Ana içeriğe atla

El Fetih ile Şam arasında buzlar eriyor

El Fetih ile Suriye arasında yıllardır devam eden gerilim farklı alanlarda sağlanan iş birliğiyle yumuşuyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Syria's President Bashar al-Assad (L) meets Abbas Zaki, the personal envoy of the Palestinian President Mahmoud Abbas, in Damascus, in this handout photograph distributed by Syria's national news agency SANA on October 7, 2013.  REUTERS/SANA/Handout via Reuters (SYRIA - Tags: POLITICS) ATTENTION EDITORS - THIS IMAGE WAS PROVIDED BY A THIRD PARTY. FOR EDITORIAL USE ONLY. NOT FOR SALE FOR MARKETING OR ADVERTISING CAMPAIGNS. THIS PICTURE IS DISTRIBUTED EXACTLY AS RECEIVED BY REUTERS, AS A SERVICE TO CLIENTS -

RAMALLAH, Batı Şeria — El Fetih hareketi ile Suriye arasında yeni bir sayfa açılıyor. Ayrıntılar henüz konuşulmamış olsa da taraflar El Fetih’in Şam’da yeniden büro açması için anlaştı.

1983’te Ebu Musa olarak bilinen Said Musa Maraga’nın başını çektiği bir grup El Fetih’ten ayrılarak hareketin Suriye’deki ofislerini ele geçirdi ve Şam’da Fetih El İntifada isminde bir grup kurdu. Bu ayrışmanın öncesinde El Fetih’le Suriye arasında uzun bir çekişme dönemi yaşanmış, ilişkiler bazen iyileşişmiş bazen bozulmuştu. El Fetih’ten ayrılanlar hareketin bürolarını Suriye rejiminin desteğiyle ele geçirdi ve böylece El Fetih’le Şam arasında 32 yıl sürecek bir kopuş başladı. FKÖ’nün 13 Eylül 1993’te İsrail’le imzaladığı Oslo Anlaşması’nın Suriye tarafından reddedilmesi aradaki soğukluğu besledi.

El Fetih-Suriye ilişkileri şimdi bir yumuşama sürecine girmiş durumda. Suriye’de yoğunlaşan çatışmalar 650 bin civarında kişinin yaşadığı Filistin mülteci kamplarına sirayet ederken El Fetih bu insanların savaşa kurban gitmemesi ve yerinden edilenlerin geri dönmesi için çabalıyor. Bunun için de rejimle ve Suriye ordusuyla temaslar yürütüyor.

El Fetih Merkezi Komite üyesi Abbas Zeki başkanlığında bir heyet 28 Mayıs’ta Suriye’ye gitti. Heyette ayrıca El Fetih Devrim Konseyi Genel Sekreteri Emin Makbul ve Mali Denetim Komitesi Başkanı Ömer El Hrub yer aldı. Al-Monitor’a konuşan Zeki, Suriye tarafıyla yapılan görüşmelerde Suriye’deki kamplarda yaşayan ve birçoğu militanların saldırısına uğrayan Filistinli mülteciler başta olmak üzere çeşitli konuların ele alındığını kaydetti.

Yermuk kampının bir kısmının hâlen işgal altında olduğunu ve çoğu mültecinin yerinden edildiğini vurgulayan Zeki şöyle dedi: “Mültecilerin mağduriyetini hafifletme gayretimiz çerçevesinde bu insanların El Sabina ve Hüseyiniye gibi Nusra Cephesi’yle İslam Devleti’nden temizlenen kamplara geri dönüşünün nasıl sağlanacağını konuştuk.”

Heyette yer alan bir yetkilinin Al-Monitor’a verdiği bilgiye göre heyet Suriye Ulusal Güvenlik Bürosu Başkanı Ali Memluk, İçişleri Bakanı Muhammed El Şaar ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Faysal Mikdad ile görüştü. Kimliğinin gizli kalması kaydıyla konuşan kaynak Yermuk kampının durumu, El Fetih-Suriye ilişkileri, El Fetih’in Şam’da tekrar büro açması ve hareketin Suriye’deki taşınmazlarının iadesi gibi konuların ele alındığını belirtti. Heyet ayrıca 14 Filistinli örgütün Şam’daki temsilcileriyle bir araya geldi.

Zeki, geçmişte yaşanan soğukluğa rağmen ilişkilerin hiçbir zaman tam olarak kopmadığını çünkü El Fetih’in Suriye’deki varlığını gayri resmi düzeyde sürdürdüğünü anlattı: “Suriyeli kardeşlerimiz El Fetih’in belli bir gruba veya örgüte tabi kılınamayacağını biliyordu. Dolayısıyla El Fetih’e, diğer Filistinli gruplara yapıldığı gibi faaliyet hakkı tanındı.”

Makbul de Al-Monitor’a şu bilgileri verdi: “El Fetih-Suriye ilişkilerinin yeniden tesisi Başkan Abbas’ın Suriye meselesinin askeri müdahaleyle değil, diyalogla çözülmesi gerektiği şeklindeki siyasi tavrı neticesinde oldu. Suriye tarafı bu tavrı olumlu karşıladı ve memnuniyetini Filistin tarafına iletti.”

