Ana içeriğe atla

Rusya’nın Suriye’deki saldırılarının sosyal maliyeti artıyor

Rusya’nın Suriye’deki ‘kör’ hava bombardımanları sivil kayıpları ve sosyal maliyetleri arttırıyor.
Men inspect the damage at a site hit by what activists said were airstrikes carried out by the Russian air force on a busy market place in the town of Ariha, in Idlib province, Syria November 29, 2015. REUTERS/Ammar Abdullah  - RTX1WDXG

“50 işçinin çalıştığı fabrika fırını her gün 16 bin ekmek çıkartıyordu. Ama Rus uçaklarının bombalamasıyla şimdi yıkıldı. Rusya halka bir ekmeği bile çok görüyor” diye söze başlıyor Furkan Azre.

Al-Monitor’un telefonla ulaştığı İdlip’te yaşayan Azre 29 Kasım’daki bombardımanı anlatmaya şöyle devam ediyor: “İdlip’in Serakip ilçesindeki bu fırın gibi insan ihtiyaçlarını gidermeye yönelik faaliyet gösteren daha onlarca uluslararası kuruluş son günlerde yoğunlaşan Rus hava bombardımanlarında zarar gördü. Bu bombardımanlarda sivil halk açık şekilde hedef alınıyor. Kadın ve çocuklar değerli görülmüyor. Rusya savaşan ve sivil ayrımı yapmadan ve orantısız bir şekilde şehirleri rastgele bombalıyor”.

Gerçekten de özellikle Rusya’nın son 15 gündür Lazkiye’nin kuzeyi, İdlip, Hama-Humus bölgesi ve Halep’in güneyine yönelik hava saldırılarında önceki dönemlere göre büyük bir artış gözleniyor. Bu bölgelere bilindiği gibi Nusra Cephesi, Özgür Suriye Ordusu, Ahrar El Sham ve Fetih Ordusu bileşenleri ile Türkmen muhalifler hakim. Ama Rusya’ya göre bunların hepsi “terörist”. Rus uçaklarının son olarak 30 Kasım Pazar günü İdlip’e yakın Ariha kasabasında kalabalık bir pazar yerini bombalaması sonucunda çoğu yaşlı ve çocuk 44 sivil hayatını kaybetti.

İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin (SOHR) verilerine göre Rus hava saldırılarının başladığı 30 Eylül tarihinden bugüne kadar geçen iki aylık dönemde Suriye’de 97’si çocuk 403 sivili öldü.

Yine SOHR verilerine göre ABD liderliğindeki IŞİD karşıtı koalisyonun Eylül 2014 ile Kasım 2015 arasındaki 14 aylık sürede düzenlediği hava saldırılarındaki sivil kayıp sayısı 250.

Bu rakamlara göre Rus hava saldırılarında, IŞİD karşıtı koalisyonun hava saldırılarında son 14 ayda hayatını kaybeden sivil sayısının neredeyse iki katı kadar insan hayatını kaybetmiş durumda.

Furkan Azre sözlerine şu çarpıcı iddiayla devam ediyor: “Ben eminim hava saldırılarının devam ettiği şu iki aylık sürede Rusya, Suriye’de IŞİD militanından daha çok sivil öldürdü. Bunun nasıl bir IŞİD’le mücadele şekli olduğunu anlayan biri varsa bana izah etsin”.

Peki Rus hava saldırılarındaki sivil kayıpların yüksekliğinin nedeni ne? Bu soruya ekonomik maliyetler ve stratejik amaçlar şeklinde iki cevap verilebilir.

Rusya’nın meskun mahallere yönelik bu hava saldırılarında sivil kayıplarının yüksek olmasının ilk nedeni Rusya’nın maliyetleri düşük tutmak için kör (güdümsüz) parça tesirli serbest düşüş bombaları tercih etmesi. Rusya Suriye’deki meskun mahallere yönelik hava saldırılarında çoğunlukla yaklaşık 25 bin dolar maliyeti olan OFAB 250-270 güdümsüz ve parça tesirli serbest düşüş bombası ile yine aynı seriden OFAB 250-500, OFAB 100-120 güdümsüz serbest düşüş bombaları kullanıyor. Ayrıca hava saldırılarında seyrek de olsa GPS güdümlü KAB-500 de kullanılıyor. Rusya’nın hava saldırılarında en çok kullandığı OFAB 250-270, ABD’nin Suriye’deki hava saldırılarındaki ana mühimmatı olan ve kara hedefleri üzerinde hemen hemen aynı etki gücüne sahip güdümlü bir füze olan AGM-114R Hellfire’in maliyetinin yaklaşık altıda biri. Dolayısıyla, sahada aynı etkiyi yaratmalarına rağmen Suriye’de bir Rus hava saldırısının bir ABD hava saldırısından altı kat daha ucuza mal olduğunu söylemek mümkün.

