GAZZE ŞEHRİ, Gazze Şeridi — Gazze Şeridi’nde tarihi eserlerle dolu onlarca arkeolojik alan, Kenanlılar, Firavunlar, Bizans, Roma ve İslamiyet dönemlerine ait büyük mermer ve taş sütunlar halkın ilgisini çekmiyor. İnsanlar eserlerin tarihi ve maddi değerinin farkında değil. Toplumsal bilinçsizliğin neden olduğu ihmal uzman ve araştırmacıları korkutuyor.
Gazze Şeridi’nde keşfedilmiş ve keşfedilmeyi bekleyen sayısız arkeolojik alan var. Turizm ve Tarihi Eserler Bakanlığı’nın araştırma sorumlusu Hayam Albetar Al-Monitor’a şu bilgiyi veriyor: “Gazze antik kentler, duvarlar, kaleler ve eserlerle dolu bir arkeolojik alan. Araştırma çalışmaları yer altındaki kalıntıların yüzde birini bile kapsamıyor.”
Güneydeki Han Yunus kentinin yakınlarında yer alan El Zana pek çok arkeolojik alanın bulunduğu bir bölge. Burada toprak sahibi olan Ekrem Kaud arazisinde dolanırken pek çok kırık çanak çömleğe rastlamış ama pek ilgilenmemiş. Kaud Al-Monitor’a şöyle diyor: “Bu bölge bin yıl önce bir kentmiş. Araziyi farklı derinliklerde kazsam onlarca eser çıkar. Ama sonuçta ben bunları ne yapabilirim ki?”
Albetar ise El Zana’nın önemini şöyle anlatıyor: “Han Yunus’un kuzeydoğu bölgesi Maber El Hicret (Hicret Geçidi) olarak biliniyor. Çünkü burası Gazze’nin güney giriş kapısıymış. Bölge Kenanlılara, Perslere, Romalılara, Müslümanlara hatta Bizans köylerine ev sahipliği yapmış. Burada yaşayan halk toprağı birkaç metre kazsa birçok madeni ve toprak esere ulaşır.”
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.