

Şevki bu konuda şöyle diyor: “Musul taarruzunda Peşmerge’nin yanı sıra yerel Sünni Haşd El Şabi güçleri (Halk Seferberlik Birlikleri) ile Hristiyan güçlerin yer alması gerekecek. Sünni Haşd El Şabi güçleri, eski Ninova Valisi Esil El Nuceyfi’ye bağlı birliklerden, ayrıca eski Iraklı generaller ve Zelkan üssündeki Türkler tarafından eğitilen 4 bin kişilik polis gücünden oluşuyor.” Şevki, yaklaşık 150 kişilik Türk askeri personelinin bulunduğu üste Musul harekâtı için toplam 10 bin savaşçının eğitildiğini tahmin ediyor.

Irak haber ajansı El Mada da Mahmur’a hâlihazırda bin Iraklı askerin sevk edildiğini ve 26 bin polisin de Musul savaşında yer almaya hazır olduğunu duyurdu.

Şevki ise şöyle devam etti: “Savaşa Musullu aşiretlerin yanı sıra sayıları bin 500’ü bulan Hristiyan ve Ezidi Halk Seferberlik Birlikleri de mutlaka katılacaktır.” İD’le mücadele kapsamında kurulan Halk Seferberlik Birlikleri çoğunlukla İran destekli Şii milislerden oluşuyor.

Reuters’in 29 Aralık tarihli haberine göre Kürt güçleri Musul’un doğusu, kuzeyi ve batısında mevzilenirken, Şii milis destekli Irak güvenlik güçleri de Musul’un güneyindeki Beyici’de konuşlandı. El Arabiya ve El Mada’da çıkan haberlere göre Abadi ve Meclis Başkanı Selim El Cuburi 22 Şubat’ta Şii Halk Seferberlik Birlikleri’nin Musul savaşına katılımını ele aldı. Ancak Ninova Valiliği’ne mensup isimler aynı gün bu duruma tepki gösterdi.

Abid’in bu konudaki görüşü şöyle: “Şii milislerin Musul’da dahli olup olmayacağı kritik bir etmen olacak ve yerel halkın Irak güçlerinin şehre girmesini kolaylaştırmak için iş birliği yapıp yapmayacağını belirleyecek.”

Iraklı komutanlar Sünni sivillerle olası çatışmaları önlemek için ABD’nin talebiyle Şii milisleri Ramadi’deki savaştan uzak tutmuştu.

Şevki’ye göre “Irak güçlerine istihbarat sağlamaları için yerel halkın iş birliği yapması lazım.” Kimi bölgelerde Irak güçleriyle iş birliği hâlihazırda başlamış görünüyor. El Mada’ya göre yerel bazı kişiler ve İD’den kaçanlar olası bir Felluce taarruzundan önce Irak merkezi hükümetiyle iletişim kanalları açmak için girişimlerde bulundu.

Bağdat yönetiminin Musul’da İD’i mağlup edebilmek için yerel halkı kazanması gerekiyor. Bunun için de hangi grupların Irak güçlerine yardım edeceğini iyi hesaplamalı, mezhepsel gerginlikleri tırmandırmaktan kaçınmalı. Bu bağlamda İD de kontrol ettiği bölgelerde mezhepsel fay hatlarını kendi lehine kullanarak açmazlar yaratmaya ve böylelikle kentin ele geçirilmesini mümkün olduğunca geciktirmeye çalışacak.

More from Mona Alami