SIPRI tahminlerine göre Rusya’nın 2014 savunma harcaması 84.5 milyar dolar. Bu büyük bütçeye rağmen Rusya’nın günlük maliyeti beş ila yedi buçuk milyon dolar olan Suriye’deki savaşı (bu hesapla 30 Eylül’den bu güne Suriye savaşının Rusya’ya maliyeti yaklaşık 300-450 milyon doları buluyor) mümkün olduğu kadar az maliyetli götürmesi gerekiyor. Çünkü Suriye’deki savaş uzun süreli olabilir ve Rusya’nın Ukrayna’da da bir savaşın içinde olduğu unutulmamalı.

Ancak Rusların Suriye’de sivillerin yaşadığı yerleşim yerlerine yönelik ‘kör’ hava saldırılarını tercih etmesini sadece maliyetleri düşük tutma gerekçesi ile açıklamak pek de mümkün değil. Çünkü bu saldırıların arkasında stratejik bir akıl olduğunu da görmek gerekiyor.

Önce sahadan bir gerçek: Özellikle İdlip’in şehir merkezi ile Hama-Humus ve Halep bölgesindeki Sünni ağırlıklı yerleşim merkezlerinde bulunan muhaliflerin sabit karargahları, komuta-kontrol merkezleri, haberleşme ve lojistik üsleri yok. Buralardaki muhalifler haftanın üç günü savaşan, dört günü ailesi ve işiyle ilgilenen ‘eli silahlı siviller’ görünümünde. Dolayısıyla ‘Suriyeli Sünni muhaliflerin hedef alınabilecek sabit tesisleri olmadığına göre Rusya nereyi bombalayacak?’ sorusu gündeme geliyor. Bu soru aynı zamanda Rusların hedef tespiti ve analizi, hedef bölgesinin istihbaratı konularında karada Esad güçlerine güvendiğini, Esad güçlerinden gelen koordinatlar ve hedef listelerini çok da sorgulamadıkları gerçeğini de göz önüne seriyor. Hal böyle olunca, kesin askeri hedef olup olmadıkları tartışmalı, içinde hem sivillerin hem de silahlı muhaliflerin ortak yaşadığı yerler veya muhaliflerin aileleri ile birlikte kaldığı evler ve pazar gibi halkın toplandığı alanlar açık hedef haline geliyor.

Furkan Azre, Esad güçlerinin Rusya’nın hava saldırılarını muhaliflerin kontrolündeki yerlerde halkı zorunlu göçe zorlamak için sopa olarak kullandığı iddiasında. Azre şu hususun altını çiziyor: “Esad güçleri koordinatları ve hedef listelerini halkın kritik yerlerde hayatta kalmasını zorlaştıracak şekilde sivil hedefleri de içine koyarak hazırlıyor. Ruslar da bu hedef listelerini hiçbir şekilde kontrol etme ihtiyacı duymadan askeri hedefmiş gibi bombalıyor”.

Ayrıca Rus hava saldırılarında muhaliflerin yaşadığı bölgelerdeki uluslararası yardım kuruluşlarına bağlı yardım hatlarının ve sivil tesislerin hedef alınmasının psikolojik etkisi de önemli. Günün sonunda, Suriye’de tarafların masaya oturacağından emin olan Rusya, Sünni muhaliflerin savaşı devam ettirme azim ve kararlılığını zayıflatarak, masaya güçsüz oturmalarını sağlamak için bu hava saldırılarına stratejik bir önem atfediyor.

Al-Monitor’un telefonla ulaştığı bir başka İdlipli’ye göre Rusya son günlerde iyice şiddetlenen bu hava saldırılarıyla sivilleri zorunlu göçe zorlama ve yıldırma politikasında epey mesafe almış durumda. İsminin açıklanmaması kaydıyla konuşan bu kişi de şöyle diyor: “Kaçabilenler zaten kaçtı. Biz de maddi imkanımız olsa bir gün durmayız. Esad yanlıları her gün haber gönderiyor. ‘Bir an önce bölgeyi boşaltıp gidin, asıl hava saldırıları henüz başlamadı’ diye. En çok hava saldırılarından korkuyoruz. İdlip’te yabancı savaşçı yok. Silahla direnenler tamamına yakını Suriyeli’dir. Ama artık çok yorulduk. Keşke hemen ateşkes ilan edilse ve siyasi süreçler başlasa...”

Rusya hem savaşın ekonomik maliyetini olabildiğince düşük tutmak için hem de stratejik nedenlerle Suriye’de sivillerin yaşadığı yerlere yönelik ‘kör’ hava saldırılarına yoğun olarak devam ediyor. Ama bu saldırılarda giderek artan sivil kayıpları Rusya’nın Suriye’de savaşı kazanmaya çalışırken barışı kaybedip kaybetmediği sorusunu da akla getirmiyor değil.

More from Metin Gurcan

Recommended Articles