Abbas, Suriye krizine diyalog yoluyla siyasi çözüm bulunması gerektiğini çeşitli vesilelerle dile getirdi. Abbas’ın krize çözüm bulmak için düzenlenen Cenevre-2 Konferansı’na da olumlu katkılar yaptığı basına yansıdı. Bunun yanında Abbas Suriye’ye birkaç defa heyetler gönderdi ve bazı muhalif gruplarla temaslar sağlayarak siyasi diyalog için zemin yokladı.

Suriye ziyaretinin başarılı geçtiğini söyleyen Makbul’e göre Suriye tarafı şu konularda söz verdi: Filistinli tutuklular konusunun incelenmesi ve savaşla ilgisi olmayanların serbest bırakılması, yerinden edilen mültecilerin kamplarda huzur sağlandıktan sonra geri dönmesi ve mültecilere ayni yardım sağlanması, El Fetih bürosunun yeniden açılması ve hareketin mal ve taşınmazlarının takibi için bir komisyonun oluşturulması, Hamas’ın Suriye temsilcisi Samir Rifai’nin de tüm bu konularda Suriye hükümetiyle iş birliği yapması.

Yumuşayan havayı Al-Monitor’a değerlendiren Filistinli yazar ve yorumcu Cihad Harb şöyle konuştu: “Görünen o ki Suriye ziyaretinin ardından El Fetih, Suriye rejiminin Filistinli mültecileri ve kampları, özellikle de Yermuk kampını saldırılara karşı koruyacağı konusunda umutlu.”

Suriye rejimi eskiden Hamas’ın başlıca müttefiklerinden biri olarak biliniyordu. Ancak Hamas’ın Suriye krizinde takındığı tavır ilişkilerin bozulmasına yol açtı.

Peki, El Fetih’le rejim arasında buzların erimesi Filistin davasını veya El-Fetih-Hamas ilişkilerini nasıl etkiler? Makbul bu soruyu şöyle yanıtladı: “Bizim Suriye’yle olan ilişkilerimiz ile Hamas’ın Suriye’yle ilişkilerinin bozulması arasında herhangi bir bağ yok. Bu yakınlaşmayı Filistin Yönetimi’nin Suriye krizi konusundaki tavrı tetikledi.”

Filistin Yönetimi Suriye krizinin ancak diyalog yoluyla ve siyasi anlaşmayla çözüleceğini her zaman vurguladı. Hamas’ın tutumu ise hep muğlak kaldı. Bununla birlikte Filistin Yönetimi de Hamas da Şam’a karşı dış askeri müdahaleye karşı çıkıyor.

Makbul bu konuda şunları söyledi: “Suriye tarafı, Hamas’ın Suriye krizindeki tutumundan şaşkınlık ve üzüntü duyduğunu ifade etti. Suriye’deki çatışmalarda yer alan bazı Hamas mensuplarına dair bize bilgi verdiler.”

Zeki ise şöyle konuştu: “Suriye Filistin ve bölge için çok önemli bir ülke. Karşı karşıya kaldığı tehditler de bunu gösteriyor. Suriye’nin çöküşü Filistin kalesinin çöküşü anlamına gelir, bunun farkındayız. Bu nedenle de Suriye’nin ayakta kalmasını, bütünlüğünü korumasını arzuluyoruz. (…) Suriye ve Yemen olayları nedeniyle Araplar ve uluslararası toplum nezdinde bizim davamız önceliğini kaybetti. İsrail’in kaos çıkarmak suretiyle bölgede oynadığı büyük oyunun amacı da bu.”

Harb, El Fetih-Suriye ilişkisinin Filistinlilerin iç ilişkilerini etkilemeyeceğine inanıyor. Bunu da mevcut koşullarda Suriye’nin bölgesel nüfuzunu kaybetmiş olmasına bağlıyor: “Suriye’nin Hamas’la ittifak ettiği günlerde Filistin iç meseleleri üzerinde sahip olduğu etki bugün büyük ölçüde ortadan kalkmış durumda. El Fetih’in bu ilişkiden tek kazanımı Suriye’deki Filistinli mültecilerin himaye edilmesi ve olası saldırılar karşısında korunması olur.”

Harb Suriye’yle ilişkilerin Filistin’e bölgesel düzeyde de katkı sağlamayacağına inanıyor: “Suriye’nin mevcut hâliyle ve önümüzdeki dönemde bölgesel düzeyde etkili olacağını sanmıyorum. Ayağa kalkması yıllar sürecek.”

Suriye-El Fetih ilişkisi ve El-Fetih’in Şam’daki varlığı kuşkusuz ki önemli. Ancak bu ilişkinin yerinden edilen Filistinli mültecileri ve geri kalan kampları korumak için kullanılması şu an için en önemli sınav olarak görünüyor.

More from Ahmad Melhem

Recommended Articles